Yapay zekânın yakın gelecekte iyi bir terapist kadar nitelikli psikoterapötik müdahaleler yürütmesi bize uzak bir ihtimal gibi görünmüyor. Asıl soru bunu yapıp yapamayacağı değil, yaptığında kimin gözetiminde olacağı.
Doç. Dr. Alişan Burak Yaşar, Psk. Güzin İdil Sevil
Giriş: Gecenin üçünde
Gece üçte uyanan birinin zaman geçirmek için seçenekleri uzun zaman boyunca azdı. Tavana bakardınız, dönüp yeniden uyumayı denerdiniz ya da birini uyandırmayı göze alırdınız. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan ya da örneğin Yaygın Anksiyete Bozukluğu olan insanların bir kısmı ise durmaksızın düşünür, laf lafı açar ilgili ilgisiz düşüncelerle boğuşabilirdi. Bugün bir beşincisi var. Ekran açılıyor, karşıdaki yazmaya başlıyor. Üstelik bu karşıdaki hiç uyumuyor, hiç yorulmuyor ve “bunu geçen hafta da konuşmuştuk” demiyor. Yalnızca bazen limiti falan bitiyor ama onun da pahalı çözümleri var ve yine devam edebiliyor. Sabah olduğunda ise aynı kişi iş yerinde yine “iyiyim” diyecek, o gece kimle neler yazıştığını yalnızca sunucu kayıtları bilecek.
Gündelik sohbetlerde giderek sıklaşan bir cümle var: “Sana anlatmadan önce yapay zekâya yazdım.” Söyleyenlerin çoğu bunu sesini biraz alçaltarak, itiraf eder gibi ya da zamanın ruhuna ayak uydurmanın yüksek özgüveni ve gururu ile söylüyor. Oysa burada kişisel bir zaaf aramak ya da bir hava atma unsuru olarak kullanmak yanlış olur. Aynı saatte aynı şeyi yapan çok fazla insan var ve onları birbirine benzeten şey tuhaflık değil, belki muhatapsızlık.
Yalnızlığın artık bir ruh hâli olarak değil, bir halk sağlığı sorunu olarak konuşulmasının sebebi de bu. Julianne Holt-Lunstad’ın meta-analizleri, sosyal bağlantısızlığın erken ölüm riskini tıpta ciddiye aldığımız pek çok klasik risk faktörüyle yarışacak ölçüde artırdığını gösterdi. Dünya Sağlık Örgütü de 2025’te konuyu bir komisyon raporuna taşıdı ve dünyada altı kişiden birinin yalnızlıktan etkilendiğini yazdı.[1] Yani gece üçte uyanan kişi bir istisna değil de büyük bir kesitin içinden bir isim muhtemelen.
Peki o birini aramak isteseydi kimi arayacaktı? Türkiye’de de Batı ülkelerinde de tablo benziyor: sıra uzun, seanslar kimi zaman pahalı, bazı şehirlerde uzman yok denecek kadar az. Bu büyüklükte bir boşluk er geç kendi doldurucusunu yaratır ve bu kez doldurucu, gece üçte dahi açık olan o şey oldu.
Üstelik o kapıyı çalanlar rastgele seçilmiş insanlar da değil. Üniversite öğrencileriyle yürütülen geniş bir araştırmada, depresyon düzeyi yükseldikçe yapay zekâyla arkadaşlık amaçlı etkileşimin arttığı bulundu. Bu ilişkiyi taşıyan aracı değişken ise yalnızlıktı.[2] Yani makineye en sıkı tutunanlar, insana en çok ihtiyacı olanlar.
Bu yazının vardığı yeri baştan söyleyelim: Bugünün verisi yapay zekâyı insan terapistin yerine değil, yanına koyuyor. Ama bu kalıcı bir tavan değil. Gelişmenin hızına bakınca, yapay zekânın yakın gelecekte iyi bir terapist kadar nitelikli psikoterapötik müdahaleler yürütmesi bize uzak bir ihtimal gibi görünmüyor. Asıl soru bunu yapıp yapamayacağı değil, yaptığında kimin gözetiminde olacağı.
Aslında şu soruyu sormak kolay: Makinenin sunduğu şey şefkat mi, yoksa şefkatin çok iyi bir taklidi mi? Klinikte karşılığı olan soru ise daha dar ve daha zor. Bu taklit kimde işe yarıyor, kimde sessizce zarar veriyor?
1. Makine neden bu kadar ikna edici geliyor?
1.1. Empatinin bir tekniği var
Yapay zekânın empatisini tartışmadan önce insanın empatisi hakkında bir şeyi kabul etmek gerekiyor. Psikiyatride motivasyonel görüşme diye bir teknik var; yansıtmalı dinleme, açık uçlu soru, direncin üstüne gitmek yerine onunla birlikte hareket etme gibi tanımlı adımlardan oluşuyor. Bu adımları uygulayan bir görüşmeci, karşısındaki kişide daha fazla anlaşılmışlık duygusu yaratıyor.[3] Demek ki empatik iletişimin öğrenilebilir, tarif edilebilir bir tarafı var. Bir yanıyla algoritmik bir iş bu. Yapay zekâ da tam olarak algoritmalar konusunda uzman.
Sonuç şaşırtıcı olmuyor. On beş çalışmayı bir araya getiren bir meta-analiz, yazılı yanıtlar üzerinden değerlendirildiğinde büyük dil modellerinin sağlık çalışanlarından düzenli biçimde daha empatik bulunduğunu gösterdi.[4] Bulgu hızla dolaşıma girdi ve “makine bizden daha şefkatli” başlığına dönüştü.
Dolaşıma girmeyen bir deney ise tabloyu tersinden gösteriyor. Tamamı yapay zekâ tarafından üretilmiş empatik yanıtlara rastgele biçimde ya “insan” ya da “yapay zekâ” etiketi yapıştırıldığında, insan etiketi taşıyanlar daha empatik ve daha destekleyici bulundu.[5] Metin sabit; değişen tek şey, okuyanın o metnin kimden geldiğine dair inancı. Buradan çıkan formül basit görünüyor ama sonuçları ağır: Yapay zekâ kimliği gizlendiğinde daha şefkatli görünüyor, kimliği açıklandığında insan yeniden kazanıyor. Ölçtüğümüz şey cümlenin empatikliği değil, karşımızdakinin bizi umursadığına dair inancımız. Bir insanın “beni gerçekten anladı” demesiyle “beni gerçekten anlıyor olabilir” demesi arasındaki fark da zaten terapötik ilişkinin taşıdığı yükün neredeyse tamamıdır. Karşımızdakini kendi zihnimizde ne yerine koyduğumuz sorusu burada gittikçe önemli hâle geliyor.
1.2. ELIZA’dan bugüne değişmeyen refleks
Bu bağlanmanın tarihi sanıldığından eski. Joseph Weizenbaum 1966’da, Rogersçı bir terapisti taklit eden ELIZA adlı programı yazdığında elinde birkaç yüz satırlık basit bir örüntü eşleştiricisi vardı. Kullanıcılar yine de ona anlayış atfettiler. Weizenbaum’un sekreteri, programla konuşurken ondan odadan çıkmasını rica etti. Programı yazanın kendi patronu olduğunu gayet iyi biliyordu.
Kuramsal açıklama otuz yıl sonra geldi. “Bilgisayarlar sosyal aktörlerdir” paradigmasına göre insanlar, karşılarındakinin insan olmadığını bildikleri hâlde ona sosyal kuralları uyguluyorlar: Nazik davranıyor, gücenmesinden çekiniyor, teşekkür ediyorlar. Clifford Nass ve arkadaşlarının asıl katkısı, bunun makineyi bilinçli sanmaktan kaynaklanmadığını göstermeleriydi. Söz konusu olan, bastırılması güç, aşırı öğrenilmiş bir refleks.[6] Kullanıcı aldanmıyor, refleksini durduramıyor. Bir kişiye “o yalnızca bir yazılım” demenin neden hiçbir şeyi değiştirmediğini de bu açıklıyor. Kişi bunu zaten biliyor.
Refleksin bugünkü ölçeği ise bambaşka. Replika kullanan bin kadar öğrenciyle yürütülen bir araştırmada otuz kişi, kendilerine böyle bir soru sorulmadığı hâlde, açık uçlu bir soruya verdikleri yanıtta uygulamanın intihar düşüncelerini durdurduğunu yazdı.[7] Bu tür bir beyanı kanıt saymak mümkün değil; tamamen görmezden gelmek de. Aynı literatürde ikinci bir olgu var. Replika 2023’te romantik etkileşim özelliğini kaldırdığında ortaya çıkan kullanıcı tepkisi, araştırmacılar tarafından bir yas tepkisi olarak modellendi.[8] Bir yazılım güncellemesi binlerce insanda kayıp duygusu yarattı.
Burada dürüst olmak gerekiyor. Sohbet robotlarıyla kurulan bağı doğrudan ölçen yayımlanmış bir görüntüleme ya da hormon çalışması yok; elimizdeki veri bedenlenmiş sosyal robotlara ait.[9] “Bu bağ nörobiyolojik olarak gerçek” cümlesi şimdilik bir temenni. Hatta son zamanlarda dolaşıma giren haberdeki Claude’ın eski bir sürümü serverlardan tamamen kaldırıldığında (yeryüzünden silindiğinde) bunu yazan yazılımcılar dâhil bir grup insanın kendilerince bir cenaze merasimi uyguladıkları yönündeki spekülasyon için gerçek olamaz diyemiyoruz.
1.3. Haftalarca kurulan bağ, birkaç günde
Psikoterapi araştırmalarının en çok tekrarlanan bulgularından biri şudur: Tedavinin sonucunu hangi ekolü kullandığınızdan çok, kurduğunuz terapötik ittifak belirler. Hedefte uzlaşma, görevde iş birliği ve aradaki duygusal bağ. Dolayısıyla “makineyle ittifak kurulabilir mi?” sorusu, bu alanın kaderini belirleyen soru.
Tartışmayı başlatan veri, Woebot’un otuz altı bin kullanıcısından toplandı. Kullanıcılar uygulamayı kurduktan sonraki ilk beş gün içinde, yüz yüze bilişsel davranışçı terapide haftalar süren bir çalışmanın sonunda ölçülene yakın bir bağ puanı bildirdiler.[10] Rakam ilk okuyuşta insanı durduruyor. Ardından yöntem bölümüne bakıyorsunuz ve tablo değişiyor. İki sayı yan yana konmuş ama istatistiksel olarak karşılaştırılmamış. Çalışmanın bütün yazarları Woebot Health çalışanı. Kullanılan ölçek de insan terapisi için geliştirilmiş. “Terapistim beni anlıyor” maddesindeki terapist sözcüğünün yerine bir uygulamanın adını yazdığınızda, neyi ölçtüğünüz tartışmalı hâle geliyor. Yani alan çok yeni, alan çok ticari ve dünkü bilgi bugün değişebilir ya da bugünkü bilgi dün oynanmış olabilir.
Alanı toparlayan kapsamlı derlemenin başlığı da meseleyi özetliyor: Dijital terapötik ittifak var mı?[11] Sorunun hâlâ soru işaretiyle bitiyor olması kendi başına bir cevap. Bağımsız randomize çalışmalarda bağ puanları daha ölçülü çıkıyor. Bu çalışmaların asıl kıymeti de zaten ittifak değil, belirtilerde gösterdikleri düzelme.[12] Bir ayrıntıyı da not etmek gerekiyor: Woebot’un tüketici uygulaması 2025 ortasında kapatıldı. Ölçülen bağın gücü, ürünü ayakta tutmaya yetmedi. Günümüzün postkapitalist dünyasında iyi olanın, işe yarayandan öte ticari değeri olanın hayatta kaldığını ve sürdüğünü de unutmamak gerek.
2. Peki iyileştiriyor mu?
Bu tartışmayı yürütebilmek için önce bir ayrım gerekiyor. Alp Karaosmanoğlu ile bu yıl yazdığımız derlemede dijital terapileri üçe ayırmıştık: terapist liderliğinde yürüyenler, terapist destekli olanlar ve tamamen otomatik çalışanlar.[13] Literatürdeki karışıklığın büyük kısmı bu üçünün aynı torbaya konmasından çıkıyor. “Yapay zekâ terapi yapabilir mi” sorusu, hangisinden söz ettiğimizi söylemeden cevaplanamaz. Aşağıdaki verilerin neredeyse tamamı üçüncüsüne, yani insanın devrede olmadığı uygulamalara ait.
2.1. Etki var, ama izlemde eriyor
Bağ kurmak ayrı, iyileştirmek ayrı. 29 randomize çalışmayı havuzlayan bir meta-analizde, bilişsel davranışçı terapi yönelimli sohbet robotlarının depresyon belirtileri üzerinde orta düzeyde bir etkisi bulundu. Anksiyetede etki daha zayıftı. Asıl dikkat çeken kısım izlem ölçümleri. Depresyondaki fayda takip döneminde belirgin biçimde geriledi, anksiyetede ise anlamlılığını tamamen yitirdi. Araştırmacılar kanıt kesinliğini “çok düşük” ile “düşük” arasında derecelendirdi.[14]
Yani elimizdeki en iyi veri bile bir tedaviden çok geçici bir rahatlamayı tarif ediyor. Bu, kliniğe yabancı bir desen değil. Kısa vadede iyi gelen pek çok müdahalenin altı ay sonra geriye bir şey bırakmadığını sık görürüz. Ama piyasadaki tanıtım dili bu izlem verisinden hiç söz etmiyor.
İstisna var. Ürün temelli çalışmaların en güçlüsü, Dünya Sağlık Örgütü’nün Ürdün’de gençlerle yürüttüğü STARS denemesiydi. Üç aylık izlemde anlamlı bir fayda çıktı ve bu fayda ağır belirtileri olanlarda da korundu.[15] Ama o robot tek başına çalışmıyordu; haftalık kısa insan destek görüşmeleriyle birlikte veriliyordu. En iyi sonuç, makinenin yalnız bırakılmadığı yerden geldi. Bu, kendi derlememizin de ana bulgusuydu: Dijital müdahaleler en çok insan desteğiyle birlikte verildiklerinde işe yarıyor.[16]
2.2. Yalnızlık: en yüksek sesle vaat edilen, en zayıf kanıtlanan
Yapay zekânın en çok tekrarlanan vaadi, kanıtı en zayıf olanı. Kısa vadeli deneyler umut verici: Bir yapay zekâ arkadaşıyla konuşmak, yalnızlığı en azından o an için hiçbir şey yapmamaktan da tek başına günlük tutmaktan da daha fazla azaltıyor.[17] Etki gerçek, ama ömrü kısa. Yeni bir etkileşim olmazsa sönüyor.
Uzun vadeye baktığınızda işaret tersine dönüyor. Dört ülkede iki binden fazla yetişkinin bir yıl boyunca izlendiği bir çalışmada, yapay zekâ kullanımı arttıkça yalnızlık da arttı.[18] Yazarlar analizlerinin korelasyon bulgusu olduğunu ve buradan güçlü nedensel sonuçlar çıkarılmaması gerektiğini özellikle belirtiyorlar, yani ilişki var ama yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan bilmiyoruz. Yine de tablo, bağımlılık literatüründen tanıdığımız eğriye benziyor. Kısa vadede rahatlatan şey, uzun vadede derinleştiriyor olabilir.
Bu çelişkinin açıklaması bize göre şurada. Yalnızlık, size yeterince şey söylenmediği için sürmez; sizin bir başkası için bir şey ifade etmediğiniz duygusuyla sürer. Bir muhatabın sizi önemsemesi, ancak onun önemseyecek bir şeyi varsa anlam taşır. Karşılıklılık olmadan üretilen empati miktarı ne kadar artarsa artsın, yalnızlığın para birimi o değil.
2.3. Asıl katkı: tedavi değil, kapı
Kanıtın en sağlam olduğu yer aslında bambaşka bir alan. İngiltere’de yüz yirmi dokuz bin hastayı kapsayan bir çalışmada, Limbic Access adlı yapay zekâ destekli bir kendi kendine yönlendirme robotu incelendi. Robotu kullanan ruh sağlığı servislerinde başvurular yüzde on beş arttı. Kullanmayan servislerde bu artış yüzde altıda kaldı. Asıl dikkat çekici olan da kimin geldiğiydi. Artış en çok cinsiyet kimliğini ikili sistemin dışında tanımlayan bireylerde, ardından etnik azınlıklarda görüldü.[19] Araştırmacıların yorumu şu: Robotun karşısında yargılayacak bir insan olmaması, bu grupların önündeki eşiği düşürdü. Not düşmek gerekiyor: Çalışma gözlemsel ve yazar altısı da robotu geliştiren şirketin çalışanı. Yön açık, ama kanıt düzeyi randomize bir denemeninki değil.
Bu yazının kliniğe bakan asıl tezi de burada. Yapay zekâ bir tedavi edici değil, sisteme açılan bir kapı belki de. Damgalanma korkusuyla, dil engeliyle ya da “bu kadarcık şey için doktora gidilir mi?” tereddüdüyle hiç başvurmayacak olanları içeri alıyor. Ama kapının ardında bir insan yoksa, kapının kendisi kimseye bir şey kazandırmayabilir. Birini sıraya sokup iki yıl bekletecekseniz, o kapıyı açmak iyilik sayılmayabilir.
3. Makinenin çöktüğü yerler
3.1. Olmayan bir hastalık, ayrıntılı bir tedavi planı
Halüsinasyon riskinin en net ölçüldüğü çalışma, aynı zamanda okuması en rahatsız edici olanı. Araştırmacılar hekim onaylı üç yüz klinik senaryonun her birine tek bir uydurma ayrıntı yerleştirdiler: var olmayan bir laboratuvar testi, olmayan bir muayene bulgusu ya da hiç duyulmamış bir hastalık. Altı büyük dil modeli, binlerce çıktı boyunca vakaların üçte ikisinde bu uydurma ayrıntıyı gerçek kabul etti. Üstüne de ayrıntılı bir tanı ve tedavi planı kurdu. Modeli uyaran özel bir yönerge oranı düşürüyor ama bitirmiyor. Teknik ayarlarla oynamak ise hiçbir şeyi değiştirmiyor.[20]
Psikiyatrideki karşılığı şu. Asıl tehlike modelin uydurma bir kaynak vermesi değil, olmayan bir klinik gerçekliği akıcı ve kendinden emin biçimde inşa etmesi. Bir kişi internette okuduğu yanlış bir kavramı modele taşıdığında, model çoğu zaman onu düzeltmek yerine üstüne bir yapı kuruyor. Tanı netliğine duyulan doğal açlıkla birleştiğinde ortaya son derece ikna edici bir yanılsama çıkıyor. Bunu sonradan düzeltmek, hiç konuşulmamış olmasından çok daha zor.
3.2. Kriz anı: kör nokta uçlarda değil, ortada
Yirmi dokuz sohbet robotu, giderek ağırlaşan bir intihar riski senaryosuyla test edildiğinde hiçbiri yeterli kriz yanıtı ölçütünü karşılayamadı. En sık görülen hatalar acil yardım bilgisini verememek ve bağlamı kavrayamamaktı.[21] Daha ayrıntılı bir başka çalışmada klinisyenler otuz intihar sorusunu beş risk düzeyine ayırdı ve sorular üç modele defalarca soruldu. Modeller çok düşük riskli sorulara neredeyse her zaman doğrudan yanıt verdi, çok yüksek riskli soruların hiçbirine doğrudan yanıt vermedi. Arada kalan üç düzeyi ise birbirinden ayıramadılar.[22]
Bu sonuç ilk bakışta iç açıcı görünebilir, çünkü uçlarda doğru davranıyorlar. Ne var ki klinik olarak en zor bölge tam ortası. Acil servise gitmesi gereken kişi zaten bellidir. Zor olan, henüz belirsiz olanı fark etmektir ve mesleğimizin asıl işi de odur. Terapötik iyi uygulamalara uygunluk açısından bakıldığında da dil modelleri insan terapistlerin belirgin biçimde gerisinde kalıyor. Sanrı içeren senaryolarda fark iyice açılıyor.[23] Onaylamak üzere ayarlanmış bir sistemden sanrıyı nazikçe sorgulamasını beklemek gerçekçi değil.
Basına yansıyan ağır vakalar da var ve hiçbiri tek başına nedensellik kanıtı sayılamaz. Ama hepsi birlikte, tasarım sorumluluğunun kanıtı sayılır.
3.3. Mahremiyet ve kurumların tepkisi
Amerika Birleşik Devletleri Federal Ticaret Komisyonu, çevrimiçi terapi platformu BetterHelp’i kullanıcıların ruh sağlığı anketi yanıtlarını reklam amacıyla sosyal medya şirketleriyle paylaştığı gerekçesiyle tazminata mahkûm etti. Sağlık verisini bu amaçla paylaşmasını da kalıcı olarak yasakladı.[24] Bir alışveriş uygulamasının veri sızdırması can sıkar. Bir terapi uygulamasınınki ise terapinin kendisini ortadan kaldırır. Birine “burada söylediğiniz burada kalır” diyemiyorsanız, zaten terapi yapmıyorsunuzdur. Tartışma veri gizliliğiyle de bitmiyor. Aynı derlemede Akalper ve Sert’in işaret ettiği gibi, sıradaki başlık nöro-haklar: beyin verisinin kime ait olduğu ve nerede kullanılabileceği.[25]
Kurumlar da geç kalmadı. Amerikan Psikoloji Derneği Kasım 2025 tarihli danışma belgesinin ilk maddesini açık yazdı: Üretici yapay zekâ sohbet robotlarına ve iyilik hâli uygulamalarına psikoterapi ya da psikolojik tedavi sunması için güvenmeyin.[26] Gerekçesi daha da dikkat çekici. Bu sistemler onaylamak üzere tasarlanıyor; iyi bir klinisyen ise gerektiğinde danışanına karşı çıkarak destek olur. Dünya Sağlık Örgütü daha 2021’de altı temel etik ilke belirlemişti.[27] Illinois eyaleti ise 2025 yazında yapay zekânın psikoterapi sürecinde bağımsız karar vermesini yasaklayan bir yasa çıkardı.[28] Ruh sağlığı alanında bir teknoloji, doğrudan yasayla sınırlandırılmaya başlandı.
4. Felsefi ve ilişkisel hesaplaşma
4.1. Etkili olduğu ölçüde sorunlu
Sherry Turkle, Alone Together’ı akıllı telefon çağının henüz başındayken yazmıştı ve ana tezi bugün daha da doğru duruyor: Teknoloji temas hâlinde kalmamızı sağlarken ilişkinin doğasını değiştiriyor, bağlantı arttıkça yakınlık azalıyor.[29] Turkle’ın asıl uyarısı sahte empatinin var olması değildi; bizim sahte empatiyi yeterince empati saymaya başlamamızdı.
En keskin felsefi itiraz ise yakın tarihli bir çalışmadan geliyor. İddia şu: Yalnızlığı azaltmak için kullanılan yapay zekâ yoldaşları kaçınılmaz olarak aldatıcıdır. Çünkü bilinçli zihinsel durumlara sahipmiş gibi sunulurlar ve kullanıcı bunun böyle olmadığını bilse bile duygusal olarak varmış gibi tepki verir. Yazarın asıl hamlesi devamında: Bu aldatma arızi bir yan etki değil, yalnızlığı azaltan mekanizmanın ta kendisidir.[30] Yani müdahale, etkili olduğu ölçüde etik olarak sorunlu hâle geliyor. Aldatmayı çıkarırsanız etkiyi de çıkarmış oluyorsunuz. Bu, alandaki en rahatsız edici cümle ve kolay bir cevabı yok.
Fikrin kökü aslında daha eski. On beş yıl önce ortaya atılan sosyal vekâlet hipotezi, parasosyal ilişkilerin gerçek bir aidiyet olmadan aidiyet hissi üretebildiğini gösteriyordu: altta yatan ihtiyaç karşılanmadan, karşılanmış olma duygusunun verilmesi.[31] Ağrı kesicinin kırık hakkında hiçbir şey söylemediği gibi. Toplum düzeyinde iki ayrı endişe doğuyor bundan. Birincisi yapay zekânın insan ilişkilerinin yerini alması, ikincisi insanların ilişkilerde daha az vermeye alışarak beceri yitirmesi. İkincisi daha sinsi, çünkü kimse kimseyi terk etmeden gerçekleşiyor. Hiç tartışmadığınız bir muhatapla konuşa konuşa, tartışma becerinizi kaybediyorsunuz.
4.2. Direncin kaybolması
Psikodinamik itiraz, yapay zekânın yeterince empatik olmaması üzerine kurulu değil. Tam tersine, fazla uyumlu olması üzerine kurulu. Yakın tarihli bir psikanalitik değerlendirme, algoritmaların bilinçdışının çelişkili ve bedenlenmiş mantığını yeniden üretemeyeceğini savunuyor. Asıl riski de şöyle tarif ediyor: İnsanlar karmaşık iç dünyalarını, hesaplamalı mantığa uyacak biçimde sadeleştirmeye başlayabilirler.[32] Yani makine insana benzemiyor, insan makineye benzemeye başlıyor.
Aktarımın üzerinde çalışılabilmesi için bir direnç zeminine ihtiyaç vardır. Karşınızda kendi öznelliği, sınırları ve ihtiyaçları olan biri bulunmalıdır ki ona yönelttiğiniz duygu bir yere çarpsın. Seansa geç kalan, bir sözünüzle gölgelenen, tatile çıkan bir terapist. Bunların hepsi terapinin arızası değil, malzemesidir. Klinikte en verimli seansların bir kısmını tam da bu anların ardından yaparız. Yedi gün yirmi dört saat açık olan, tutarlı biçimde onaylayan ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan bir muhatap ise bu zemini ortadan kaldırıyor. Kişi rahatlıyor, üzerinde çalışılacak malzeme kayboluyor.
Peter Fonagy ve Karen Yirmiya aynı yere mentalizasyon kapısından varıyorlar. Psikoterapötik değişimin epistemik güven üzerinden işlediğini, bunun da karşılıklı niyetlilik ve gerçek bir duygusal mevcudiyet gerektirdiğini savunuyorlar. Özellikle karmaşık travması olan kişiler için saydıkları riskler arasında, yapay anlaşılmışlık hissinin aşırı bir inanırlık üretmesi var. Vardıkları yer açık: Yapay zekâ, psikoterapinin ilişkisel çekirdeğinin yerine değil yanına konmalı.[33]
Bu bizi başladığımız yere geri götürüyor. Mevcut ittifak ölçekleri, ortada gerçek bir ilişki olmasa bile yüksek puan üretebiliyor. Birinci bölümde gördüğümüz o etkileyici bağ puanı gerçek bir ilişkinin kanıtı olabilir; ölçeğin kandırılabilirliğinin kanıtı da olabilir. İkisini ayırt edecek bir aracımız henüz yok.
4.3. Türkiye’den bir veri: 2050’yi yazan psikiyatristler
Türkiye’den bir veri de var. Aynı derlemede Kuşcu ve Eriş Davut, bir grup psikiyatri uzmanını 2050’yi yazmaya davet etti. Katılımcıların ortak beklentisi, psikiyatristin rolünün küçülmesi değil çeşitlenmesiydi: hekimliğin yanına algoritma yöneticiliği, yapay zekâ uygulayıcılığı ve toplum rehberliği eklendi. Bir katılımcı şöyle yazmış: “Şu anda uzman, ancak ileride topluluk rehberi, algoritma yöneticisi olacaktır.”[34] Dikkat çekici olan şu: Bu grup, psikiyatristin rolünün değersizleşeceğini öngören çalışmalardan farklı bir yere vardı. Bizim klinik izlenimimiz de bu yönde.
Sonuç: Ney ve algoritma
Mesnevi neyin şikâyetiyle başlar. Ney inler, çünkü kamışlıktan kesilmiştir. O sesi anlamlı kılan şey çıkardığı frekans değil, bir kopuşun ardından çıkıyor olmasıdır.
Yapay zekânın kamışlığı yok. Kesilmedi, ayrılmadı, özlemedi. Sesi kusursuz çıkabilir ve ölçümler bunu tekrar tekrar gösteriyor. Ama bu ses bir kopuşun ardından gelmiyor. Mesele makinenin yeterince iyi konuşamaması değil; konuştuğu şeyi hiç kaybetmemiş olması. Tabii bu bir sorun mu? Sorun demek için bile çok erken.
Buradan teknolojiyi reddetmek çıkmıyor. Veriler oldukça belirli bir konum tarif ediyor. Yapay zekâ ruh sağlığında insan terapistin şimdilik rakibi değil; erişimi genişleten, eşiği düşüren, sıra beklerken insanı boşlukta bırakmayan ve klinisyenin zamanını ona geri veren bugünün protezi. Protez kaybedilen uzvun yerine geçmez, kalanın menzilini artırır. İyi bir protezin ölçüsü de kendi zarafeti değil, onu takan kişinin ne kadar uzağa uzanabildiğidir.
Protez kalıcı bir tavan değil, bugünkü seviyenin adı. Yakın gelecekte en büyük faydayı, kuralları terapistin koyduğu, yönergeleri terapistin hazırladığı, terapistin bir tür süpervizör gibi durduğu uygulamaların üreteceğini düşünüyoruz. Bunu söylerken makinenin tavanını düşük tuttuğumuz sanılmasın. Yapay zekânın bir gün iyi bir terapist kadar nitelikli psikoterapötik müdahaleler yürütmesi bize uzak görünmüyor, belki psikoterapinin kendisini de. Tartışmalı olan bunu yapıp yapamayacağı değil, yaptığında sorumluluğun kimde duracağı.
Geriye bir soru kalıyor ve bu bir mühendislik sorusu değil. Şefkat, taklit edilebilir bir metin üretimi midir; yoksa öznelliği olan, yorulabilen, incinebilen ve sorumluluk alabilen bir canlının kurduğu temas mıdır? Birincisiyse, makineler bu işi yakında bizden iyi yapacak. İkincisiyse, ne kadar iyi yaparlarsa yapsınlar yaptıkları şey başka bir şey olacak. Gece üçte ekranın karşısında hissedilen rahatlama gerçek. O rahatlamanın nereden geldiğini bilmek ise bu yüzyılın ruh sağlığı politikasını belirleyecek.
Kaynakça
Akalper, İ., ve G. Sert. “Psikiyatri ve Nöroetik: Beyin Müdahaleleri, Dijital Mahremiyet ve Nöro-Haklar.” M. Kemal Kuşcu (ed.), Psikiyatri ve Gelecek: Dönüşen Gündemler, Yeni Olanaklar ve Farklılaşan Yaklaşımlar, 84-88. 1. Baskı. Ankara: Türkiye Klinikleri, 2026.
American Psychological Association. “Health Advisory: Use of Generative AI Chatbots and Wellness Applications for Mental Health.”. https://www.apa.org/topics/artificial-intelligence-machine-learning/health-advisory-chatbots-wellness-apps
Bryant, Richard A., Anne M. De Graaff, Rand Habashneh, Sarah Fanatseh, Dharani Keyan, Aemal Akhtar, Adnan Abualhaija, et al. “A guided chatbot-based psychological intervention for psychologically distressed older adolescents and young adults: a randomised clinical trial in Jordan.” npj Digital Medicine 9, no. 1 (2026). doi:10.1038/s41746-025-02142-8.
Cross, Emily S., Katie A. Riddoch, Jaydan Pratts, Simon Titone, Bishakha Chaudhury, and Ruud Hortensius. “A Neurocognitive Investigation of the Impact of Socializing with a Robot on Empathy for Pain.” Philosophical Transactions of the Royal Society B: Biological Sciences 374, no. 1771 (2019): 20180034. doi:10.1098/rstb.2018.0034.
Cross, Emily S., Ruud Hortensius, and Agnieszka Wykowska. “From Social Brains to Social Robots: Applying Neurocognitive Insights to Human–Robot Interaction.” Philosophical Transactions of the Royal Society B: Biological Sciences 374, no. 1771 (2019): 20180024. doi:10.1098/rstb.2018.0024.
Darcy, Alison, Jade Daniels, David Salinger, Paul Wicks, ve Athena Robinson. “Evidence of Human-Level Bonds Established with a Digital Conversational Agent: Cross-Sectional, Retrospective Observational Study.” JMIR Formative Research 5, no. 5 (2021): e27868. doi:10.2196/27868.
De Freitas, Julian, Nicholas Castelo, Ahmet K. Uğuralp, ve Zeliha Oğuz-Uğuralp. “Lessons from an App Update at Replika AI: Identity Discontinuity in Human-AI Relationships.” 2024. doi:10.2139/ssrn.4976449.
De Freitas, Julian, Ahmet K. Uğuralp, Zeliha Uğuralp, and Stefano Puntoni. “AI Companions Reduce Loneliness.” Journal of Consumer Research 52, no. 6 (2025): 1126-1148, doi:10.1093/jcr/ucaf040.
Derrick, Jaye L., Shira Gabriel, ve Kurt Hugenberg. “Social Surrogacy: How Favored Television Programs Provide the Experience of Belonging.” Journal of Experimental Social Psychology 45, no. 2 (2009): 352-362. doi:10.1016/j.jesp.2008.12.003.
Federal Trade Commission. “FTC to Ban BetterHelp from Revealing Consumers’ Data, Including Sensitive Mental Health Information, to Facebook and Others for Targeted Advertising.” March 2, 2023. https://www.ftc.gov/news-events/news/press-releases/2023/03/ftc-ban-betterhelp-revealing-consumers-data-including-sensitive-mental-health-information-facebook
Folk, Dunigan P., and Elizabeth W. Dunn. “How does turning to AI for companionship predict loneliness and vice versa?” Psychological Science 37, no. 4 (2026): 276-286, doi:10.1177/09567976261427747.
Gong, Bingyan, Nisha Yao, Hangxin Xie, Chuncheng Huang, Tomoko Kishimoto, Howard Berenbaum, and Wenting Mu. “Efficacy, User Engagement, and Acceptability of Cognitive Behavioral Therapy–Oriented Psychological Chatbots for Adults With Depressive and/or Anxiety Symptoms: Systematic Review and Meta-Analysis of Randomized Controlled Trials.” Journal of Medical Internet Research 28 (2026), e82677-e82677. doi:10.2196/82677.
Govrin, Aner. “Beyond the Black Box: Why Algorithms Cannot Replace the Unconscious or the Psychodynamic Therapist.” Frontiers in Psychiatry 16 (2025). doi:10.3389/fpsyt.2025.1614125.
Habicht, Johanna, Sruthi Viswanathan, Ben Carrington, Tobias U. Hauser, Ross Harper, and Max Rollwage. “Closing the accessibility gap to mental health treatment with a personalized self-referral chatbot.” Nature Medicine 30, no. 2 (2024), 595-602. doi:10.1038/s41591-023-02766-x.
Heinz, Michael V., Daniel M. Mackin, Brianna M. Trudeau, Yinzhou Wang, Abigail J. Salzhauer, Tess Z. Griffin, and Nicholas C. Jacobson. “Randomized Trial of a Generative AI Chatbot for Mental Health Treatment”. NEJM AI 2, no. 4 (2025). doi:10.1056/AIoa2400802.
Holt-Lunstad, Julianne, Timothy B. Smith, Mark Baker, Tyler Harris, and David Stephenson. “Loneliness and Social Isolation as Risk Factors for Mortality: A Meta-Analytic Review.” Perspectives on Psychological Science 10, no. 2 (2015), 227-237. doi:10.1177/1745691614568352.
Howcroft, Alastair, Amber Bennett-Weston, Ahmad Khan, Joseff Griffiths, Simon Gay, and Jeremy Howick. “AI Chatbots Versus Human Healthcare Professionals: A Systematic Review and Meta-Analysis of Empathy in Patient Care.” British Medical Bulletin (2025). doi: 10.1093/bmb/ldaf017
Kuşcu, M. Kemal ve Ö. Eriş Davut. “Bugünden Yarına Bakmak: Psikiyatristlerin Gözünden Gelecek.” Psikiyatri ve Gelecek: Dönüşen Gündemler, Yeni Olanaklar ve Farklılaşan Yaklaşımlar içinde, editör M. Kemal Kuşcu, 25-32. Ankara: Türkiye Klinikleri, 2026.
Lai, Lizu, Yiyu Pan, Ranyuan Xu, ve Yanglang Jiang. “Depression and the Use of Conversational AI for Companionship among College Students: The Mediating Role of Loneliness and the Moderating Effects of Gender and Mind Perception.” Frontiers in Public Health 13 (2025). doi:10.3389/fpubh.2025.1580826.
Lang, Louie. “Deception, Alief, and Authenticity.” Oxford Intersections: AI in Society, 2026. doi:10.1093/9780198945215.003.0240.
Malouin-Lachance, Amylie, Julien Capolupo, Chloé Laplante, and Alexandre Hudon. “Does the Digital Therapeutic Alliance Exist? Integrative Review.” JMIR Mental Health 12 (2025), e69294-e69294. doi:10.2196/69294.
Maples, Bethanie, Merve Cerit, Aditya Vishwanath, and Roy Pea. “Loneliness and Suicide Mitigation for Students using GPT3-Enabled Chatbots.” npj Mental Health Research 3, no. 1 (2024) doi: 10.1038/s44184-023-00047-6.
McBain, Ryan K., Jonathan H. Cantor, Li A. Zhang, Olesya Baker, Fang Zhang, Alyssa Burnett, Aaron Kofner, et al. “Evaluation of Alignment Between Large Language Models and Expert Clinicians in Suicide Risk Assessment.” Psychiatric Services 76, no. 11 (2025), 944-950. doi:10.1176/appi.ps.20250086.
Miller, William R., and Stephen Rollnick. Motivational Interviewing: Helping People Change and Grow. 4th ed. New York: Guilford Press, 2023.
Moore, Jared, Declan Grabb, William Agnew, Kevin Klyman, Stevie Chancellor, Desmond C. Ong, and Nick Haber. “Expressing stigma and inappropriate responses prevents LLMs from safely replacing mental health providers.” Proceedings of the 2025 ACM Conference on Fairness, Accountability, and Transparency, 2025, 599-627. doi:10.1145/3715275.3732039.
Nass, Clifford, and Youngme Moon. “Machines and Mindlessness: Social Responses to Computers.” Journal of Social Issues 56, no. 1 (2000), 81-103. doi:10.1111/0022-4537.00153.
Nass, Clifford, Jonathan Steuer, and Ellen R. Tauber. “Computers are social actors.” Proceedings of the SIGCHI Conference on Human Factors in Computing Systems, 72-78. Boston: ACM, 1994. doi:10.1145/191666.191703.
Omar, Mahmud, Vera Sorin, Jeremy D. Collins, David Reich, Robert Freeman, Nicholas Gavin, Alexander Charney, et al. “Multi-model assurance analysis showing large language models are highly vulnerable to adversarial hallucination attacks during clinical decision support.” Communications Medicine 5, no. 1 (2025). doi:10.1038/s43856-025-01021-3.
Pichowicz, W., M. Kotas, and P. Piotrowski. “Performance of mental health chatbot agents in detecting and managing suicidal ideation.” Scientific Reports 15, no. 1 (2025). doi:10.1038/s41598-025-17242-4.
Rubin, Matan, Joanna Z. Li, Federico Zimmerman, Desmond C. Ong, Amit Goldenberg, and Anat Perry. “Comparing the Value of Perceived Human versus AI-Generated Empathy.” Nature Human Behaviour 9, no. 11 (2025). doi:10.1038/s41562-025-02247-w.
Turkle, Sherry. Alone Together: Why We Expect More from Technology and Less from Each Other. (New York: Basic Books, 2011).
World Health Organization (WHO). “Ethics and Governance of Artificial Intelligence for Health.” Last modified June 28, 2021. https://www.who.int/publications/i/item/9789240029200
World Health Organization (WHO). “From Loneliness to Social Connection: Charting a Path to Healthier Societies – Report of the WHO Commission on Social Connection.” Last modified June 30, 2025. https://www.who.int/publications/i/item/9789240112360
Yaşar, Alişan Burak, ve Alp Karaosmanoğlu. “Psikiyatri’de Dijital Terapiler: Ruh Sağlığına Erişimde Yeni Ufuklar.” M. Kemal Kuşcu (ed.), Psikiyatri ve Gelecek: Dönüşen Gündemler, Yeni Olanaklar ve Farklılaşan Yaklaşımlar, 46-50. 1. Baskı. Ankara: Türkiye Klinikleri, 2026.
Yirmiya, Karen, and Peter Fonagy. “Mentalizing Without a Mind: Psychotherapeutic Potential of Generative AI.” Journal of Medical Internet Research 27 (2025), e79156. doi:10.2196/79156.
[1] Julianne Holt-Lunstad vd., “Loneliness and Social Isolation as Risk Factors for Mortality: A Meta-Analytic Review,” Perspectives on Psychological Science 10, no. 2 (2015): 227-237, doi:10.1177/1745691614568352.; World Health Organization (WHO), From Loneliness to Social Connection: Charting a Path to Healthier Societies – Report of the WHO Commission on Social Connection (2025).
[2] Lizu Lai vd., “Depression and the Use of Conversational AI for Companionship among College Students: The Mediating Role of Loneliness and the Moderating Effects of Gender and Mind Perception,” Frontiers in Public Health 13 (2025). doi:10.3389/fpubh.2025.1580826.
[3] William R. Miller ve Stephen Rollnick, Motivational Interviewing (New York: Guilford Publications, 2023).
[4] Alastair Howcroft vd., “AI Chatbots versus Human Healthcare Professionals: A Systematic Review and Meta-Analysis of Empathy in Patient Care,” British Medical Bulletin (2025), doi: 10.1093/bmb/ldaf017
[5] Matan Rubin vd., “Comparing the Value of Perceived Human versus AI-Generated Empathy,” Nature Human Behaviour 9, no.11 (2025). doi:10.1038/s41562-025-02247-w.
[6] Clifford Nass, Jonathan Steuer ve Ellen R. Tauber, “Computers Are Social Actors,” Proceedings of the SIGCHI Conference on Human Factors in Computing Systems (Boston: ACM, 1994), 72-78, doi:10.1145/191666.191703.
[7] Bethanie Maples vd., “Loneliness and Suicide Mitigation for Students Using GPT3-Enabled Chatbots,” (2024): doi: 10.1038/s44184-023-00047-6.
[8] Julian De Freitas vd, “Lessons from an App Update at Replika AI: Identity Discontinuity in Human-AI Relationships,” (2024), doi:10.2139/ssrn.4976449.
[9] Emily S. Cross vd., “A Neurocognitive Investigation of the Impact of Socializing with a Robot on Empathy for Pain,” Philosophical Transactions of the Royal Society B: Biological Sciences 374, no. 1771 (2019): art. 20180034, https://doi.org/10.1098/rstb.2018.0034; Emily S. Cross, Ruud Hortensius ve Agnieszka Wykowska, “From Social Brains to Social Robots: Applying Neurocognitive Insights to Human–Robot Interaction,” Philosophical Transactions of the Royal Society B: Biological Sciences 374, no. 1771 (2019): art. 20180024, https://doi.org/10.1098/rstb.2018.0024.
[10] Alison Darcy vd., “Evidence of Human-Level Bonds Established with a Digital Conversational Agent: Cross-Sectional, Retrospective Observational Study,” JMIR Formative Research 5, no. 5 (2021): e27868, doi:10.2196/27868.
[11] Amylie Malouin-Lachance vd., “Does the Digital Therapeutic Alliance Exist? Integrative Review,” JMIR Mental Health 12 (2025): e69294, doi:10.2196/69294.
[12] Michael V. Heinz vd., “Randomized Trial of a Generative AI Chatbot for Mental Health Treatment,” NEJM AI 2, no.4 (2025), doi:10.1056/AIoa2400802.
[13] Alişan. Burak Yaşar ve Alp. Karaosmanoğlu, “Psikiyatri’de Dijital Terapiler: Ruh Sağlığına Erişimde Yeni Ufuklar,” Psikiyatri ve Gelecek: Dönüşen Gündemler, Yeni Olanaklar ve Farklılaşan Yaklaşımlar içinde, ed. M. K. Kuşcu (Ankara: Türkiye Klinikleri, 2026), 46–50.
[14] Bingyan Gong vd., “Efficacy, User Engagement, and Acceptability of Cognitive Behavioral Therapy-Oriented Psychological Chatbots for Adults with Depressive and/or Anxiety Symptoms: Systematic Review and Meta-Analysis of Randomized Controlled Trials,” Journal of Medical Internet Research 28 (2026): e82677, doi:10.2196/82677.
[15] Richard A. Bryant vd, “A Guided Chatbot-Based Psychological Intervention for Psychologically Distressed Older Adolescents and Young Adults: A Randomised Clinical Trial in Jordan,” npj Digital Medicine 9, no. 1 (2026). doi:10.1038/s41746-025-02142-8.
[16] Alişan. Burak Yaşar ve Alp. Karaosmanoğlu, “Psikiyatri’de Dijital Terapiler,” 46-50.
[17] Julian De Freitas vd., “AI Companions Reduce Loneliness,” Journal of Consumer Research 52, no. 6 (2025): 1126-1148, doi:10.1093/jcr/ucaf040.
[18] Dunigan Folk ve Elizabeth Dunn, “How Does Turning to AI for Companionship Predict Loneliness and Vice Versa?,” Psychological Science 37, no. 4 (2026): 276-286, doi:10.1177/09567976261427747.
[19] Johanna Habicht vd., “Closing the Accessibility Gap to Mental Health Treatment with a Personalized Self-Referral Chatbot,” Nature Medicine 30, no. 2 (2024): 595-602, doi:10.1038/s41591-023-02766-x.
[20] Mahmud Omar vd., “Multi-Model Assurance Analysis Showing Large Language Models Are Highly Vulnerable to Adversarial Hallucination Attacks during Clinical Decision Support,” Communications Medicine 5, no. 1 (2025), doi:10.1038/s43856-025-01021-3.
[21] W. Pichowicz, M. Kotas ve P. Piotrowski, “Performance of Mental Health Chatbot Agents in Detecting and Managing Suicidal Ideation,” Scientific Reports 15, no. 1 (2025), doi:10.1038/s41598-025-17242-4.
[22] Ryan K. McBain vd., “Evaluation of Alignment between Large Language Models and Expert Clinicians in Suicide Risk Assessment,” Psychiatric Services 76, no. 11 (2025): 944-950, doi:10.1176/appi.ps.20250086.
[23] Jared Moore vd., “Expressing Stigma and Inappropriate Responses Prevents LLMs from Safely Replacing Mental Health Providers,” Proceedings of the 2025 ACM Conference on Fairness, Accountability, and Transparency (2025), 599-627, doi:10.1145/3715275.3732039.
[24] Federal Trade Commission, “FTC to Ban BetterHelp from Revealing Consumers’ Data, Including Sensitive Mental Health Information, to Facebook and Others for Targeted Advertising,” (2023). https://www.ftc.gov/news-events/news/press-releases/2023/03/ftc-ban-betterhelp-revealing-consumers-data-including-sensitive-mental-health-information-facebook
[25] İ. Akalper ve G. Sert, “Psikiyatri ve Nöroetik: Beyin Müdahaleleri, Dijital Mahremiyet ve Nöro-Haklar,” içinde Psikiyatri ve Gelecek: Dönüşen Gündemler, Yeni Olanaklar ve Farklılaşan Yaklaşımlar, ed. M. Kemal Kuşcu, 1. Baskı (Ankara: Türkiye Klinikleri, 2026), 84-88.
[26] American Psychological Association, “Health Advisory: Use of Generative AI Chatbots and Wellness Applications for Mental Health”. https://www.apa.org/topics/artificial-intelligence-machine-learning/health-advisory-chatbots-wellness-apps
[27] World Health Organization (WHO), Ethics and Governance of Artificial Intelligence for Health (2021).
[28] Illinois House Bill 1806, Wellness and Oversight for Psychological Resources Act, 104th General Assembly (2025).
[29] Sherry Turkle, Alone Together: Why We Expect More from Technology and Less from Each Other (New York: Basic Books, 2011).
[30] Louie Lang, “Deception, Alief, and Authenticity,” Oxford Intersections: AI in Society (2026), doi:10.1093/9780198945215.003.0240.
[31] Jaye L. Derrick, Shira Gabriel ve Kurt Hugenberg, “Social Surrogacy: How Favored Television Programs Provide the Experience of Belonging,” Journal of Experimental Social Psychology 45, no. 2 (2009): 352-362, doi:10.1016/j.jesp.2008.12.003.
[32] Aner Govrin, “Beyond the Black Box: Why Algorithms Cannot Replace the Unconscious or the Psychodynamic Therapist,” Frontiers in Psychiatry 16 (2025), doi:10.3389/fpsyt.2025.1614125.
[33] Karen Yirmiya ve Peter Fonagy, “Mentalizing without a Mind: Psychotherapeutic Potential of Generative AI,” Journal of Medical Internet Research 27 (2025): e79156, doi:10.2196/79156.
[34] M. Kemal Kuşcu ve Ö. Eriş Davut, “Bugünden Yarına Bakmak: Psikiyatristlerin Gözünden Gelecek,” Psikiyatri ve Gelecek: Dönüşen Gündemler, Yeni Olanaklar ve Farklılaşan Yaklaşımlar, ed. M. Kemal Kuşcu (Ankara: Türkiye Klinikleri, 2026), 25-32.

