GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Kuyruksuz maymunlar dik bir duruşa sanılandan çok daha farklı bir sebeple evrimleşmiş olabilir
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Antropoloji > Kuyruksuz maymunlar dik bir duruşa sanılandan çok daha farklı bir sebeple evrimleşmiş olabilir
AntropolojiHaber

Kuyruksuz maymunlar dik bir duruşa sanılandan çok daha farklı bir sebeple evrimleşmiş olabilir

Yazar: GazeteBilim Çeviri Yayın Tarihi: 30 Nisan 2023 11 Dakikalık Okuma
Paylaş
kuyruksuz maymun, evrim, hominoidea, goril
Yaşı 21 milyon yıl geriye tarihlendirilen bir kuyruksuz maymun üzerinden şekillenen bir çalışma işin aslının bu olmadığını gösteriyor olabilir. (Pixabay)

Kuyruksuz maymunlar (ape), dikey bir duruşa açık ormanlarda meyvelere erişmekten ziyade yapraklara ulaşmak için geçmiş olabilirler.

Çeviri: Mustafa Ceren

Antropologlar epey bir zamandır atalarımız olan kuyruksuz maymunların kazandıkları dik duruşu ağaçlardaki meyvelere uzanabilmek amaçlı olduklarını düşünüyorlardı, fakat Michigan Üniversitesinde yapılan yeni bir araştırma aslında serbest ormanlarda yaşayan kuyruksuz maymunların bulundukları yaşam alanından da ötürü bu duruşa geçişin tetikleyicisi olarak yaprakların, o zamanki besinlerinde yer etmesine bağlıyor.

Araştırmacıların elindeki bulgular kuyruksuz maymunların kökenine ışık tutmanın yanı sıra otla kaplanmış ağaçlıkların da kökenini sanıldığı gibi 7-10 milyon yıldan alıp Erken Miyosenin dahilindeki 21 milyon yıl öncesine götürüyor.

Meyveler bilindiği gibi ağaçların dallarının neredeyse en ince olduğu uçlarında yetişirler. Bundan ötürü ebatça büyük olan kuyruksuz maymunların meyvelere ulaşmak için ağırlıklarını önce dalların kalın olduğu kısımlarına dağıtıp ardından elleriyle meyvelere uzanmaları gerekiyor. Bunu gerçekleştirmek dik bir duruşla çok daha basit olmuş olsa gerek, çünkü bu pozisyonla hem ayaklarıyla hem de elleriyle daha fazla dallara uzanabilirler. Bunun dört ayaklılıkla yapıldığı durumla kıyaslayacak olursak şöyle ifade edebiliriz: Eğer sırtları dallara paralel şekilde yatay olacak olursa elleri ve ayakları da vücutlarının altında kalmış olur ve bu da ağaçtaki görece küçük dallara ulaşmalarını engeller, hele ki büyükçe bir vücuda sahiplerse bu, durumu çok daha zorlaştırabilir.

Daha önce bilinenlerin aksine araştırmacılar kuyruksuz maymunların yaprak yediklerini ve çimenlik açık arazilerin yanı sıra mevsimlik bir ormanda yaşadıklarını gösteriyor.

Yukarıda çizilen tablo aslında günümüzdeki kuyruksuz maymunların meyvelere nasıl ulaştığını anlatıyor. Michigan Üniversitesi araştırmacılarından olan Laura Mac-Latchy ve John Kingston’in teorize ettiklerine göre kuyruksuz maymunlar dik duruşa bu yüzden geçmiş olmalılar.

Araştırmacı McLatchy tarafından yürütülen ve Morotopitekus adı verilen ve yaşı 21 milyon yıl geriye tarihlendirilen bir kuyruksuz maymun üzerinden şekillenen bir çalışma işin aslının bu olmadığını gösteriyor olabilir. Bu konuda daha önce bilinenlerin aksine araştırmacılar kuyruksuz maymunların yaprak yediklerini ve çimenlik açık arazilerin yanı sıra mevsimlik bir ormanda yaşadıklarını gösteriyor. Araştırmacılar çimenlik arazilerin ormanlık alanlardaki meyvelere göre dik bir duruşa geçme üzerinde daha fazla etkisi olduğunu düşünüyor.

(Pixabay)

Araştırma sonucu elde ettikleri sonuçlar “Science” dergisinde yayınlandı. Kuyruksuz maymunların yaşam alanı olan otlu ve ağaçlıklı alanların paleolojisini inceleyen başka bir makale de onların tezini destekliyor gibi görünüyor ve yine o makale de aynı dergide yayınlandı.

Michigan Üniversitesi Antropoloji bölümünde paleoantropolog ve profesör olan MacLatchy şunları söylüyor: “Biz sanıyorduk ki üzerinde çalıştığımız kuyruksuz maymun dik bir duruşa sahipti ve ormanda yaşayıp meyveyle besleniyordu, fakat konu hakkında daha çok veri toplayıp bilgi sahibi oldukça iki farklı enteresan şeyle karşılaştık. Bunlardan ilki kuyruksuz maymunların yaprak yediğiydi, ikincisi de bunların seyrek ağaçlık alanda yaşadığı idi.”

REACHE Projesi olarak bilinen ve Türkçe açılımı Doğu Afrika Katarini ve Hominoid Evrim Projesi olan ve bu kurum içinde Amerikan Ulusal Bilim Vakfı tarafından finanse edilen uluslararası paleontologların beraber yürüttükleri çalışma sonucu iki makale ortaya kondu. Bu iki makale de erken kuyruksuz maymunların paleoçevreleri üzerinden farklı yönlerine yoğunlaşıyor. MacLatchy tarafından yürütülen bu çalışma Doğu Uganda’da  21 milyon yıllık olan Moroto alanı üzerinden yürütülüyor. 

Yine Michigan Üniversitesi’nden olan ve içlerinde William Sanders ve Miranda Cosman gibi araştırmacıların bulunduğu bir grup bilim insanı, içinde en yaşlı fosilleri barındıran tek bir stratigrafik tabakada açıkça Morotopitekus türündeki kuyruksuz maymunu belgelemeyi başardılar. Bu tabakada diğer memelilerin, paleozol denilen eski bir toprak türünün ve bitkilerden türeyen fitolit adı verilen ufak silis partikülleri de bulundu. Araştırmacılar bu bulguları Morotopitekus’un yaşadığı ortamı yeniden inşa etmek için kullandılar.

MacLatchy ve Kingston, bu arazide yaşayan bitkilerin “su stresi” fenomeni adı verilen bir ortamda yetiştiklerini keşfettiler. Bu olay basit bir şekilde bu bitkilerin mevsimsel yağmur ve kuraklık dönemlerinin birbirini takip ettiği olayı tarif eder. Aynı zamanda, yılın en azından bir bölümünde maymunların hayatta kalmak için meyveden başka bir şeye güvenmek zorunda olduğu anlamına gelir. Tüm bulgular beraber değerlendirildiğinde karşımıza şu çıkıyor: ‘Morotopitekus’un yaşamış olduğu alan seyrek ağaçlı bir alanın yanısıra ağacın dışında, çalılıkların arasında bulmakta olduğu gölgelik sayılabilecek ormanlık alanlardan oluşuyordu.’

“Sözü edilen kuyruksuz maymunların yaprak dediğine dair ilk ipucu onların azı dişlerinden geliyor. Azı dişleri oldukça tepecikli idi ve haliyle girintili ve çıkıntılıydı.”

MacLatchy şunları aktarıyor; “Bu açık ortamlar, insanın kökenini açıklamak için destekleyici kanıt olarak kullanılageliyor. Dahası yukarıda sözünü ettiğimiz nispeten daha açık mevsimsel ortamların 7-10 milyon yıl öncesinde karşımıza çıktığı sanılıyordu.” Ardından ekliyor:

“Böylesi çevresel değişikliklerin karasal ikiayaklılık için doğal seçilimin yoluyla verildiği düşünülüyor, ağaçların birbiri arasındaki mesafeden ötürü atalarımız yerde uzun adımlarla yürümeye başladılar. Böylesi ortamların daha ikiayaklılık evrimleşmeden 10 milyon yıl önce bulunmuş olduğunu ortaya koyduğumuza göre insanın kökeni hakkında bildiklerimizi ciddi anlamda gözden geçirmemiz gerekiyor.”

McLatchy şunları da aktarıyor: “Sözü edilen kuyruksuz maymunların yaprak dediğine dair ilk ipucu onların azı dişlerinden geliyor. Azı dişleri oldukça tepecikli idi ve haliyle girintili ve çıkıntılıydı. Bu özelliklere sahip azı dişleri lifli yaprakları parçalamak için kullanılırken öte yandan meyveleri yemek için kullanılan azı dişleri nispeten daha yuvarlaktır.”

Araştırmacılar ayrıca hem bu kuyruksuz maymunların de hem de aynı stratigrafik tabakada bulunan diğer memelilerin de diş minelerini incelediler. Araştırmacılar diş minesindeki izotopik oranların (ki bu aynı elementin iki izotopunun normalden fazla bulunması anlamına gelir) bu maymunların ve diğer memelilerin, günümüzde açık ormanlık veya çimenli ormanlık ortamlarda daha yaygın olan su stresli C3 bitkilerini yediklerini gösterdiğini buldular. C3 bitkileri esas olarak odunsu çalılar ve ağaçlardır, C4 bitkileri ise kuraklığa uyum sağlamış çimenlerdir.

MacLatchy, “Hareket, diyet ve çevre gibi kriterleri bir araya getirerek, temelde kuyruksuz maymunların kökenleri hakkında yeni bir model keşfettik.” diyor. “Antropolojide, kuyruksuz maymun evrimini oldukça önemsiyoruz çünkü insanlar maymunlarla yakından ilişkilidir ve bel stabilitesi gibi özellikler, nihayetinde iki ayaklı insanlara yol açmış olabilecek ağaçta yaşayan bir adaptasyonu temsil eder.” diye de ekliyor.

Erken Miyosen C4 otları ve açık ormanlık alanlar

Daha önce araştırmacılar, Erken Miyosen döneminde ekvatoral Afrika’nın ormanlarla kaplı olduğuna ve açık mevsimlik ormanlık alanların ve otlakların yalnızca 7 milyon ila 10 milyon yıl önce evrimleştiğine inanıyorlardı.

Fakat ikinci makale, Erken Miyosen sırasında Moroto bölgesi de dahil olmak üzere Afrika’daki dokuz fosil maymun bölgesinden bitki örtüsü yapısını yeniden oluşturmak için bir dizi çevresel proxy* kullanıyor. Biyolojik antropolog ve Michigan Üniversitesi Antropoloji Bölümü’nde doçent olan Kingston, bu proxy’lerin C4 otlarının o dönemde “her yerde” olduğunu ortaya çıkardığını söyledi.

“Bu makale tüm bu siteleri inceleyip tüm bu verileri bir araya getiriyor ve ‘Bakın, verileri nasıl değerlendirirseniz değerlendirin, tüm bu proxy’lerin aynı yerde birleştiği gerçeğinden kaçmanızın hiçbir yolu yok yani diğer bir deyişle, bu ortamlar açık olup içlerinde  C4 çimleri vardır. İlk kez, bu otların yaygın olduğunu gösteriyoruz ve farklı kuyruksuz maymun soylarının nasıl evrimleştiği dâhil ve özellikle bizim durumumuz da olmak üzere, farklı memeli soylarının evrimini şekillendirmede bütünleyici olan, açık mevsimlik ormanlık ekosistemlerin bu genel bağlamıdır.” diyor.

Kingston, inceledikleri dokuz bölgenin doğu ekvatoral Afrika’ya dağılmış durumda olduğunu ve bu bölgelerin Erken Miyosen’de çevrenin nasıl göründüğüne dair “bölgesel bir resim” çizmeye yetecek kadar olduğunu söyledi. Bu süre zarfında Büyük Rift Vadisi olarak da bilinen Doğu Afrika Yarığı oluşmaktaydı ve kıtalar da birbirinden ayrılıyordu. Sonuç olarak, tüm bölge yükseldi, bu da topografyada ve dolayısıyla bölgesel iklim ve bitki örtüsünde büyük farklılıklara neden oldu. Ayrıca şunları da ekledi: “İncelenen bölgede dağların, volkanların, uçurumların, yamaçların olması bize alanın çeşitliliğinin oldukça yüksek olduğunu göstermekle birlikte hiç şüphesiz bitki örtüsünün heterojen olmasıyla ilişkilidir.”

Belirlenen her lokasyondaki paleoortamı yeniden inşa etmek için araştırmacılar, her bölgede bulunan eski toprak organik maddesinin, bitki reçinesi biyobelirteçlerinin ve fitolitlerin karbon izotop analizlerini kullandılar. Karbon izotop analizleri, otlaklarda kapalı gölgeliklerden ağaçlık otlaklara kadar çok çeşitli bitkilerin yaşadığını ortaya çıkardı.

Bitkileri koruyan ve reçine kıvamında olan bitki kalıntıları olarak tarif edilen söz konusu bitki reçine biyobelirteçleri bölgede oldukça çeşitli çalı, ağaç ve otların olduğunu gösteriyor. Fitolit adı verilen ve bitkiyi yenilmeye karşı bir savunma göreviyle birlikte bitkinin habisinin oluşmasını sağlayan mikroskobik biyosilik kütlesi araştırmacılara belirli bir bölgedeki C4 otlarının oranını söyleyebilir ve bol miktarda C4 otları için daha fazla kanıt sağlayabilir.

Araştırmacılar, bu proxy’leri dokuz bölgedeki paleo ortamları yeniden inşa etmek için kullandıktan sonra, C4 otlarının doğu ekvatoral Afrika’da bol miktarda bulunduğunu ve arazinin heterojen habitatlarının önemli bir parçası olduğunu keşfettiler. Verileri ayrıca, Afrika’da ve küresel olarak C4 otlarının hâkim olduğu habitatların en eski kanıtlarını 10 milyon yıldan fazla geriye itiyor.

Ulusal Bilim Akademisi’nde biyolojik antropoloji program direktörü Robin Bernstein, “Bulgular, erken kuyruksuz maymunlar hakkında bildiğimizi düşündüğümüz şeyi ve ağaçların arasında ve yerde nerede, ne zaman ve neden hareket ettikleri hakkındaki görüşlerinin kökenini değiştirdi” diyor.

Son olarak da şunları ekliyor: “İlk defa, çeşitli kanıtları birleştirerek, bu işbirlikçi araştırma ekibi, erken kuyruksuz maymun anatomisinin belirli yönlerini doğu Afrika’daki yaşam alanlarındaki incelikli çevresel değişikliklere bağladı, şimdi daha önce düşünülenden daha açık ve daha az ormanlık olduğu ortaya çıktı. Ortaya konulan tüm bu çaba gelecekte kuyruksuz maymunların evrimi hakkında yapılacak olan çalışmalara adeta bir çerçeve çiziyor.”

*Proxy: Belli bir ortamın doğrudan ölçümler için geçerli olabilecek korunmuş fiziksel özellikleridir.

Kaynak

https://www.sciencedaily.com/releases/2023/04/230413154245.htm

(son erişim tarihi: 23.04.2023)

Etiketler: evrim vardır, hominoidea, kuyruksuz maymun, meyve, miyosen, yemek, yiyecek
GazeteBilim Çeviri 30 Nisan 2023
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Yazar: GazeteBilim Çeviri
GazeteBilim Haber ve Çeviri Birimi gönüllü, kolektif bir topluluktur ve profesyonel nitelikte çeviri katkılarına açıktır. İletişim için gazetebilimceviri@gmail.com.
Önceki Yazı panama, deniz, kıyı, yerli, ekoloji Panama yerlisi Gunaların yükselen deniz suyuna karşı çare arayışları
Sonraki Yazı botoks, beyin, duygu Botoks beyindeki duygusal işlemeyi değiştirebilir mi?

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Feynman’ın notlarında saklı gizem: Restoranda yemek seçmenin matematiksel formülü

Dışarıda yemek yerken bir çoğumuz bu ikilemde kalırız: Garanti olan o çok sevdiğimiz eski yemeği mi söylemeli, yoksa risk alıp…

Matematik
29 Haziran 2026

İnsanlar nereye gidiyor ?

Küresel göç, 2000 yılında yılda 13 milyon kişiden 2023 yılında yaklaşık 35 milyon kişiye yükseldi. Yapay zeka araçları kullanılarak gerçekleştirilen…

Haber
27 Haziran 2026

Nuh’un gemisinin kalıntıları Türkiye’de gömülü olabilir mi? Yeni bulgular yüzyıllardır süren tartışmayı yeniden alevlendiriyor!

Nuh’un gemisinin kalıntılarını bulduğuna inanan bir araştırmacı iddiasını destekleyen yeni somut veriler elde etti. Araştırmacı, Türkiye’deki alanda İncil’deki geminin kalıntılarının…

Haber
23 Haziran 2026

Son buluntuların ışığında Neandertallerin gizemli dünyası

Neandertaller geçmişten günümüze kadar ilkel ve bilişsel açıdan sınırlı olarak tasvir edildi. Oysa ki, bugün sahip olduğumuz buluntular sayesinde beslenme…

Antropoloji
14 Haziran 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?