GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Lacan Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • E-Dergi
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Kuduza genel bakış
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Lacan Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • E-Dergi
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Hayvanlar > Kuduza genel bakış
Hayvanlar

Kuduza genel bakış

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 3 Eylül 2026 21 Dakikalık Okuma
Paylaş
kuduz
Görsel: Pixabay

Kuduz, insanlık tarihinin bilinen en eski zoonotik hastalıklarından biri ve günümüzde hâlâ önemini koruyan ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Buna karşılık kuduzun belki de en çarpıcı özelliği, bu denli ölümcül bir hastalığın doğru ve zamanında müdahaleyle önlenebilir olmasıdır.

İçindekiler
Kuduzun doğadaki döngüsü ve köpeklerin önemiKediler kuduz olabilir mi ve insana bulaştırabilir mi?Kuduz bir kedi nasıl anlaşılır?Her kedi tırmalaması aynı riski taşır mı?Kedi ısırığı neden ayrıca önemlidir?Kedi ısırdı veya tırmaladı: İlk ne yapılmalı?Isıran veya tırmalayan kedi neden 10 gün gözleniyor?Ev kedim beni ısırdı veya tırmaladıysa?Çocuklarda neden daha dikkatli olmalıyız?

Dr. Öğr. Üyesi Müge FIRAT, Çankırı Karatekin Üniversitesi

Kuduz, insanlık tarihinin bilinen en eski zoonotik hastalıklarından biri ve günümüzde hâlâ önemini koruyan ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Sinir sistemini hedef alan bu viral enfeksiyonda klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra hastalık neredeyse yüzde 100 ölümcüldür. Buna karşılık kuduzun belki de en çarpıcı özelliği, bu denli ölümcül bir hastalığın doğru ve zamanında müdahaleyle önlenebilir olmasıdır [1].

Kuduzla mücadeledeki en önemli dönüm noktalarından biri Louis Pasteur ve çalışma arkadaşlarının geliştirdiği kuduz aşısının 1885 yılında ilk kez insanda uygulanmasıdır. Kuduz bir köpek tarafından 14 kez ısırılan dokuz yaşındaki Joseph Meister’e uygulanan aşılama sonrasında çocuğun hastalık geliştirmemesi, kuduzla mücadelede tarihi bir dönüm noktası olmuş ve günümüzde kullanılan temas sonrası korunma yaklaşımının temellerini oluşturmuştur [2].

Bugün çok daha güvenli ve etkili kuduz aşılarına sahibiz. Günümüzde; riskli bir temas sonrasında yaranın doğru şekilde temizlenmesi, kuduz aşısının zamanında uygulanması ve gerekli durumlarda kuduz immünoglobulininin kullanılmasıyla hastalığın gelişmesi önlenebilmektedir [1,3]. Burada zamanlama son derece önemlidir. Kuduz virusu vücuda girdikten sonra periferik sinirler aracılığıyla merkezi sinir sistemine doğru ilerler. Hastalığın kuluçka süresi çoğunlukla 2–3 ay olmakla birlikte bir haftadan bir yıla kadar değişebilir. Virusun vücuda girdiği bölgenin merkezi sinir sistemine uzaklığı, yaranın niteliği ve alınan virus miktarı bu süreyi etkileyen faktörler arasındadır [1]. Bu nedenle kuduz açısından riskli bir temas sonrasında hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasını beklemek yerine, mümkün olan en kısa sürede uygun temas sonrası profilaksinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

Kuduzun doğadaki döngüsü ve köpeklerin önemi

Kuduz denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak köpekler gelir. Bunun önemli bir nedeni vardır: Dünya genelindeki insan kuduzu vakalarının yaklaşık yüzde 99’unda bulaş köpeklerle ilişkilidir [1]. Köpeklerin kuduz epidemiyolojisindeki önemi yalnızca insanlarla yakın yaşamalarından değil, aynı zamanda yaban hayatı, evcil hayvanlar ve insanlar arasındaki bulaş zincirinde önemli bir bağlantı oluşturabilmelerinden kaynaklanmaktadır. Özellikle serbest dolaşan, aşılanmamış veya yaban hayatıyla temas edebilen köpekler enfekte yabani hayvanlarla karşılaşabilir; enfekte olduktan sonra yerleşim alanlarına dönerek virusu diğer köpeklere, kedilere, çiftlik hayvanlarına ve insanlara taşıyabilir. Bu nedenle köpeklerin düzenli aşılanması, yalnızca köpekleri hastalıktan korumak açısından değil, kuduzun hayvanlardan insanlara uzanan bulaş zincirinin kırılması açısından da kritik öneme sahiptir.

Kuduzun doğadaki ve yerleşim alanlarındaki bulaş döngüsünü anlayabilmek için virusun bazı biyolojik özelliklerini de göz önünde bulundurmak gerekir. Kuduz virusu zarflı bir virustur, dış ortam koşullarına karşı görece dayanıksızdır ve doğadaki varlığını sürdürebilmesi büyük ölçüde duyarlı hayvanlar arasında kesintisiz bir bulaş zincirinin devam etmesine bağlıdır [4]. Bu özellik aynı zamanda kuduzla mücadelede aşılama programlarının neden bu kadar önemli olduğunu da açıklamaktadır: Duyarlı hayvan popülasyonlarında yeterli ve eş zamanlı bağışıklık oluşturulduğunda bulaş zincirinin kırılması ve hastalığın kontrol altına alınması mümkün hale gelir.

Türkiye’de bu bulaş zincirinde yaban hayatı ile evcil hayvanlar arasındaki temas özellikle önem taşımaktadır. Tilkiler başta olmak üzere kuduz virusunu taşıyan yabani etçiller; meralarda bulunan çiftlik hayvanları, av ve çoban köpekleriyle doğal yaşam alanlarında temas edebilmektedir. Bu noktada köpekler, hareketlilikleri ve insanlarla yakın ilişkileri nedeniyle enfeksiyonun yaban hayatından yerleşim alanlarına taşınmasında önemli bir köprü oluşturabilir. Bunun yanında yabani hayvanların yiyecek aramak amacıyla yerleşim alanlarına yaklaşmaları, hatta zaman zaman kentsel alanlarda yaşamaya başlamaları, sahipsiz kedi ve köpeklerle temas olasılığını da artırmaktadır [4]. Böylece yaban hayatındaki enfeksiyon evcil hayvan popülasyonlarına taşınabilmekte ve buradan diğer hayvanlara ve insanlara ulaşabilmektedir. Enfekte bir yabani hayvanın evcil hayvanı veya insanı doğrudan ısırmasıyla da bulaş gerçekleşebilmektedir.

Bu nedenle kuduzla mücadele yalnızca insanlarda hastalık ortaya çıktıktan sonra müdahale etmekten ibaret değildir. Özellikle köpek popülasyonlarında yüksek aşılama oranlarının sağlanması, evcil hayvanların korunması ve yaban hayatındaki enfeksiyon döngüsünün kontrol altına alınması kuduzla mücadelenin birbirini tamamlayan basamaklarıdır. Türkiye’de yaban hayatındaki döngünün kontrolü amacıyla T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yaban hayatına yönelik oral kuduz aşılama programları yürütülmektedir. “Türkiye’de Kuduza Karşı Oral Aşı Temini Projesi” kapsamında, özellikle tilkiler başta olmak üzere etçil yabani hayvanların ağız yoluyla bağışıklanması amacıyla kuduz aşısı içeren yemler uçaklarla doğaya bırakılmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 2019–2025 yılları arasındaki çalışmalar kapsamında toplam 592 bin km² alana 41,8 milyon doz oral kuduz aşısı havadan bırakılmıştır [4]. Böylece yaban hayatındaki duyarlı hayvanların bağışıklanması ve virusun yaban hayatından çiftlik hayvanlarına ve sahipsiz hayvanlara taşındığı enfeksiyon zincirinin kırılması hedeflenmektedir.

Peki bu bulaş zincirinde kedilerin yeri nedir? Kediler kuduz olabilir mi? Bir kedi insanı ısırdığında veya tırmaladığında kuduz riski oluşur mu? Her kedi teması için endişelenmek gerekir mi? Ve böyle bir durumda ne yapılmalıdır?

Kediler kuduz olabilir mi ve insana bulaştırabilir mi?

Bu sorunun kısa yanıtı evettir.

Kediler de diğer memeliler gibi kuduz virusuna duyarlıdır. Enfekte bir kedi hastalığı diğer hayvanlara ve insanlara bulaştırabilir. Ancak bu bilgi, her kedinin veya her kedi temasının kuduz açısından tehlikeli olduğu anlamına gelmez [1]. Kuduz virusunun bulaşmasında temel kaynak enfekte hayvanın salyasıdır. İnsanlarda bulaş çoğunlukla kuduz hayvanın ısırması sonucunda gerçekleşir. Bununla birlikte derinin bütünlüğünü bozan tırmalamalar da risk oluşturabilir. Enfekte hayvanın salyasının açık yaraya veya göz ve ağız gibi mukozalara doğrudan teması da kuduz açısından maruziyet kabul edilir [1,3]. Buna karşılık bir kediyi sevmek veya beslemek, hayvanın tüylerine dokunmak ya da salyanın sağlam deriyle temas etmesi kuduz maruziyeti olarak değerlendirilmez. Dolayısıyla önemli olan yalnızca “Bir kediyle temas ettim” bilgisi değil, temasın nasıl gerçekleştiğidir.

Kuduz bir kedi nasıl anlaşılır?

Kuduz denildiğinde akla çoğunlukla saldırgan ve ağzından yoğun salya akan bir hayvan gelir. Oysa kuduz her zaman bu kadar tipik bir tabloyla seyretmez. Hastalığın önemli işaretlerinden biri hayvanın normal davranışlarında ortaya çıkan açıklanamayan değişikliklerdir. Kuduz gelişen bir kedide huzursuzluk, sinirlilik, korkaklık, saklanma eğilimi veya alışılmadık saldırganlık görülebilir. Hastalık ilerledikçe yutma güçlüğü, aşırı salya, koordinasyon bozukluğu, kas güçsüzlüğü, felç ve diğer nörolojik belirtiler ortaya çıkabilir [5]. Ancak kuduz olan her hayvan saldırgan değildir. Hastalık paralitik veya “sakin kuduz” şeklinde de seyredebilir. Bu nedenle hayvanın saldırgan olmaması kuduz ihtimalini tek başına ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde saldırgan davranan her kedinin kuduz olduğunu düşünmek de yanlıştır. Korku, ağrı, stres, yavrularını koruma davranışı ve çok sayıda başka hastalık kedilerde davranış değişikliğine veya saldırganlığa neden olabilir. Dolayısıyla bir kedinin kuduz olup olmadığı yalnızca davranışına bakılarak kesin olarak söylenemez.

Her kedi tırmalaması aynı riski taşır mı?

Hayır. Kuduz açısından risk değerlendirmesinde temasın niteliği son derece önemlidir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kuduz şüpheli bir hayvanla temasları genel olarak üç maruziyet kategorisinde değerlendirmektedir. Hayvana dokunmak, onu beslemek veya hayvanın sağlam deriyi yalaması Kategori I; kanama oluşturmayan küçük çizik ve sıyrıklar Kategori II; deriyi geçen tek veya çok sayıda ısırık ve tırmalama ile enfekte hayvanın salyasının açık yara veya mukozayla teması ise Kategori III maruziyet olarak tanımlanır [1,3]. DSÖ’ye göre Kategori I temaslarda kuduz profilaksisine gerek bulunmaz. Kategori II maruziyetlerde yara bakımı ve kuduz aşısı; Kategori III maruziyetlerde ise yara bakımı ve aşının yanı sıra kuduz immünoglobulini veya uygun monoklonal antikorların uygulanması önerilmektedir [1,3].

Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalıdır. DSÖ’nün bu sınıflandırması uluslararası genel bir çerçevedir. Türkiye’de kuduz riskli temasların değerlendirilmesinde T.C. Sağlık Bakanlığı Kuduz Profilaksi Rehberi ve Kuduz Profilaksi Algoritması esas alınmaktadır ve ülkemizde kullanılan sınıflandırma dört kategoriden oluşmaktadır [5].

Sağlık Bakanlığı algoritmasında Kategori I, hayvana dokunma veya hayvanı besleme ve sağlam derinin yalanması gibi temasları kapsar ve herhangi bir işlem gerektirmez. Kategori II, çıplak derinin hafifçe sıyrılması, deri altına geçmeyen yaralanmalar ile kanama olmadan küçük tırmalama veya zedelenmeleri içerir. Bununla birlikte algoritmada önemli bir ayrıntı olarak, provokasyon ile gerçekleşen küçük ve kanamasız kedi tırmalamalarında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı ayrıca belirtilmektedir [5].

Kategori III, deriyi zedeleyen tek veya çok sayıda ısırık ve tırmalamaları ve hayvanın salyasının açık cilt yarası veya mukozalarla temasını kapsar. Kategori IV ise daha yüksek risk taşıyan temasları içerir; kuduza yakalanma ihtimali olan yabani hayvanlarla riskli temasların yanı sıra lezyonun kafa, boyun ve parmak uçları gibi sinir uçlarının yoğun olduğu bölgelerde bulunması da bu kategoride değerlendirilir [5].

Türkiye’deki algoritmanın önemli bir özelliği, yalnızca yaranın niteliğine bakmamasıdır. Temas eden hayvanın türü, kedi veya köpeğin son bir yıl içindeki kuduz aşısı, hayvanın 10 gün süreyle gözlem altında tutulup tutulamayacağı ve gözlem sırasındaki durumu da profilaksi kararına dahil edilir. Bu nedenle aynı türde görünen iki kedi teması için uygulanacak yaklaşım farklı olabilir [5]. Dolayısıyla “Isırmadı, sadece tırmaladı” veya “Kanamadı, hiçbir risk yok” şeklinde bir değerlendirme doğru olmadığı gibi, her kedi tırmalamasının ardından otomatik olarak kuduz aşısı yapılması gerektiğini söylemek de doğru değildir. Temasın nasıl gerçekleştiği, yaranın niteliği ve yeri, kedinin aşı ve sağlık durumu ile gözlenebilir olup olmadığı birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Bu değerlendirme kişinin kendisi tarafından değil, sağlık kuruluşunda Sağlık Bakanlığının ulusal algoritmasına göre yapılmalıdır [5].

Kedi ısırığı neden ayrıca önemlidir?

Kedi ısırığında değerlendirilmesi gereken tek konu kuduz değildir.

Kedilerin ince ve sivri dişleri dışarıdan küçük görünen ancak derin dokulara ulaşabilen delinme yaraları oluşturabilir. Bu nedenle kedi ısırıkları bakteriyel yara enfeksiyonları açısından da önem taşımaktadır. Kedi tarafından ısırılan bir kişide yalnızca “Kuduz olur muyum?” sorusu sorulmamalıdır. Yaranın niteliği ve bakteriyel enfeksiyon riski ile kişinin tetanoz bağışıklık durumu ve kuduz açısından temas sonrası profilaksi gerekip gerekmediği birlikte değerlendirilmelidir. Türkiye Kuduz Profilaksi Rehberi yara bakımının yanı sıra antibiyotik ve tetanoz profilaksisinin değerlendirilmesini önermektedir [5]. Bu nedenle kuduz riski bulunmadığı düşünülen bir kedi ısırığı bile tıbbi açıdan tamamen önemsiz kabul edilmemelidir.

Kedi ısırdı veya tırmaladı: İlk ne yapılmalı?

Riskli bir hayvan temasından sonra yapılabilecek en basit işlem, aynı zamanda kuduzdan korunmanın en önemli ilk yardım uygulamalarından birisi: Yarayı hemen ve çok iyi yıkamaktır. DSÖ, kuduz riski taşıyabilecek ısırık ve tırmalama yaralarının mümkün olan en kısa sürede sabun veya deterjan ve bol suyla yaklaşık 15 dakika boyunca iyice yıkanmasını önermektedir [1,3]. Bu uygulamanın önemi yalnızca yaranın mekanik olarak temizlenmesinden kaynaklanmaz. Kuduz virusunun lipid zarfı sabun ve deterjanların etkisine duyarlıdır.  Dolayısıyla yaranın sabun veya deterjan ve bol suyla uzun süre yıkanması viral zarfın bütünlüğünü bozarak virusun enfektivitesinin azaltılmasına katkıda bulunur. Bu nedenle, bu işlem basit görünmesine rağmen kuduzdan korunmanın önemli ilk basamaklarından birisidir [1,3]. Başka bir ifadeyle, kuduz şüpheli bir temastan sonra sabun ve suyla yapılan doğru yara temizliği yalnızca hijyen amacı taşımaz; virusun biyolojik yapısından yararlanan etkili bir ilk korunma basamağıdır.

Ancak yara bakımı aşının alternatifi değildir. Yara temizlendikten sonra kişi gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Türkiye’de sağlık çalışanı temasın niteliğini, yaranın yerini ve derinliğini, hayvanın türünü ve durumunu, kedi veya köpeğin aşı durumunu, hayvanın gözlem altında tutulup tutulamayacağını ve diğer epidemiyolojik faktörleri değerlendirerek Sağlık Bakanlığı algoritmasına göre profilaksiye karar verir [5].

Bu noktada özellikle baş, yüz, boyun ve eller gibi yoğun sinir ağına sahip bölgelerdeki temaslar önem taşır. Virusun giriş bölgesinin merkezi sinir sistemine yakınlığı ve bölgenin innervasyon yoğunluğu enfeksiyon riskini ve inkübasyon süresini etkileyebilir [1,6].

Isıran veya tırmalayan kedi neden 10 gün gözleniyor?

Kedi ve köpeklerde kullanılan 10 günlük gözlem süresi rastgele belirlenmiş bir süre değildir; kuduz virusunun bu hayvanlardaki patogenezine dayanan biyolojik bir nedeni vardır.

Kuduz virusu merkezi sinir sisteminde çoğaldıktan sonra periferik sinirler aracılığıyla tükürük bezlerine ulaşır ve salyayla saçılmaya başlar. Kedi ve köpeklerde virusun salyayla saçıldığı dönem klinik hastalıkla yakın ilişkilidir ve virus klinik belirtiler ortaya çıkmadan birkaç gün önce de salyada bulunabilir [6].

Bu nedenle bir insanı ısıran veya tırmalayan sağlıklı bir kedi veya köpek, uygun koşullarda 10 gün boyunca gözlem altında tutulabilir. Hayvan bu süre boyunca sağlıklı kalırsa temas sırasında kuduz açısından bulaştırıcı olmadığı kabul edilir [5,6]. Ancak burada çok önemli bir yanlış anlaşılmayı önlemek gerekir: “10 günlük gözlem” riskli temasa maruz kalan kişinin 10 gün boyunca evde beklemesi anlamına gelmez. Riskli temasa maruz kalan kişi yarasını hemen temizlemeli ve sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Hayvanın gözlenmesi ile insan için uygulanacak temas sonrası profilaksi birbirinden ayrı ancak birbiriyle ilişkili süreçlerdir. Türkiye’deki algoritmada temasın niteliğine ve hayvanın durumuna göre bazı olgularda aşılama hemen başlatılabilir ve hayvanın 10 günlük gözlem sonucuna göre profilaksinin devamına karar verilebilir. Ayrıca 10 günlük gözlem kuralı bütün hayvan türlerine uygulanmaz. Bu yaklaşım kedi ve köpekler için kullanılan özel bir değerlendirmedir [5].

Ev kedim beni ısırdı veya tırmaladıysa?

Bir kedinin evde yaşıyor olması risk değerlendirmesini etkiler ancak tek başına yeterli değildir.Kedinin kuduz aşısının güncel olup olmadığı, dışarı çıkıp çıkmadığı, sahipsiz veya yabani hayvanlarla temas ihtimali, genel sağlık durumu, temasın nasıl gerçekleştiği ve hayvanın 10 gün boyunca gözlenip gözlenemeyeceği birlikte değerlendirilmelidir [5].

Düzenli olarak aşılanan, sağlıklı, kontrol altında yaşayan ve yabani hayvanlarla teması bulunmayan bir ev kedisi ile aşı durumu bilinmeyen ve temas sonrasında bulunamayan bir kedinin oluşturduğu epidemiyolojik risk aynı değildir. Bununla birlikte “Benim kedim ev kedisi, dolayısıyla hiçbir şey yapmama gerek yok” şeklinde kişisel bir karar verilmesi de doğru değildir. Özellikle deri bütünlüğünün bozulduğu bir temas söz konusuysa yara temizlenmeli ve gerekli tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. Aşılama kuduzdan korunmada son derece etkilidir ancak aşılı bir hayvanın temasında bile değerlendirme yalnızca “aşılı” bilgisine dayandırılmaz. Nadir de olsa hayvanlarda aşı başarısızlığı görülebildiği için uluslararası veteriner halk sağlığı rehberleri, aşı öyküsü bulunan kedi ve köpeklerin de insanı ısırmaları veya tırmalamaları durumunda 10 gün gözlenmesini önermektedir [6].

Çocuklarda neden daha dikkatli olmalıyız?

Çocuklar kuduz açısından özellikle üzerinde durulması gereken gruplardan biridir. DSÖ verilerine göre kuduz nedeniyle hayatını kaybeden insanların yaklaşık yüzde 40’ını 15 yaşın altındaki çocuklar oluşturmaktadır [1]. Çocuklar hayvanlarla daha yakın temas kurabilir, riskli bir hayvana yaklaşmanın sonuçlarını yetişkinler kadar iyi değerlendiremeyebilir veya yaşadıkları küçük bir ısırık ya da tırmalamayı önemsemeyerek ailelerine söylemeyebilirler. Özellikle oyun sırasında gerçekleşen küçük tırmalamalar fark edilmeyebilir veya çocuk tarafından saklanabilir. Bu nedenle çocuklara, ne kadar küçük görünürse görünsün bir hayvan tarafından ısırıldıklarında veya tırmalandıklarında bunu mutlaka bir yetişkine söylemeleri gerektiği öğretilmelidir.

Çocuklarda temasın gerçekleştiği vücut bölgesi de ayrıca önem taşır. Boylarının daha kısa olması nedeniyle özellikle köpek saldırılarında baş, yüz ve boyun bölgesinden yaralanma olasılıkları yetişkinlere göre daha yüksek olabilir. Bu bölgelerin merkezi sinir sistemine yakınlığı ve yoğun innervasyonu, kuduz açısından risk değerlendirmesinde dikkate alınan faktörler arasındadır [1,6]. Ayrıca eller ve parmaklar da çocukların hayvanları sevme, besleme veya onlarla oynama sırasında sık kullandıkları bölgeler olduğundan ısırık ve tırmalamalara açık olabilir.

Çocukları korumanın en etkili yollarından biri, onlara hayvanlardan korkmayı değil, hayvanlarla güvenli iletişim kurmayı öğretmektir. Tanımadıkları kedi ve köpeklere kontrolsüz biçimde yaklaşmamaları, özellikle yemek yiyen, uyuyan, yavrularını koruyan, yaralı veya alışılmadık davranışlar gösteren hayvanlara dokunmamaları öğretilmelidir. Sahipsiz bir hayvanı sevmek isterken yüzlerini hayvana çok yaklaştırmamaları, hayvanı köşeye sıkıştırmamaları, kuyruğunu veya kulaklarını çekmemeleri ve hayvan uzaklaşmak istiyorsa buna izin vermeleri de ısırık ve tırmalamaların önlenmesine yardımcı olur.

Benzer şekilde çocukların yabani hayvanlara, alışılmadık derecede uysal görünseler bile, yaklaşmamaları ve dokunmamaları gerekir. Normalde insandan uzak duran yabani bir hayvanın insanlara yaklaşması her zaman kuduz anlamına gelmese de olağandışı bir davranış olarak değerlendirilmelidir.

Evde yaşayan fakat dışarı çıkıp eve geri gelen kedi ve köpeklerin kuduz aşılarının düzenli olarak yaptırılması da çocukların korunmasında temel önlemlerden biridir. Böylece korunma yalnızca çocuğun davranışına bırakılmaz; hayvanın bağışıklanmasıyla bulaş zincirinin daha ilk basamakta kırılması hedeflenir.

Tüm önlemlere rağmen bir ısırık veya tırmalama gerçekleşirse çocuk sakinleştirilmeli, yara daha önce anlatıldığı şekilde sabun veya deterjan ve bol suyla yaklaşık 15 dakika boyunca yıkanmalı ve riskli temas açısından sağlık kuruluşunda değerlendirilmelidir [1,3]. Çocuğun “kedi bir şey yapmadı”, “çok küçük çizdi” veya “kanamadı” demesi tek başına temasın önemsiz olduğu anlamına gelmez; yaranın ve temasın niteliği bir yetişkin tarafından görülmeli ve sağlık profesyonellerince değerlendirilmelidir.

Kuduzdan korunmanın yolu kedilerden korkmak değildir.

Kuduz gibi klinik belirtiler başladıktan sonra neredeyse daima ölümcül seyreden bir hastalık doğal olarak korku yaratır. Ancak bu korkunun kedilere veya diğer hayvanlara yönelik yanlış bir algıya dönüşmemesi gerekir.

Kediler kuduz olabilir ve enfekte bir kedi virusu insana bulaştırabilir. Fakat her kedi kuduz değildir, her kedi teması kuduz maruziyeti değildir ve her tırmalama aynı riski taşımaz.

Kuduzla mücadelede en etkili yaklaşım insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte değerlendiren Tek Sağlık (One Health) yaklaşımıdır. Evcil hayvanların düzenli aşılanması, yaban hayatındaki kuduzun kontrolü, şüpheli hayvanların veteriner otoritelerine bildirilmesi, insanların riskli temasları tanıması ve temas sonrası profilaksiye zamanında erişebilmesi aynı mücadele zincirinin parçalarıdır [1,4].

Bir kedi ısırığı veya tırmalaması yaşandığında yapılması gereken şey paniğe kapılmak olmadığı gibi teması önemsememek de değildir. Yarayı hemen bol su ve sabunla yıkamak, gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurmak ve kuduz açısından risk değerlendirmesini sağlık profesyonellerine bırakmak en doğru yaklaşımdır.

Çünkü kuduzun bize verdiği en önemli mesaj aslında oldukça nettir: Klinik belirtiler ortaya çıktıktan sonra neredeyse yüzde 100 ölümcül olan kuduz, doğru yara bakımı ve zamanında uygulanan uygun temas sonrası profilaksiyle önlenebilir bir hastalıktır.

Kaynaklar

1. World Health Organization-WHO. Rabies. Erişim tarihi: 27.08.2026. Erişim adresi: https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/rabies

2. Institut Pasteur. The History of the First Rabies Vaccination in 1885. Erişim tarihi: 27.08.2026. Erişim adresi: https://www.pasteur.fr/en/whats-new/latest-news/news/history-first-rabies-vaccination-1885

3. World Health Organization-WHO.  Vaccinations and Immunization–Rabies.
Erişim tarihi: 27.08.2026. Erişim adresi: https://www.who.int/teams/control-of-neglected-tropical-diseases/rabies/vaccinations-and-immunization

4. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı. Türkiye’de Kuduz Hastalığına Karşı Oral Aşılama Projesi. Erişim tarihi: 27.08.2026. Erişim adresi: https://www.tarimorman.gov.tr/Konular/Hayvancilik/Hayvan-Sagligi/projeler

5. T.C. Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü. Kuduz Profilaksi Rehberi.Erişim tarihi: 27.08.2026. Erişim adresi: https://hsgm.saglik.gov.tr/depo/birimler/zoonotik-ve-vektorel-hastaliklar-db/Dokumanlar/Rehberler/Kuduz_Profilaksi_Rehberi.pdf

6. U.S. Centers for Disease Control and Prevention (CDC). Rabies–Information for Veterinarians.Erişim tarihi: 27.08.2026. Erişim adresi: https://www.cdc.gov/rabies/hcp/veterinarians/index.html

Etiketler: kedi, köpek, kuduz, kuduzdan korunma
GazeteBilim 3 Eylül 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı sel İklim krizi Nepal’i nasıl harekete geçirdi? Nepal-Tibet sel felaketinin nedenleri ve bilimsel gerçekleri

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Okyanusun zeki avcıları: Yunuslar deniz kabuklarını nasıl “alet” olarak kullanıyor?

Avustralya açıklarında kaydedilen ve bilim dünyasında heyecan yaratan yeni bir gözlem, yunusların sadece alet kullanmakla kalmadığını, bu bilgiyi anneden yavruya…

Hayvanlar
24 Ağustos 2026

Papağanlar isimleri zaman zaman insanlara benzer şekilde kullanıyor!

Bazı papağanlar yalnızca insan konuşmalarını taklit etmiyor; belirli bireyleri tanımlamak için isimler verip bu isimleri kullanıyor olabilir.

Hayvanlar
8 Haziran 2026

Kurban kesimi ve veteriner halk sağlığı

Kurban kesimi yalnızca dini bir uygulama değil, veteriner halk sağlığı, epidemiyoloji ve gıda güvenliği açısından da önemli bir halk sağlığı…

Hayvanlar
25 Mayıs 2026

Şehir kuşları insanların cinsiyetini ayırabiliyor mu?

Kuşların kadınlardan neden bir metre daha erken kaçmaya başladığı ise hala tam bir muamma. Kuşların cinsiyetleri nasıl ayırt ettiği veya…

Hayvanlar
14 Mayıs 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
imunify-bot-check

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?