GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Adli Bilimler Dersleri
    • Astronomi Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: “Kara oksijen” keşfedildi!
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Adli Bilimler Dersleri
    • Astronomi Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > “Kara oksijen” keşfedildi!
BilimHaber

“Kara oksijen” keşfedildi!

Yazar: GazeteBilim Çeviri Yayın Tarihi: 28 Ağustos 2024 5 Dakikalık Okuma
Paylaş
kara
2023’te yayımlanan bir araştırmaya göre bazı bakteri ve arkeler “kara oksijen” üretebiliyorlar. (Görsel: Pinterest)

Deniz seviyesinin 4000 metre altında bilim insanları dikkat çekici “kara oksijen”i keşfetti. Peki Bu madde tüm enerji problemlerimizi çözebilir mi?

Darren Orf

Çeviren: Sena Kaplan

Clarion-Clipperton Alanı etrafında saçılmış olarak bulunan polimetalik nodüller, insanlığın yeşil enerjiye geçişini sağlayabilecek kaynaklar arayışında olan maden şirketleri için bu patates büyüklüğündeki maddeler tam bir ödül niteliğinde. Bu nodülleri analiz eden yeni bir çalışmaya göre bu taş öbekleri ışığın ulaşamadığı deniz seviyesinin 4000 altında “kara oksijen” adlı bir maddeyi oluşturabiliyorlar. Bu keşif yaşamın Dünya’da nasıl başladığını anlayışımızı altüst edebilirken aynı zamanda okyanuslarin derinlikleri hakkındaki bilgimizin ne kadar az olduğunu ve derin su araştırmaları hakkındaki müzakereleri de karmaşıklaştıyor.

Hawaii ve Meksika’nın kuzey kıyıları arasındaki Clarion ve Clipperton kırılma bölgelerinin ortasında bulunan 4.5 milyon kilometre kare alanlık bir abisal ova olan Pasifik Okyanusu’nda Clarion-Clipperton Alanı bulunuyor. Bu alan üzerindeki okyanus çok çeşitli deniz yaşamıyla dolu bir ekosisteme sahip olsa bile Clarion-Clipperton Alanı fazlasıyla içerdiği patates büyüklüğündeki polimetalik nodülleriyle biliniyor. Muhtemelen trilyonlarcası olan bu taşlar nikel, mangan, bakır, çinko ve kobalt deposu. Bahsedilen bu metaller yeşil enerjili bir gelecek için kullanılacak kaynaklar arasında olabilir. Bu şekilde bahsedildikleri için bazı madencilik şirketleri bu nodüllere “taş içindeki pil” diyorlar.

Buna rağmen bu nodüllerin sadece elektrikli arabalar için değerli birkaç maden yığını olamayabileceğini aynı zamanda, deniz seviyesinin 4000 metre altında güneş ışınlarının ulaşamadığı bir derinlikte oksijen ürettiğini gösteriyor. Bu beklenmeyen “kara oksijen” kaynağı, CCA’da bulunan nodüllerin amaçlarını yeniden tanımlıyor. Bu taşlar bizim gezegenimizde yaşamın nasıl başladığı konusundaki ve Güneş Sistemindeki Enceladus ve Europa gibi diğer uzay cisimlerindeki muhtemel yaşamı anlamadaki anlayışımızı yeniden değiştirebilir. Bu araştırmanın sonuçları Nature Geoscience adlı dergide yayımlandı.

İskoç Deniz Bilimi Birliği’den (Scottish Association for Marine Science) derin deniz ekolojisti ve araştırmanın başyazarı Andrew Sweetman, “Areobik yaşamın bir gezegende başlaması için oksijen gerekiyor ve bizim anlayışımıza göre Dünya’nın oksijen ikmali fotosentetik organizmalarla başladı. Ama şu an ışığın bulunmadığı derin denizde oksijen üretildiğini biliyoruz. Bu yüzden “Aerobik yaşam nerede başlamış olabilir?” gibi sorulara yeniden dönmemiz gerektiğini düşünüyorum.”dedi.

Bu keşfe doğru yolculuk, on yıl öncesinde Sweetman’nin okyanusların dibine doğru oksijen seviyelerinin nasıl azaldığını analiz etmesiyle başladı. 2013 yılında CCK’de sensörlerin oksijen seviyelerinin arttığını tespit etmesiyle bir sürprize uğradılar. Sweetman bu veriyi sensörlerin yanlış algıladığını düşünerek ciddiye almadı. Ama bundan sonraki çalışmalar abisal ovanın bir şekilde oksijen ürettiğini gözlemlediler. Sweetman, nodüllere affedilen “taş içindeki pil” görüşüne dikkat ederek nodüllerin tıpkı bir “jeopil” gibi davranıp içeriğinde bulunan minerallerin deniz suyunu elektroliz ederek suyu hidrojene ve oksijene ayırabileceğini düşündü.

2023’te yayımlanan bir araştırmaya göre bazı bakteri ve arkeler “kara oksijen” üretebiliyorlar. Bu çalışmadan yol alarak Sweetman ve ekibi CCK’nin çevre koşullarını laboratuvarda yarattılar ve cıva klorür kullanarak mikroorganizmaları öldürdüler. Sonuç ise şaşırtıcıydı: Oksijen seviyeleri yükselmeye devam etmişti. Scienfitic American’a göre Sweetman, nodüllerin yüzeyinde voltaj fark etti ve aşağı yukarı bu voltajı 0.95 V olarak ölçtü.

Bu keşif zaten oldukça ateşli olan bu nodüllerle ne yapılması gerekildiği konusundaki tartışmalarını körüklüyor. The Metals Company’nin CEO’su “taş içindeki pil” sözüyle bu nodülleri enerji problemimizin cevabı olarak görüyor. Ama 25 ülke idari organı olan Uluslararası Denizyatağı Mercisinin (International Seabed Authority) moratoryumun ya da en azından bu nodüllerin çıkarılmasının okyanusu nasıl etkileyebileceği konusunda daha çok araştırmanın yapılacabileceği tedbiri bir uygulama istiyor. Bu, dünya okyanuslarının zaten iklim değişikliğiyle birlikte asitlenme, deoksijenasyon ve kirlilik gibi birçok hasar verici etmenle yüz yüze olmasıyla çok hayati bir istek olduğu görülüyor.

Bu keşfe cevap olarak, bahsedilen araştırmaya katılmamış olan Scripps Oseonografya Enstitüsünden Lisa Levin, bu moratoryumun derin okyanus nodüllerini korumada ne kadar önemli olduğununun Derin Okyanusu Koruma Koalisyonuna konuşurken altını çizdi: “Bu, dünyanın görece keşfedilmemiş bir alanı olan derin okyanusun sınır olarak ne anlama geldiğini anlatan çok iyi bir örnek. Okyanustaki yaşamı nasıl anladığımızı değişterecek yeni işlemleri keşfetmekteyiz. Polimetalik nodüller tarafından oksijen üretimi, yeni bir ekosistem işlevi ve bu işlev, derin okyanus madenciliğinin etkisini anlamada göz önünde bulundurulmalı. Derin okyanus poliçesini şekillendirmesi bakımından bu buluntular, dünyanın okyanusları boyunca derin okyanus üzerindeki bağımsız bilimsel araştırmaların önemini vurguluyor.”

Dünyanın okyanuslarının geleceği; korunmada ya da sömürüde karar kılınacak kritik bir noktaya ilerliyorken bilim, yine olduğu gibi bu ekosistemleri bozmanın düşünemediğimiz kadar ciddi sonuçlara yol açacağını kanıtlamış durumda.

Kaynak:

https://www.popularmechanics.com/science/environment/a61679456/scientists-find-dark-oxygen-deep-below-sea-level (son erişim tarihi:27.08.2024).

Etiketler: deniz ekolojisi, kara oksijen, keşif
GazeteBilim Çeviri 28 Ağustos 2024
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Yazar: GazeteBilim Çeviri
GazeteBilim Haber ve Çeviri Birimi gönüllü, kolektif bir topluluktur ve profesyonel nitelikte çeviri katkılarına açıktır. İletişim için gazetebilimceviri@gmail.com.
Önceki Yazı uzay Yaşam kanıtı: Bir uzaylı neye benzer?
Sonraki Yazı goethe Doğumunun 275. yıl dönümünde Johann Wolfgang von Goethe

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Omar Yaghi ile söyleşi: Keşif her şeydir

Keşif insanların düşünme biçimini etkilemenin, yaşamlarını iyileştirme ve toplumu o keşiften önce görülmemiş şekilde etkilemenin birimidir.

KimyaRöportaj
17 Haziran 2026

Son buluntuların ışığında Neandertallerin gizemli dünyası

Neandertaller geçmişten günümüze kadar ilkel ve bilişsel açıdan sınırlı olarak tasvir edildi. Oysa ki, bugün sahip olduğumuz buluntular sayesinde beslenme…

Antropoloji
14 Haziran 2026

Balık yağı hayat kurtarabilir mi?

Kalp hastalıkları söz konusu olduğunda, mucize çözüm iddiaları bazen tartışma yaratsa da veriler durup bakmayı gerektirir. Son yayınlanan büyük ölçekli…

Biyoloji
13 Haziran 2026

Kozmik bir “Rosetta taşı” gizemli sinyallerin kaynağını açığa çıkarıyor

Eş yıldızını yiyerek beslenen bir yıldız, astronominin en kafa karıştırıcı tekrarlayan sinyallerinden birinin kökenini nihayet gözler önüne serdi.

Uzay
11 Haziran 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?