GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Evrim karşıtlığının kısa tarihi: Yaratılışçılığın ithali
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Genel > Evrim karşıtlığının kısa tarihi: Yaratılışçılığın ithali
Genel

Evrim karşıtlığının kısa tarihi: Yaratılışçılığın ithali

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 23 Şubat 2024 12 Dakikalık Okuma
Paylaş

1970’lerden günümüze evrim karşıtlığının serüveni…

Ülkemizde yaratılışçı faaliyet, 1970’li yıllardan itibaren, evrim ve Evrim Kuramı karşısında ciddi bir tehdit haline gelmeye başlamıştır. Öyle ki, bu yılların ikinci yarısında, Milli Selamet Partisi’nin de içinde bulunduğu Milli Cephe hükümetleri, İslamcı hareket ile iktidar arasındaki ilk doğrudan teması sağlamıştır.[1] Bu dönemde, Necmettin Erbakan öncülüğündeki Milli Selamet Partisi’nin çabaları ile bir dincileştirme politikası izlenmiş ve özellikle evrim konusu üzerinde durularak, evrim ve Evrim Kuramı’nın yerine yaratılışçı savların geçirilmesi gerektiği gündeme getirilmeye başlanmıştır.[2] Bu yıllarda evrim karşıtı bir başka girişim de, FETÖ elebaşı Fethullah Gülen tarafından gerçekleştirilmiştir. Gülen, evrim karşıtı olan Yaratılış Gerçeği ve Evrim adlı kitabının önsözünde, eserinin içeriğinin, 1960’lı yılların sonunda dar bir çevrede gerçekleşen sohbetlere dayandığını, bu sohbetlerin 1970’li yıllardaki konferanslarla geniş kitlelere ulaştığını belirtmektedir. Gülen, evrim ve Evrim Kuramı karşıtı olan bu konferanslarında, Türk Eğitim Sistemi’ndeki biyoloji derslerinden evrime dair içeriklerin çıkarılmasını talep etmiştir:

“… liselerde okutulacak biyoloji kitaplarını, biyokimya kitaplarını, Allah’ın adıyla bizim adamlarımız, dinimize, kökenimize inanmış, bağlı kimseler hazırlasınlar…”[3]

Gülen’in bu arzusu, 1980’li yıllarda karşılık bulmuştur.[4] Öyle ki, ANAP milletvekili Vehbi Dinçerler’in Milli Eğitim Bakanı olduğu bu dönemde, yaratılışçı faaliyet büyük bir ivme kazanmış ve evrim karşıtı eserler Milli Eğitim Basımevi tarafından yayımlanmaya başlamıştır. Bu eserlerden biri olan ve 1985 yılında yayımlanan Evrim Teorisi Hakkında Rapor Özeti adlı çalışmanın önsözünde Evrim Kuramı ile ilgili olarak şu ifadelere yer verilmiştir[5]:

“Bilindiği gibi;

Evolüsyon (Evrim-gelişim) kavramı genel bir düşünce tarzıdır. Her alanda tatbikatı yapılagelmektedir. Lamarck (1744-1829) ve Darwin’in (1809-1882) ileri sürdüğü “Türlerin Menşei” nazariyesi de bu genel düşüncenin canlılara uygulanan gelişmiş bir tatbikidir. Ancak bu nazariye iki yüz yıl içinde bütün Dünya’da ve Türkiye’de geniş tartışmalara yol açmıştır. Şöyleki;

a. Teorinin kanunlaşması bugüne kadar mümkün olamamıştır. (Meselâ, yerçekimi kanunu diyoruz, yerçekimi teorisi demiyoruz.)

b. Teoriyi çürütmek için yapılan “red” çalışmaları ve münakaşalar, teoriyi ispat gayretlerini aşmıştır.

c. Mukabil teori geliştirme çalışmaları ve münakaşaları devam etmektedir.

Türkiye’de bu münakaşaların yeri fiilen ortaöğretim, hatta ilköğretim ve bununla ilgili yan veya üst kuruluşlar ile ortaöğretimde çocukları okuyan veliler olmuştur. Müşahedeler gösteriyor ki; bu teorinin bu seviyede münakaşası ayırıcı, kırıcı, şaşırtıcı, ilme güveni sarsıcı hatta ilimle dinî görüşlerin çatışması fikrini îmâ edici sonuçları doğurmuştur. Bu yönleriyle bu tartışmalar en azından kimseye fayda getirmemiştir.

Kaldıki; “120 senedir kanunlaşmamış bir teorinin” karşısındaki görüşlerin de ders kitaplarında okutulmamasının objektif ve ilmî olamayacağı da bizzat sade vatandaşımızın bile hassasiyetle üzerinde durduğu bir husus olmuştur.

Ekteki rapor, bu teorinin eksikliklerini ve karşı görüşlerin de okullarda okutulmasını savunmaktadır. Raporun tetkiki ile lehte ve aleyhteki her türlü görüşünüzü Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına bildirmenizi rica ederim.”[6]

Dinçerler döneminde MEB, yaratılış biliminin babası olarak kabul edilen[7] Henry M. Morris’in kurucusu olduğu Yaratılış Araştırmaları Enstitüsü (The Institute for Creation Research) ile yakınlaşmış, Dinçerler, -Hristiyan kökenli olan- bu hareketle birebir iletişim kurmuş[8], ICR yöneticileri ülkemizde çeşitli konferanslara katılmış ve yayınları dilimize kazandırılmıştır.[9] Örneğin, ICR’nin kurucu başkanı Henry M. Morris’in hazırladığı Yaratılış Modeli adlı eser, 1985 yılında Milli Eğitim Basımevi tarafından tercüme edilerek basılmıştır. Eserin içeriği, Batı’da Genç Dünya Yaratılışçılığı (Young Earth Creationism) olarak anılan hareketin tipik bir örneğini barındırmaktadır. Söz konusu eserde dünyanın yaşının 10.000 yılı geçmediği; insanlık tarihinin ise 4.000-5.000 yıllık bir geçmişi olduğu savunulmaktadır.[10]

1990’lı yıllara geldiğimizde, yaratılışçılığın ülkemizde kurumsallaştığı gözlenmektedir.[11] Yaratılışçıların bu atılımının merkezinde ise Adnan Oktar ve onun kurmuş olduğu Bilim Araştırma Vakfı (BAV)[12] yer almaktadır. Oktar da, Dinçerler gibi ICR ile yakın ilişkiler kurma yoluna gitmiş; Hristiyan kökenli enstitünün kitapları, İslam’a ve Kuran’a uyumlu hale getirilerek süslü ve bir o kadar masraflı kitaplar olarak neredeyse bütün dünya dillerine çevrilmiş ve her yerde bedava dağıtılmaya başlanmıştır.[13] 

BAV tarafından, Harun Yahya takma adıyla yayımlanan eserler de dahil olmak üzere, gerçekleştirilen faaliyetlerin yıllık maliyetinin milyon dolarlarla ifade edilmesi, söz konusu vakıf ile ilgili soru işaretlerine yol açmış ve Oktar önderliğindeki Bilim Araştırma Vakfı’nın, Evrim Kuramı’na karşıtlığıyla bilinen[14] Necmettin Erbakan ve Fethullah Gülen Hareketi tarafından finanse edildiği iddia edilmiştir.[15]

Yaratılışçılığın ithaline bir örnek: Entropi Yasası

Yaratılışçıların Evrim Kuramı’na yönelik gerçekleştirdiği en temel saldırılardan biri, Entropi Yasası olarak da bilinen Termodinamiğin İkinci Yasası üzerinden gerçekleştirilmektedir. Yaratılışçılar arasında Entropi Yasası öylesine popülerdir ki yaratılışçılığın erken dönemi olarak kabul edilebilecek Genç Dünya Yaratılışçılığı’ndan; geç dönemi olarak kabul edilebilecek Akıllı Tasarım Yaratılışçılığı’na kadar, bu yasa üzerinden Evrim Kuramı’na saldırılmaya devam edildiği görülmektedir.[16]

Yaratılışçılara göre Entropi Yasası, temelde, evrendeki düzenlilikten düzensizliğe doğru gerçekleşen süreci ya da giderek artan düzensizliği ifade ederken; Evrim Kuramı ise yeryüzündeki yaşamın, basit formlardan karmaşık formlara doğru, artan bir biyolojik düzenlilikte ilerlediğini ortaya koymaktadır.[17] Böylece -yaratılışçılar için- Evrim Kuramı, Entropi Yasası ile uyuşmamakta ve geçersiz bir iddia seviyesinde kalmaktadır. Elbette yaratılışçıların ne Entropi Yasası ne de Evrim Kuramı üzerine gerçekleştirdikleri yorumları doğru kabul etmek mümkündür.[18]  Başka bir deyişle gerek Evrim Kuramı, gerekse de Entropi Yasası, yaratılışçılar tarafından yeterince anlaşılamamıştır. Bununla birlikte ülkemizdeki yaratılışçılar, bu sofizma[19]yı da Batı’dan ithal edip, Evrim Kuramı’na karşı kullanmayı ihmal etmemişlerdir.

Evrim Kuramı’nın 2017’de MEB’in yeni müfredatından çıkarılması ve şimdi de biyoloji felsefesi olarak “yaratılış teorisi”nin konulmak istendiği iddiası, bu çağ dışı anlayışın karar vericiler konumundaki yerinin ne düzeyde olduğunun belirlenmesi açısından önemlidir. Sonuçta, bilimde hiçbir yeri olmayan bu ve benzeri köhne görüşleri alttan alta destekleyerek toplumu bilim dışına sürüklemek, ülkemizin çağdaş medeniyetler seviyesine erişme gayretine büyük bir zarar vermiştir ve ne yazık ki, vermeye de devam etmektedir.


[1] R. Nazlı Öztürkler Somel, “Türkiye’de Biyolojik Evrim Eğitiminin Tarihsel ve Sosyolojik Bir Değerlendirmesi”, Biyoloji Eğitiminde Evrim, (Ed.) A. Nihat Bozcuk; Murat Özmen; Battal Çıplak, İnönü Üniversitesi Basımevi, Malatya 2007, s. 151.

[2] Kenan Ateş, “Türkiye’de Yaratılışçılık”, Dünü ve Bugünüyle Evrim Teorisi, Evrensel Basım Yayın, İstanbul 2009, s. 281.

[3] Aktaran: Aykut Kence, “Eğitimde Köktendinci İşbirliği”, Düşün,  Sayı 14, Bahar 2002, s. 13.

[4] Aykut Kence, “Evrim ve Yaratılışçılık”, Cumhuriyet, 24 Nisan 1985; Aykut Kence, “Biyoloji Eğitiminde Evrim ve Yaratılışçılık”, Türkiye Bilimler Akademisi Bilimsel Toplantı Serileri 2. Aktaran: Aykut Kence, “Eğitimde Köktendinci İşbirliği”, Düşün,  Sayı 14, Bahar 2002, s. 13.

[5] Yazım hatalarına dokunulmadan alıntılanmıştır.

[6] Evrim Teorisi Hakkında Rapor Özeti, (haz.) Münip Yeğin; Adem Tatlı; E. Edip Keha, Milli Eğitim Basımevi, Ankara 1985, s. 3-4.

[7]Eugenie C. Scott, Evrim mi Yaratılışçılık mı?, (çev.)Levent Can Yılmaz, Evrensel Basım Yayın, İstanbul 2012, s. 159.

[8] Aykut Kence, “Şeriatçılığın Böylesi!”, Cumhuriyet, 2 Mart 2002. Aktaran: R. Nazlı Öztürkler Somel, “Türkiye’de Biyolojik Evrim Eğitiminin Tarihsel ve Sosyolojik Bir Değerlendirmesi”, Biyoloji Eğitiminde Evrim, (Ed.) A. Nihat Bozcuk; Murat Özmen; Battal Çıplak, İnönü Üniversitesi Basımevi, Malatya 2007, s. 151.

[9] R. Nazlı Öztürkler Somel, “Türkiye’de Biyolojik Evrim Eğitiminin Tarihsel ve Sosyolojik Bir Değerlendirmesi”, Biyoloji Eğitiminde Evrim, (Ed.) A. Nihat Bozcuk; Murat Özmen; Battal Çıplak, İnönü Üniversitesi Basımevi, Malatya 2007, s. 151.

[10] Yaratılış Modeli, (haz.) Henry M. Morris, (çev.) Adem Tatlı; E. Edip Keha; Cafer Marangoz; Kemal Solak; İsmet Hasenekoğlu, Milli Eğitim Basımevi, Ankara 1985, s. 123-156.

[11] R. Nazlı Öztürkler Somel, “Türkiye’de Biyolojik Evrim Eğitiminin Tarihsel ve Sosyolojik Bir Değerlendirmesi”, Biyoloji Eğitiminde Evrim, (Ed.) A. Nihat Bozcuk; Murat Özmen; Battal Çıplak, İnönü Üniversitesi Basımevi, Malatya 2007, s. 152.

[12] Söz konusu faaliyet, günümüzde, Teknik ve Bilim Araştırma Vakfı adıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıntılı bilgi için bkz. http://teknikvebilimarastirmavakfi.org/ (Son erişim tarihi: 02.08.2017)

[13] Kenan Ateş, “Türkiye’de Yaratılışçılık”, Dünü ve Bugünüyle Evrim Teorisi, Evrensel Basım Yayın, İstanbul 2009, s. 283.

[14] Erbakan, Evrim Kuramı ile ilgili şu cümleleri kurmaktadır: “genetik bilimindeki son gelişmeler Darwin nazariyesini geçersiz kılmaktadır… Dolayısıyla maymundan insan olmaz, çünkü hayvandır.” Ayrıntılı bilgi için bkz. “Darwin’in Maymununa Karşı Hocanın Kedisi”, Hürriyet, 14 Ocak 1997. Aktaran: Aykut Kence, “Eğitimde Köktendinci İşbirliği”, Düşün,  Sayı 14, Bahar 2002, s. 13.

[15] Cumhuriyet, 29 Haziran 1999. Aktaran: https://ncse.com/library-resource/islamic-scientific-creationism (Son erişim tarihi: 02.08.2017); Kenan Ateş, “Türkiye’de Yaratılışçılık”, Dünü ve Bugünüyle Evrim Teorisi, Evrensel Basım Yayın, İstanbul 2009, s. 283.

[16] Genç Dünya Yaratılışçılığına dair bir örnek için bkz. Yaratılış Modeli, (haz.) Henry M. Morris, (çev.) Adem Tatlı; E. Edip Keha; Cafer Marangoz; Kemal Solak; İsmet Hasenekoğlu, Milli Eğitim Basımevi, Ankara 1985, s. 35; 43-50. Akıllı Tasarım Yaratılışçılığına dair bir örnek için bkz. Walter L. Bradley, “Information, Entropy, and the Origin of Life”,  Debating Design From Darwin to DNA [Darwin’den DNA’ya Tasarım Tartışması], William A. Dembski; Michael Ruse (Ed.), Cambrigde University Press, New York 2004, s. 331-351. 

[17] Ardea Skybreak, Evrim Bilimi ve Yaratılış Efsanesi Neyin Gerçek ve Neden Önemli Olduğunu Bilmek, (çev.) Betül Çelik, Yordam Kitap, İstanbul 2010, s. 286.

[18] Örneğin, Entropi Yasası’nda yararsız enerjinin artması, her şeyden önce, kapalı sistemler için geçerliyken; organizma türlerinin evrimi, bir dış kaynak olarak güneşin sürekli enerji girişi sağladığı açık bir sistemde gerçekleşmektedir. Bkz. Ernst Mayr, Evrim Nedir?, (çev.) Nurdan Soysal, Say Yayınları, İstanbul 2016, s. 29. Ayrıca doğadaki evrim, yaratılışçıların savladığı gibi en basitten en karmaşığa doğru düz bir çizgide gerçekleşen bir ilerlemeden ziyade oldukça kapsamlı bir süreci içermektedir. Sözgelimi, kör mağara balıkları, karmaşık ve işlevsel gören gözlere sahip bir türden evrimleşmişken; yaşamlarını ışığın bulunmadığı bir ortamda sürdürmeye başlayınca, evrimsel süreç içerisinde gözlerini ve görebilme yeteneklerini yitirmişlerdir. Bkz. Ardea Skybreak, Evrim Bilimi ve Yaratılış Efsanesi Neyin Gerçek ve Neden Önemli Olduğunu Bilmek, (çev.) Betül Çelik, Yordam Kitap, İstanbul 2010, s. 286-287. Kısacası, evrimsel süreçte sabit bir yönden söz etmek mümkün değildir.

[19] Yaratılışçıların bilimsel kılıf altında gerçekleştirdiği bilimci sofizmalar, modern bilime ve onun metodolojik doğalcılık olarak adlandırılan yöntemine saldırmayı amaçlayan ince düşünülmüş, art niyetli bir yaklaşım barındırmaktadır. Günümüzde tamamı çürütülen bu safsatalar için en uygun terim sofizmadır. Sofizma, ilk bakışta geçerli gibi görünmekle birlikte, geçerli olmayan, incelikli ama yanıltıcı argüman ya da akıl yürütmelerdir. Bkz. Ahmet Cevizci, Paradigma Felsefe Sözlüğü, Paradigma, İstanbul 1999, s. 781.

Etiketler: evrim, yaratılışçılık
GazeteBilim 23 Şubat 2024
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı evrim MEB’in biyoloji felsefesi “Yaratılış teorisi” mi oluyor?
Sonraki Yazı anestezi hayvan Anestezi bilinci açıklamamızda bize yardımcı olabilir mi?

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Kolektif öğrenilmiş çaresizlik

Prof. Dr. Tayfun Uzbay ve Prof. Dr. Barış Erdoğan, psikolojinin kavramlarından “öğrenilmiş çaresizlik” teorisini toplumsal düzeye taşıdı.

Genel
16 Nisan 2026

Çarpıcı bir adaptasyon: Kuşlar yuvalarını korumak için neden sigara izmaritini kullanıyor?

Bilim insanları kuşların bu evrimsel zekasına hayran kalsalar da, ortadaki büyük ekolojik tehlikeye dikkat çekiyorlar.

Hayvanlar
29 Mart 2026

Yapay zekâyla yapay evrim oluşturuldu!

Sonuçlar, yapay zekanın evrimi daha iyi anlamak için nasıl kullanılabileceğini gözler önüne seriyor.

BiyolojiYapay Zekâ
5 Mart 2026

Dinozorların mirasçıları: Kuşların gizemli soy ağacı tamamen çözüldü!

11.000 türün tamamını kapsayan bu yeni aile ağacı, her bir türün DNA'sındaki "barkodları" okuyarak, kuşların geçmişine dair eksik olan binlerce…

Biyoloji
10 Şubat 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?