GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Anne ve çocuğunun bağı kelimeleri aşıyor!
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Sinirbilim > Anne ve çocuğunun bağı kelimeleri aşıyor!
Sinirbilim

Anne ve çocuğunun bağı kelimeleri aşıyor!

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 23 Mart 2026 4 Dakikalık Okuma
Paylaş
çocuk
Bulgular anne ve çocuğun farklı dilleri konuşmasının beyin eşleşmesine direkt olarak bir etkisi olmadığı yönünde.

Bu senkronize eşleşme, etkileşim halinde olan iki insanın beyinlerinde eş zamanlı çalışan nöron hareketliliği şeklinde tanımlanıyor ve yalnızca anne ve çocuğuyla kısıtlı değil.

Çeviren: Elifnur Durduran

Yeni bir araştırma anne ve çocukların oyun oynarken hatta kendi ana dillerinden başka bir dilde konuşurken senkronize nöronsal aktivite sergilediklerini gösteriyor; anne ve çocuğunun bağı kelimeleri aşıyor!

Bu senkronize eşleşme, etkileşim halinde olan iki insanın beyinlerinde eş zamanlı çalışan nöron hareketliliği şeklinde tanımlanıyor ve yalnızca anne ve çocuğuyla kısıtlı değil.

Eşleşme, insanlar beraber çalışırken, konuşurken, oyun oynarken ve şarkı söylerken gerçekleşiyor; insanların neden karaoke sevdiği sorusuna potansiyel bir cevap olarak karşımıza da çıkmış oluyor. Ve eşleşmenin başarılı bir şekilde insanlarla etkileşim kurmaya yardım ederek sosyal ilişkiler kurmayı desteklediği biliniyor olsa da daha önce iki dillilik bağlamında incelenmemişti.

İki dil konuşmak beyin sağlığını destekleyerek sosyal kuralları anlama, kültürel normları öğrenme gibi eşleşmeyle kolaylaşan yetileri kazandırmada ve dil öğrenme becerilerinin gelişmesinde büyük rol almasına rağmen özellikle iki dil konuşan çocuklara gelişimsel sinirbilimde yeterince yer verilmemektedir.

Bu sebeple Birleşik Krallıkta yer alan Nottingham Üniversitesindeki sinirbilimciler tarafından yürütülen bir araştırma ekibi, ana dili İngilizce olmayan anne ve çocukların beyinlerindeki eşleşmede konuşulan dilin bir etkisi olup olmadığını keşfetmek amacıyla Frontiers in Cognition’da da yayınlanan bir deney tasarladı.

Araştırmacılar, 15 çiftten oluşan ve iki dil konuşan anne-çocukları üç farklı koşulda gerçekleşen bir laboratuvar ortamında inceledi. Bu üç koşul, ana dil konuşurken oyun oynama, İngilizce konuşurken oyun oynama ve aralarında bir paravanla beraber sessizce oyun oynamaydı.

Anneler ve çocuklar beyinde sosyal davranışların regülasyonunu sağlayan iki bölge olan prefrontal korteks ve temporal lobdaki sinirsel hareketleri ölçen Fonksiyonel Yakın Kızılötesi Spektroskopisi (fNIRS) şapkaları taktı.

fNIRS taramaları beyin eşleşmesinin anne ve çocuğun ayrı oynadıkları zamana kıyasla beraber oyun oynadıkları zaman hangi dili konuştuklarından bağımsız bir şekilde gerçekleştiğini gözlemledi.

Eşleşme özellikle insanın kendi kişiliğini yansıtmasında ve seçim yapmasında sorumlu olan prefrontal kortekste kendisini gösterdi. Sosyal örüntü izleme, dil ve benlik bilinci ile bilinen temporal lobda ise eşleşme hareketliliği daha azdı.

Bulgular anne ve çocuğun farklı dilleri konuşmasının beyin eşleşmesine direkt olarak bir etkisi olmadığı yönünde. Çoğu zaman iki dil bilen çocuklar bu dilleri öğrenmeye oldukça küçükken başlar. Buna kıyasla iki dil bilen ebeveynler ikinci dillerini daha sonradan öğrenmiştir, bu durum bazen duygusal bir çatışmayı tetikleyebilir.

“İki dil bilen insanlar genelde ana dili olmayan dili konuştuklarında kendilerini o dilden duygusal olarak uzak hissettiklerini söylemekte, bu sebeple de ebeveyn-çocuk ilişkilerinde duyguların gösterimi ya da disiplin konusunda sıkıntı yaşadıklarını belirtmektedir.” diyerek açıklıyor araştırma yazarları.

İyi haberse bu dilsel mesafenin beyin eşleşmesini engellememesi. Çünkü eşleşme, ebeveyn-çocuk arasındaki ilişkinin kalitesini önemli derecede etkilemekte.

“İki dil konuşmak zaman zaman bir meydan okuma gibi görünse de bize hayatta avantajlar da kazandırabilir. Araştırmamız da birden fazla dille büyümenin sağlıklı iletişim ve öğrenimi desteklediği yönünde.” diyor profesör ve araştırmanın baş yazarlarından Douglas Hartley.

Araştırmacılar gelecekte gerçekleştirilecek deneylerin kapsamını, ana dillerinden farklı bir dili akıcı konuşamayan ebeveynlerin olduğu aileleri ve ikinci dili daha geç yaşta öğrenen çocukları da kapsayacak şekilde genişletmesi gerektiğini öne sürüyorlar.

Ayrıca, tanıdık ilişkiler daha uzak ilişkilere kıyasla daha fazla beyin eşleşmesi oluşturma eğiliminde olduğundan, gelecekteki çalışmalar çocuklar ile öğretmenleri veya çocuklar ile yabancılar arasındaki bu etkinin gücünü incelemelidir.

Ve bu çalışma sadece sözlü etkileşimle sınırlı olmadığından, göz teması ve jestler gibi sözel olmayan ipuçlarının etkilerini, dil aracılığıyla iletilenlerden ayırmak faydalı olabilir.

En önemlisi, bir insanın sonradan öğrendiği dilin beyin eşleşme aktivitelerinin önünü kesmediği için de bulgular konuşulan her dilin bir sevgi dili olabileceğini destekliyor.

Araştırma Frontiers in Cognition’da yayınlandı.

Kaynak: https://www.sciencealert.com/mothers-and-kids-sync-brain-activity-even-in-non-native-languages


GazeteBilim 23 Mart 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı düşen Düşen kedinin sırrı çözüldü mü? Yerçekimine meydan okuyan omurga
Sonraki Yazı yıldırım İnsanlar da Pikachu gibi yıldırımı silah olarak kullanabilir mi?

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
kurt, köpek
Acaba Öyle midir?Zooloji

İddia: “Kurt evcilleşmeyen tek hayvandır!”

Tabii ki bu cümle baştan aşağı yanlıştır. Öncelikle kurt ilk ve en mükemmel evcilleşen hayvandır. İnsanın en yakın dostu köpek…

2 Şubat 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Uykusuz gecelerin görünmeyen yüzü: ABD’de her yıl yarım milyon demans vakası

Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, yaşlı yetişkinlerde görülen demans vakalarının yüzde 12,5'inin doğrudan uykusuzlukla ilişkilendirilebileceği oldu. Bu oran, yalnızca ABD genelinde…

Sinirbilim
17 Şubat 2026

Günlük müzik dinleme alışkanlığı demans riskindeki büyük düşüşle bağlantılı

Monash Üniversitesi bünyesinde yürütülen güncel bir çalışma, 70 yaş sonrasında müzik dinleme alışkanlığının, demans riskinde anlamlı bir azalma ile ilişkili…

Sinirbilim
21 Ocak 2026

Çiftlerde uyku problemine çözüm: Yatağı değil yorganları ayırın

Eğer partnerinizle yorgan kavgası, sıcaklık farkı veya huzursuz bacak hareketleri yüzünden uyku sorunu yaşıyorsanız, İskandinav Uyku Yöntemi pratik ve ekonomik…

Sinirbilim
8 Ocak 2026

Midemizde tatlıya neden her zaman yer vardır?

Fiziksel açlık ile birlikte çalışan bir de hedonik açlık vardır, biz buna sadece tadı güzel olduğu için yeme isteği diyebiliriz.

Sinirbilim
30 Aralık 2025
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?