GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Lacan Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • E-Dergi
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Midemizde tatlıya neden her zaman yer vardır?
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Lacan Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • E-Dergi
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Sinirbilim > Midemizde tatlıya neden her zaman yer vardır?
Sinirbilim

Midemizde tatlıya neden her zaman yer vardır?

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 30 Aralık 2025 3 Dakikalık Okuma
Paylaş
şeker
Şekerli yiyecekler beynin ödül merkezini, özellikle dopamin sistemini, çok güçlü şekilde aktive eder. (Görsel: Pixabay)

Fiziksel açlık ile birlikte çalışan bir de hedonik açlık vardır, biz buna sadece tadı güzel olduğu için yeme isteği diyebiliriz.

Çeviren: Beyza Aydoğdu
GazeteBilim Yazı İşleri

Yılbaşı yemeği bitmiş, karnın tıka basa dolmuş…

Ama bir bakıyorsun ki masadaki bir dilim pasta hala cazip geliyor. Ne oluyor burada?

Bu duyguyu Japonlar betsubara yani ayrı mide diye tanımlamışlar. Anatomide gerçekten ekstra bir mide yok ama beynimiz bize öyle hissettiriyor.

Çoğumuz midenin bir torba gibi sabit boyutta olduğunu düşünürüz. Aslında mide esneyebilen bir organdır, yemeğe başladığımızda midenin düz kasları gevşer ve yeni lokmalar için fazladan yer açar.

Ağır bir ana yemek, sindirim için mideyi çok çalıştırırken, dondurma ya da puding gibi yumuşak tatlılar, mideyi doldursa bile ana yemeklerde olduğu gibi güçlü bir mekanik gerilim oluşturmaz. Bu nedenle mide doluluğunu algılayan sistemler yeterince uyarılmaz ve tokluk hissi, tatlı tüketimi sırasında daha geç baskın hale gelir.

Ancak yeme davranışını belirleyen tek etken mide kaynaklı fizyolojik sinyaller değildir, bu aşamada beynin ödül ve motivasyonla ilişkili mekanizmaları da devreye girer. Fiziksel açlık ile birlikte çalışan bir de hedonik açlık vardır, biz buna sadece tadı güzel olduğu için yeme isteği diyebiliriz. Şekerli yiyecekler beynin ödül merkezini, özellikle dopamin sistemini, çok güçlü şekilde aktive eder. Bu da bizi tatlıyı yemek için motive eder ve doydum sinyallerini biraz zayıflatır. Bu yüzden ana yemekle doyarken de tatlıyı düşünmeye başlamamız şaşırtıcı değildir. Aynı zamanda bir yemeği yerken tat ve doku duyuları yavaş yavaş monotonlaşır. Bu olaya duyumsal özgül tokluk denir yani beynin o yemek türüne eskisi kadar tepki vermemesi. İşte bu yüzden tatlı, kremalı, ekşi veya başka tat profilleri, ana yemekten farklı oldukları için beyin tarafından yeniden ilginç bulunur ve motivasyon yeniden yükselir. Üstelik bu artan motivasyon, tokluk hissini düzenleyen hormonal yanıtların henüz tam olarak devreye girmediği bir zaman aralığında ortaya çıkar.

Açlık ve tokluk hormonları (örneğin GLP-1, peptit YY gibi) vücutta yükselip tam doygunluk hissi yaratana kadar genelde 20–40 dakika kadar zaman alır. Oysa çoğumuz tatlı kararını bu süreç tamamlanmadan, hormonlar tepki vermeden önce veririz. Bu da tatlı yeme isteğinin fiziksel doygunluk sinyallerinin önüne geçmesine izin verir. Ayrıca sosyokültürel etkiler de var. Tatlı sadece biyolojinin oyunu değil, aynı zamanda psikoloji ve kültürle de örülmüş bir istektir. Birçok kültürde tatlılar kutlamanın, konforun ve sosyal bağların bir parçasıdır. Doğum günleri, bayramlar, aile yemekleri… Tatlı her zaman şenlik tamamlama öğesi olarak reçetelenmiştir. Bu da beynimizde tatlının beklentiyle ilişkilendirilmesine neden olur.

Yani “doydum” dediğinde bile elin tatlıya uzanıyorsa, bu durum irade eksikliğinden çok, mide, beyin ve tokluk hormonları arasındaki zamanlama farklarının doğal bir sonucu olabilir.

Kaynak

  1. https://www.sciencealert.com/theres-always-room-for-dessert-and-science-can-explain-why
Etiketler: açlık, bilim, tatlı
GazeteBilim 30 Aralık 2025
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı beyin Kararların mimarı mı, yoksa maruz kalmanın mahkûmu mu? İradeyi yeniden tanımlamak
Sonraki Yazı fizik Kuantum fiziğine neden ihtiyaç duyuyoruz?

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Fazla televizyon beynin küçülmesine neden olabilir!

Çok televizyon izleyen orta yaşlı erkeklerde, Alzheimer'a yatkın beyin bölgelerinin küçüldüğü ve bunamayla ilişkili beyin hasarının arttığı tespit edildi.

Sinirbilim
13 Ağustos 2026

Zayıflama ilaçları psikiyatrinin neresinde?

Zayıflama ilacı ve terapinin birbirinin tamamlayıcısı olarak kullandığımız bütüncül tedavi modelleri yaygınlaşacak gibi görünüyor.

Psikiyatri
29 Temmuz 2026

Zihnin iç görüntüleri: Beyin görmeden görmeyi nasıl açıklıyor?

Ortada hiçbir görsel uyaran yokken beyniniz yine de görme benzeri bir deneyim üretir. İşte bu olguya zihinsel görselleştirme (visual mental…

Sinirbilim
10 Haziran 2026

Kasların kendine özgü bir “hafızası” var – Peki nasıl çalışıyor?

Her ne kadar öyle hissettirmese de işlemsel bellek yalnızca kaslarımızı değil, aynı zamanda beynimizi de kapsar.

Sinirbilim
24 Nisan 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
imunify-bot-check

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?