GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: 6 Şubat depremlerinin 3. yıldönümü: “Erken uyarı sistemi kurulsaydı yangınlar ve can kayıpları azalırdı”
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Jeoloji > 6 Şubat depremlerinin 3. yıldönümü: “Erken uyarı sistemi kurulsaydı yangınlar ve can kayıpları azalırdı”
Jeoloji

6 Şubat depremlerinin 3. yıldönümü: “Erken uyarı sistemi kurulsaydı yangınlar ve can kayıpları azalırdı”

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 5 Şubat 2026 15 Dakikalık Okuma
Paylaş
afet
Ülkemizde ilk defa 9 saat içerisinde 7,6 ve 7,7 büyüklüğünde iki deprem meydana gelmesi sonucu çok büyük can kayıplarının olması ve yoğun yapı hasarının, ülkemizde ilk risk azaltma planı yapılan Kahramanmaraş’ta gerçekleşmesidir.

Şayet ülkemizde bu deprem öncesi bölgede veya ülke genelinde bir deprem erken uyarı sistemi kurulmuş olsaydı elektrik ve doğalgaz sistemlerinin kesilmesi sonucu birçok yangının oluşmayacağıydı; birçok bölgede oluşturulacak uyarı ve alarmla birçok insanın hayatını kurtarmak mümkün olacaktı.

İçindekiler
Yoğun hasar ilk risk azaltma planının yapıldığı Kahramanmaraş’ta olduRisk azaltma planları hayata geçirilmeliErken uyarı sistemleri kurulsaydı birçok yangın çıkmazdıKoordinasyon hızlı ve etkin olarak sağlanmalıAnaokullarında yaşlı bakım merkezlerine kadar afet hazırlığıBütünleşik bir afet ve acil durum planıAfetlere dönük STK’larda görev alan gönüllü sayısıErişim sağlanmayan verilen AFAD tarafından sunulmalıDeprem senaryoları ne kadar gerçekçi?Göstermelik değil ciddi afet tatbikatlarıHiçbir uzman depremin gününü ve saatini söyleyemezBazı uzmanların ürkütücü senaryoları afet hazırlığını aksatıyorDeprem ülkesi olmamız görmezden geliniyorHer ay ülkemizde 5 büyüklüğünde bir deprem oluyorDoğru soru “deprem ne zaman olacak?” değil, “kendimi nasıl korurum?” olmalıOy kullanan vatandaşlar siyasilere sormalıDepremin oluş zamanı bilinmez

Prof. Dr. Şerif Barış
Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü

Röportaj: Binali Furkan Alper
GazeteBilim Yazı İşleri

Yıldönümünde 6 Şubat’a bilim insanı gözüyle baktığınızda almamız gereken en büyük ders nedir?

Aslında yaşanan bu felaket bilimsel açıdan birçok dersin çıkarıldığı bir afettir.

Yoğun hasar ilk risk azaltma planının yapıldığı Kahramanmaraş’ta oldu

Ülkemizde ilk defa 9 saat içerisinde 7,6 ve 7,7 büyüklüğünde iki deprem meydana gelmesi sonucu çok büyük can kayıplarının olması ve yoğun yapı hasarının, ülkemizde ilk risk azaltma planı yapılan Kahramanmaraş’ta gerçekleşmesidir. Ayrıca bu yaşanan depremlerin bazı bölgelerde büyütme etkisinin 10 kata kadar artması, süper yırtılma olayının bölgede gerçekleşmesi bilimsel açıdan ülkemiz için birçok ilki oluşturmuştur.

Risk azaltma planları hayata geçirilmeli

Bu deprem öncesi ülkede yapılan il risk azaltma planlarının bu tür bölgesel bir büyük depremde yeterli olmadığı çıkarılan en önemli derstir. Bu depremden sonra AFAD tarafından olası bir depreme karşı Marmara Bölgesi Risk Azaltma Daire Başkanlığı kurularak İstanbul ve bölgedeki şehirlerin risk azaltma planları bölgesel anlamda hayata geçirilmiştir.  Bu tür bölgesel risk azaltma planlarının ülkedeki büyük deprem oluşturacak faylar ve sismik boşluk olarak tanımlanan bölge etrafındaki iller için de hayata geçirilmesi gerekir.

Erken uyarı sistemleri kurulsaydı birçok yangın çıkmazdı

Çıkarılan diğer bir ders ise şayet ülkemizde bu deprem öncesi bölgede veya ülke genelinde bir deprem erken uyarı sistemi kurulmuş olsaydı elektrik ve doğalgaz sistemlerinin kesilmesi sonucu birçok yangının oluşmayacağıydı; birçok bölgede oluşturulacak uyarı ve alarmla birçok insanın hayatını kurtarmak mümkün olacaktı. Nitekim bu tür sistemlerin, yaşanan bu depremlerde birçok köy, kasaba ve şehirde depremin yıkıcı dalgaları olan ikincil dalgalar (S dalgası) ile yüzey dalgaları (Love ve Rayleigh dalgaları) varmadan uyarı vereceği birkaç bilimsel yayında ifade edilmiştir.

Öte yandan kalın ve suya doygun alüvyon zeminlerde deprem etkisinin çarpıcı biçimde arttığı ve yoğun hasar oluşturduğu; 2018 yılında yönetmeliklerin bazı bölümlerin revize edilmesi gerektiği ama meydana gelen yapısal hasarlarda diğer depremlerde meydana gelen hasar nedenleriyle büyük benzerlikler taşıdığı gibi dersler ön plana çıkmaktadır.

Koordinasyon hızlı ve etkin olarak sağlanmalı

Meydana gelen büyük depremlerde ise afete müdahale eden ekiplerin, bölgeye gelen gönüllüler, vatandaşlar ve STK’ların meydana gelen afetin büyüklüğü nedeniyle koordinasyonlarının tam olarak sağlanamadığı; bundan sonra yaşanacak olası büyük depremlerde afet yönetimi açısından koordinasyonun daha etkin ve hızlı sağlanması gerektiği gibi dersler elde dilmiş ve elde edilen dersler kapsamında ülkemizde 2014 yılında uygulana Türkiye Afet Müdahale Planları revize edilmeye başlanmış; illerdeki İl Risk Azaltma Planları da tekrar gözden geçirilerek yapılan çalışmalar, edinilen derslerle revize edilmeye çalışılmaktadır. Deprem Yapı Şartnamesi konusunda da bazı dersler çıkarılarak gerekli gruplar revizyon çalışmasına başlamış; MTA tarafından ülkemizdeki fay haritaları AFAD ile ortaklaşa çalışma yapılarak güncellenme sürdürülmektedir. Ahşap yapılar ve yapıların güçlendirilmesi için gereken şartname çalışmalarına başlanarak bu çalışmalar yakın zamanda açıklanacaktır.

Anaokullarında yaşlı bakım merkezlerine kadar afet hazırlığı

“Keşke üç yılda şunu yapsaydık” dediğiniz şey nedir?

BM, 2015 yılında Sendai Çerçeve Anlaşması kapsamında imza koyan tüm ülkelerde afet hazırlık ve zarar azaltma çalışmalarının on beş yıllık bir dönem olarak planlanmasını öngörmüş ve bu çalışmalar için de paydaş olarak merkezî hükümet, yerel yönetimler, şirketler, STK’lar ve vatandaşları yani aileleri ve bireyleri tanımlamıştır. Risk yönetimi olarak adlandırılan planlama, eğitim, erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması, çoklu afet tehlikelerinin dikkate alınarak planların zenginleştirilmesi ve gerçekçi tatbikatların ve eylemlerin on beş yıllık dönem içinde yapılmasını önermiştir. Bizim ülkemizde de afetlere hazırlık ve zarar azaltma çalışmalarının da 2023 depremlerinin ardından en azından 10 yıllık bir süreyi kapsayan afet hazırlık seferberliği olarak tüm çalışmaları anaokulunda okuyan çocuklardan başlayarak yaşlı bakım merkezlerine kadar toplumun tüm kesimlerini de içine alan bir afet hazırlığı ve zarar azaltıcı eylemlere dair eğitimlerin verildiği bir kampanya oluştursaydık…

Bütünleşik bir afet ve acil durum planı

Türkiye’de deprem riskini azaltmada gerçek ilerlemeyi hangi ana göstergelerle ölçersiniz?

Bu alanda risk azaltma çalışmalarının öncelikle tüm kamu kuruluşlarında bütünleşik bir afet ve acil durum planının oluşturulmasına; tüm çalışanların ve ailelerinin temel afet bilinci eğitimlerinden geçirilmesi ve doğru senaryolarla gerçekçi tatbikatların ciddi şekilde bir yılda birkaç defa yapılması ile ölçerdim. Bu tür planlama, eğitim ve tatbikatların küçük ve büyük ölçekli işletmeler ve ailelerde; tüm eğitim kurumlarında da yapılıp yapılmamasının oranına bakarak ölçerdim.

koordinasyon
Bu alanda risk azaltma çalışmalarının öncelikle tüm kamu kuruluşlarında bütünleşik bir afet ve acil durum planının oluşturulmasına; tüm çalışanların ve ailelerinin temel afet bilinci eğitimlerinden geçirilmesi ve doğru senaryolarla gerçekçi tatbikatların ciddi şekilde bir yılda birkaç defa yapılması ile ölçerdim.

Elbette doğalgaz dağıtım şirketleri, belediyelerin su idareleri, DSİ, BOTAŞ gibi önemli altyapı sistemlerine sahip kuruluşların afet planları, zarar azaltıcı önlemler ve deprem erken uyarı sistemlerinin yaygın olarak kullanılıp kullanılmadığı gibi bilgilerle ölçerdim.

Yapılan eğitimlerin uygulamalı olup olmadığı, ülkede afet eğitim ev simülasyon merkezlerinin sayısı ve bu merkezlerde eğitim alan kişilerin yıllık sayısı ve nüfusa oranı ile ölçerdim.

Afetlere dönük STK’larda görev alan gönüllü sayısı

En önemli ölçek olarak da afetlere dönük STK’larda görev alan gönüllü sayısının yıllık dağılımına ve bu gönüllülerin gerçekleştirdiği faaliyet sayısıyla ölçerdim.

En önemli gösterge olarak bundan sonra ülkede meydana gelen deprem ve diğer afetlerde vatandaşların, görevlilerin doğru davranıp davranmadıklarına bakarak ölçerdim.

Erişim sağlanmayan verilen AFAD tarafından sunulmalı

Bugün elimizde 6 Şubat depremlerine dair hangi kritik veri setleri var, hangileri hâlâ eksik?

Yerbilimleri açısından birçok proje kapsamında elde dilmiş önemli verilerin birçoğu yayına dönüştürülmüş durumda olup bunların bazılarının erişimine izin verilmekte, bazılarına ise erişim sağlanmamaktadır. Bu erişim sağlanmayan verilerin AFAD tarafından ilgili kurum ve bilim insanları tarafından istenerek bir veri bankasında toplanması, yapılacak teknik analizler için önem arz etmektedir. Yapısal hasar anlamında ayrıntılı bina envanterinin sayısal ortamda erişilebilir olması, yaşanan depremler öncesi bu bilgilerin hem farklı araştırmalar için kullanılması hem de deprem sonrası bilgilerle karşılaştırılabilmesi için ayrıntılı hasar ve kayıp bilgisi gibi bilgilerin örneğin yapı ve nüfus ile yaralı sayıları, enkazdan kurtarılan kişilerin sayısı, enkazdan kurtarılan veya ağır yaralı olarak kaç vatandaşın tedavi süreçlerinde olduğu, kaçının hayatını kaybettiği, ampüte olan vatandaşların istatistiki bilgilerinin, meydana gelen yangınların sayısı gibi afet öncesi benzer bilgilerle ve meydana gelen afet sonrası ne kadar zarar olduğunun bilinmesi açısından önemlidir.

Erişim sağlanmayan verilerin AFAD tarafından ilgili kurum ve bilim insanları tarafından istenerek bir veri bankasında toplanması, yapılacak teknik analizler için önem arz etmektedir.

Deprem senaryoları ne kadar gerçekçi?

Benzer şekilde depremden etkilenen tüm bölgeler için deprem öncesi yapılan deprem senaryo sonuçları ile depremler sonrası bu illerde meydana gelen tüm can kaybı, yaralı ve bina hasar sonuçlarının karşılaştırılarak yapılan deprem senaryolarının ne kadar gerçekçi olduğu bilgisini elde etmek isterdim. Bu tür bilgilerin kamu kuruluşları ve bakanlıklarda bulunduğunu biliyorum ancak bu verilerin bilimsel araştırmalar için kullanılabilmesi ve bu tür afetlerden alınacak derslerin diğer olası büyük depremlerde oluşacak zararı azaltacak her türlü bilimsel temelli çalışmalarda ve bölge illerinin afet risklerinin azaltılmasında kullanılabilmesi için AFAD’ın afet veri tabanında toplanması ve bilim camiasına sunulmasını isterdim.

Göstermelik değil ciddi afet tatbikatları

Depremin yıldönümünde devlet yetkililerine ve yerel yönetimlere 2026-2027 için yüksek etki yaratacak üç öneriniz ne olur?

BM’in 2015 yılında öngördüğü gibi tüm kamu kuruluşları ve belediyeler afetlere hazırlık ve zarar azaltma çalışmalarında en önemli paydaşlardır. Bu yüzden ilk önerim bu kuruluşların olası her türlü afette afetlere dirençli bir kurum olabilmeleri için mutlaka bir afet ve acil durum planı oluşturmaları gerekir.

İkinci önerim öncelikle kamu kurumları tüm kendi çalışanlarına ve çalışanlarının ailelerine bölgesel tehlikeler dikkate alınarak yani öncelikli olarak tehlike analizi, daha sonra risk analizi yapılarak en çok zarar veren çoklu afet türleri için temel afet bilinci eğitimlerini vermeleri; üst düzey yöneticiler ise bu eğitimin yanı sıra afet yönetim ve bir afette üzerlerine düşen sorumlulukları içeren yönetişim eğitimlerini almaları; daha sonra da tüm çalışanların aile üyelerine benzer eğitimleri uygulamalı hale getirmeleri gereklidir. Belediyeler kendi bölgelerinde uygulamalı afet eğitimleri yapacak oyun temelli afet bilinçlendirme projelerini desteklemeli ve afet eğitim ve simülasyon sistemleri oluşturarak uygulamalı eğitimleri yaygınlaştırmalıdır.

Üçüncü önerim de sadece senede bir kere yapılacak göstermelik afet tatbikatları yerine farklı türde ve farklı afetler için senede en az 4 kere olmak üzere ciddi ve doğru senaryo ile afet tatbikatlarını gerçekleştirmeleridir.

tatbikat
Önerim, sadece senede bir kere yapılacak göstermelik afet tatbikatları yerine farklı türde ve farklı afetler için senede en az 4 kere olmak üzere ciddi ve doğru senaryo ile afet tatbikatlarını gerçekleştirmeleridir.

Hiçbir uzman depremin gününü ve saatini söyleyemez

İnsanlar hâlâ “kaç büyüklüğünde?” sorusuna kilitli. Sizce bu odak, hazırlığı nasıl saptırıyor? Vatandaşlar için doğru soru ne olmalı?

İnsanlar sadece kaç büyüklüğünde sorusuna kilitli değil bence. İnsanlar öncelikle depremi önceden haber verecek bir süper kahraman peşindeler. Bazı deprem uzmanları birçok il ve ilçeyi sayarak buralarda deprem beklediklerini söylemekte ve buraların bazılarında deprem olunca depremi bilen uzman olarak medyada ve toplumda popülerlik kazanmaktalar. Ancak, bu tür söylemlerde hiçbir uzman depremin oluş gününü, saatini yani tarihini söylememektedir. Zaten bu tür bir söylemi dünyada günümüzde yapabilecek ne bir uzman ne bir yöntem ne de bir yapay zekâ bulunmaktadır.

Bazı uzmanların ürkütücü senaryoları afet hazırlığını aksatıyor

Ayrıca bazı uzmanların hiçbir bilimsel araştırma ve yönteme dayanmadan, çökecek bina sayılarını topluma abartarak söylemeleri sonucunda toplumun büyük bir kesimi büyük bir deprem sırasında yaşadıkları binaların çoğunun çökeceği endişesi ile yanlış davranış içine girmekte, sarsıntı başlar başlamaz binalardan bir an evvel kaçmak için çabalamakta, merdiven, cam ve balkonlardan atlayarak birçok kişi kendilerini gereksiz bir şekilde yaralamakta veya sakat bırakmaktadır. Bu tür bilimsel esasa dayanmayan korku söylemleri, mevcut yapılara oluşan güvensizlik ve bazı uzmanlardan gelen bu ürkütücü senaryolar nedeniyle afet hazırlıkları yapmakta çekimser kalınıyor.

Deprem ülkesi olmamız görmezden geliniyor

İnsanlar, hiçbir bilimsel temele dayanmayan “deprem bekliyorum”, “şu illerde deprem olacak” gibi söylemlere odaklanarak aslında ülkemizin bir deprem ülkesi gerçeğini görmezden geliyor; bu tür öngörüleri yapan uzmanlardan depremin zamanını söylemelerini bekleyerek kendi üzerlerine düşen sorumluluktan uzaklaşmayı yeğliyorlar.

İnsanlar öncelikle depremi önceden haber verecek bir süper kahraman peşindeler.

Her ay ülkemizde 5 büyüklüğünde bir deprem oluyor

Bir ilin deprem riski belirlenirken geçmiş dönem depremsellik bilgilerinden faydalanılarak 3 farklı olasılık yöntemiyle deprem olma olasılıklarının hesaplanması ve yapılan bu hesaplar sonucunda da önümüzdeki 10, 20, 30 yıl gibi dönemler için bölgede zarar yapıcı belirli bir büyüklük ve üzeri depremler için olasılık miktarlarının yüzde olarak açıklanması gerekir. İleriye dönük yapılan öngörülerde bu tür bir olasılık değeri taşımayan öngörülere de vatandaşların inanmaması gerekir. Çünkü ülkemiz bir deprem ülkesi olup Anadolu ve yakın coğrafyamızda ortalama olarak her 1,5 yılda bir tane büyüklüğü 6,0 ve daha büyük bir deprem olmakta, aletsel büyüklüğü 5 ve daha büyük bir depremin yıllık oluş sıklığı ise ortalama 12 olarak gerçekleşmektedir. Yani her ay ülkemizde 5 büyüklüğünde en az bir sarsıcı deprem meydana gelmektedir.

Doğru soru “deprem ne zaman olacak?” değil, “kendimi nasıl korurum?” olmalı

Depremi önceden tahmin etmek olası depremlerin meydana geldiği bölge ve yaklaşık büyüklüğü bilmek değil, oluş zamanıyla bu bilgilerin önceden bilimsel yöntemler kullanılarak belirlenmesi ve yapılan öngörünün de mutlaka belirli saygın bilim kuruluşları ve kurumlar tarafından onaylanması gereklidir. Deprem öngörüleri veya şu bölgede deprem olacak diye yapılan söylemler hangi yerbilimleri uzmanı tarafından yapılırsa yapılsın “deprem bekleniyor mu?” veya “deprem ne zaman olacak?” söylemi yerine vatandaşların sorması gereken asıl soru, “olası bir depremden nasıl daha az etkilenirim?”, “kendimi ve ailemi nasıl korurum?” sorusu olmalıdır.

Oy kullanan vatandaşlar siyasilere sormalı

Ayrıca, oy kullanan yetişkinlerin kendi seçtikleri her belediye başkanı ve milletvekillerinden, kendilerini ve aile bireylerini afet ve acil durumlardan koruyacak hangi tedbiri aldıklarını sormaları ve bu tür önlemler için seçtikleri vekillerine eylem taleplerini iletmeleri gereklidir.

Depremin oluş zamanı bilinmez

Burada unutulmaması gereken husus, olası depremlerin yerleri, yaklaşık büyüklükleri bilinmesine karşın dünyada da bizde de hiçbir uzmanın henüz depremin oluş zamanını önceden bilmesinin mümkün olmadığıdır. Bu nedenle olası depremlerin yeri ve büyüklükleri bilinse dahi bir deprem ülkesi olan Türkiyemizde ilk büyük depremin hangi şehrimizde olacağı ve zamanı bilinmediği için yapılması gereken ülkenin deprem ülkesi olduğunu unutmadan, olası her türlü afete karşı zarar azaltıcı önlemleri almalı, olası afetlere karşı hazırlık yapmayı hayatımızın odağına koymalı, her türlü afet anı ve sonrası için yapılacak doğru davranışları öğrenmeliyiz.

Etiketler: 6 şubat, deprem, depremler
GazeteBilim 5 Şubat 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı epstein “Chomsky’nin Epstein’le olan arkadaşlığından midem bulandı”  
Sonraki Yazı dinozor Dinozorların mirasçıları: Kuşların gizemli soy ağacı tamamen çözüldü!

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
kurt, köpek
Acaba Öyle midir?Zooloji

İddia: “Kurt evcilleşmeyen tek hayvandır!”

Tabii ki bu cümle baştan aşağı yanlıştır. Öncelikle kurt ilk ve en mükemmel evcilleşen hayvandır. İnsanın en yakın dostu köpek…

2 Şubat 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Güneş fırtınaları depremleri tetikleyebilir mi?

Güneş fırtınaları sadece gökyüzünde göz kamaştırıcı bir etki yaratmakla kalmıyor; kırılgan fayları deprem üretmeye doğru da yönlendirebiliyor olabilir.

Jeoloji
7 Mart 2026

T. rex Asyalı çıktı!

Araştırmaya göre T. rex’in ataları, yaklaşık 70 milyon yıl önce Asya’dan Kuzey Amerika’ya göç etmiş.

Paleookur
25 Aralık 2025

147 milyon yıllık uçan sürüngen

Paleontologlar, Güney İngiltere'deki Geç Jura Dönemi’ne (147 Milyon Yıl Önce) ait yeni bir ctenochasmatid pterosaur alt çenesi keşfettiler ve tanımladılar.

Paleookur
17 Kasım 2025

Antik çağda yaşanan büyük felâketler

İnsanların yaşadığı coğrafyadaki bu değişimlerle büyük uygarlıkların bölgesel ya da yerel olarak yok oldukları ya da toplumların, insanların yaşamında büyük…

Jeoloji
23 Ekim 2025
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?