Merhaba Paleontoloji severler, Paleontoloji Bülteninin yeni yazısındasınız. Ben Emre Çevik, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğrencisiyim. Bugün Paleontolojik keşifler ve olaylara bakacağız. GazeteBilim tarafından hazırlanan diğer içeriklere de bakmayı unutmayınız, bilimle kalınız.
Emre Çevik
GazeteBilim Yazı İşleri
Güneş batmayan toprakların 147 milyon yıllık uçan sürüngeni!
Paleontologlar, Güney İngiltere’deki Geç Jura Dönemi’ne (147 Milyon Yıl Önce) ait yeni bir ctenochasmatid pterosaur alt çenesi keşfettiler ve tanımladılar.
Keşfi gerçekleştiren Portsmouth Üniversitesi paleontologları Roy Smith ve David Martill konu hakkında, “Birleşik Krallık’ın Üst Jura katmanlarında pterozor kalıntıları nadirdir ve çoğunlukla izole kemiklerden veya kemik parçalarından oluşur” ifadelerini kullandı.
Yeni pterozor örneği en az iki, muhtemelen üç dişe sahip bir alt çeneden oluşmaktaydı. Ayrıca antik canlının İngiltere için önemi ise, jeolojik olarak en genç Jura dönemi pterozorunu temsil etmesiydi.
Paleontologlara göre, tanılayıcı özelliklerin eksikliği, fosilin bilinen veya yeni bir türe ait olmasını engellemekte ancak onlara göre fosil canlı pterozor kladında yer alan Ctenochasmatoidea’ya eklenebileceğini söylüyorlar.
Bilim insanları konu hakkında, “Ctenochasmatoidler, çoğu cinsi uzun, bazen sırta doğru kavisli çenelerde birbirine yakın aralıklı, uzun, ince dişleriyle dikkat çeken çeşitli bir pterozor grubudur” diye konuştu.
Memeliler kretase sonu daha karasal hale geldi!
Bristol Üniversitesinden gelen yeni bir araştırma, birçok memelinin, 66 milyon yıl önce kuş olmayan dinozorların yok olmasına yol açan Kretase sonu kitlesel yok oluşundan önce daha çok karada yaşayan bir yaşam tarzına doğru kaydığını gösteren kanıtlar sunuyor.
Günümüzdeki memeliler çoğunlukla çiçekli bitkilerin (angiospermler) hâkim olduğu çeşitli yaşam alanlarında yaşarlar çünkü iğne yapraklı bitki örtüsünün sağladığından farklı olarak, orman ve ormanlık alanlar yoğun ve karmaşık bir alt bitki örtüsüne ve daha büyük ağaçlara sahiptir ve her boyuttaki kara memelileri için yüksek biyolojik çeşitlilik ve kaynaklar sağlar. Ancak çiçekli bitkilerin egemen olduğu bu yaşam alanları, Dünya tarihinde nispeten yeni olup, esas olarak Senozoyik Dönem’in (66 milyon yıl öncesinden günümüze) bir özelliğidir ve ilk olarak Kretase’nin sonlarına doğru gelişmiştir.
Bristol Üniversitesi Profesörü Christine Janis ve meslektaşları, “Mezozoik memeliler küçüktü, neredeyse tamamı 5 kg’ın altında kütleye sahipti ve en büyüğü 10 kg’dan fazla değildi.” sözlerini kullandı.

Günümüzde de baktığımız da gerçekten de memelilerin çoğu küçüktür ve ortalama vücut kütleleri yaklaşık 0,5 kg’dır, ancak Senozoyik’te daha büyük memelilerden oluşan bir çeşitlilik evrimleşmiştir. Bu küçük boyutluluk elbette dinozorların baskılanmasına bağlanmıştır ancak son zamanlarda, Geç Kretase’deki angiospermlerin yayılımı ve onların sağladığı bitki örtüsü, Mezozoik memeli evrim ve çeşitlenme modellerini açıklamada dinozorlardan muhtemelen daha önemli olarak belirtilmiştir.
Yazarlar araştırmalarında, Batı Kuzey Amerika’da bulunan antik doğuran memelilere (keseli ve plasentalı memeliler) ait küçük kemik parçalarını, özellikle de uzuv kemiklerinin uçlarını analiz ettiler. Bu memelilerin kara yaşamına uyum sağladığına dair işaretler keşfettiler.
Profesör Janis, “Kretase’nin sonlarına doğru bitki örtüsünün değiştiği, çiçekli bitkilerin (angiospermler) yeryüzünde daha çeşitli yaşam alanları yarattığı zaten biliniyordu. Ayrıca asteroit çarpmasından sonra ağaçlarda yaşayan memelilerin zorluk çektiğini de biliyorduk. Belgelenmemiş olan şey, memelilerin habitat değişiklikleriyle uyumlu olarak daha karasal hale gelip gelmedikleriydi.” Ifadeleriyle sözlerini bitirdi.
Ada’nın ayak izleri: Skye!
Paleontologlar, Skye’nin Yarımadası’nın kuzeybatı kıyısında Orta Jura dönemine ait 131 adet büyük teropod ve sauropod izi keşfettiler. Skye Adası’nın kayalarında dinozor ayak izlerinin bol miktarda bulunduğu ve bu izlerin, dinozorların evriminin önemli bir dönemindeki dağılımları ve davranışları hakkında bilgi sağladığı biliniyordu.
Ayak izleri 25 ila 60 santimetre uzunluğunda ve iki çeşit: İki ayaklı, etçil teropodların bıraktığı üç parmaklı izler ve dört ayaklı, uzun boyunlu sauropodların bıraktığı daha yuvarlak izler…
Önceki fosil bulgularıyla yapılan karşılaştırmalara dayanarak, en olası iz bırakanlar, Megalosaurus’a benzer büyük teropodlar ve Cetiosaurus’a benzer neosauropod grubunun erken dallanan üyeleri olarak tanımlandı; her ikisi de İngiltere’deki iskelet kalıntılarından dolayı biliniyor. Paleontologlara göre bu ayak izlerinin çoğu ardışık adımlar halinde bir arada meydana geliyordu. Bu yolların en uzunu 12 metreden uzun olup, Skye Adası’ndan bilinen en uzun örnekler arasındadır.

Ayrıca bu izlerin aralıkları ve yönelimleri, birbirleriyle tutarlı bir yönü veya etkileşimi olmayan yavaş yürüyüş adımlarını temsil ediyor; büyük olasılıkla farklı zamanlarda etrafta dolaşan dinozorlar tarafından bırakılmış.
Sitede stegosaurlar ve ornitopodlar gibi diğer dinozorlara ait ayak izleri de bulunmuyor; ancak bu hayvanların gerçekten bu ortamda bulunup bulunmadığı ya da bu sitede ayak izi bırakıp bırakmadıkları henüz netlik kazanmadı.
Kaynakça
Roy E. Smith & David M. Martill. A ctenochasmatid pterosaur from the Portland Limestone Formation (Late Jurassic, Tithonian) of southern England. Proceedings of the Geologists’ Association, published online March 11, 2025l doi: 10.1016/j.pgeola.2025.101100.
Christine M. Janis et al. 2025. Down to earth: therian mammals became more terrestrial towards the end of the Cretaceous. Palaeontology 68 (2): e70004; doi: 10.1111/pala.70004.
T. Blakesley et al. 2025. A new Middle Jurassic lagoon margin assemblage of theropod and sauropod dinosaur trackways from the Isle of Skye, Scotland. PLoS ONE 20 (4): e0319862; doi: 10.1371/journal.pone.0319862.

