Körlük tedavisinde önemli bir gelişme yaşandı. Yeni bir gen tedavisiyle ileri derecede görme kaybı yaşayan bazı hastaların ışığı ve nesneleri algılama becerileri kısmen geri kazandırıldı. Hakemli bilimsel araştırma, görme kaybının tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
ABD ve İsviçreli araştırmacıların geliştirdiği deneysel gen tedavisi, ileri derecede görme kaybı bulunan hastalarda umut verici sonuçlar ortaya koydu. New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan klinik araştırmada, tedavi uygulanan 10 hastanın 7’sinde ışık duyarlılığı artarken 6’sında klinik açıdan anlamlı iyileşme görüldü.
Bazı hastalar, daha önce algılayamadıkları nesnelerin yerlerini belirleme becerisi kazandı. Ancak tedavi, hastaların normal görme yetisini geri kazandırmadı.
Sinir hücreleri ışığa duyarlı hâle getirildi
Araştırmacılar, optogenetik adı verilen yöntemden yararlandı. Bu yöntemde, retinada hayatta kalan hücrelere ışığa duyarlı protein üretmelerini sağlayan bir gen aktarıldı. Özel gözlüklerle desteklenen tedavi sayesinde hücrelerin ışığa yanıt vermesi sağlandı.
Yöntemin dikkat çekici özelliği, körlüğe neden olan genetik bozukluğu doğrudan düzeltmek yerine, retinadaki mevcut hücrelere yeni bir işlev kazandırması.
Bu yaklaşım, farklı genetik nedenlerle ortaya çıkan bazı görme kaybı türlerinin tedavisinde kullanılabilecek ortak bir yöntem geliştirilmesine olanak sağlayabilir.
Nobel kazanan keşfin tıptaki uygulaması
Araştırma, 2026 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne konu olan optogenetik çalışmalarının tıptaki uygulamalarından biri olması bakımından da önem taşıyor.
Bununla birlikte araştırma henüz erken aşamada. Hastalar normal görme yetilerini geri kazanmadı; okuma ve yüz tanıma gibi karmaşık görsel becerilerde iyileşme gösterilemedi.
Yalnızca 10 hastayla yürütülen çalışmanın sonuçlarının daha geniş araştırmalarla doğrulanması gerekiyor. Tedavinin uzun vadeli güvenliği ve kalıcı etkileri de henüz kesinleşmiş değil.
Bilim insanları, bu sonuçların körlüğü tamamen ortadan kaldırmasa da bazı hastaların kaybettikleri görsel becerilerin bir bölümünü yeniden kazanabileceğini gösterdiğini belirtiyor.

