87 yaşındaki Maricarmen Abascal, Madrid’deki evinden sedyeyle çıkarıldıktan iki hafta sonra hastanede yaşamını yitirdi. Kirasını ödeyemediği için evinden edilen kadının mücadelesi, İspanya’da emeklilerin ve çalışanların barınma hakkı için büyüyen eylemlerin simgesine dönüştü.
Maricarmen, 17 yaşından beri yaşadığı Madrid’in Retiro semtindeki evinden 23 Eylül’de, tahliye kararının dördüncü kez uygulanmasıyla çıkarıldı. Babasının 1956’da imzaladığı eski kira sözleşmesi yıllar içinde önce annesine, ardından ona geçmişti. Ev sahibi şirket yeni kira için yaklaşık 1.650 avro istedi; bu, yaklaşık 1.350–1.400 avro emekli aylığından fazlaydı. Maricarmen’in tahliyesi mahkeme kararıyla gerçekleştirildi. Tartışma, kararın hukuken uygulanıp uygulanmadığından çok, onlarca yıldır aynı evde yaşayan yaşlı ve dar gelirli bir kiracının böylesi bir artış karşısında nasıl korunacağı üzerine büyüdü.
Tahliyenin görüntüleri Madrid’de ve ülkenin başka kentlerinde binlerce kişiyi sokağa çıkardı. Maricarmen daha sonra hastane yatağından, “Evimi savunamadım ama başkaları kendi evleri için mücadele etmeyi öğrensin diye savaştım” dedi. Kamuoyu baskısının ardından ev sahibi şirket, onun yaklaşık eski kira bedeliyle evine dönmesine imkân tanıyacak yeni bir anlaşmayı kabul etti. Ancak Maricarmen eve dönemeden, 7 Ekim’de hastanede öldü. Ölüm nedeni açıklanmadı.
Maricarmen’in hikâyesi, konut krizinin tekil bir olay olmadığını gösterdi. İspanya’da 2026’nın ilk üç ayında 4.005 tahliye gerçekleştirildi; bu, günde ortalama 44’ten fazla tahliyeye karşılık geliyor. Ülke genelindeki eylemlerde kiracılar daha güçlü tahliye koruması, daha uzun sözleşmeler ve kira artışlarına sınır getirilmesini talep ediyor.
Maricarmen’in ölümü üzerine Madrid Kiracılar Sendikası, onun mücadelesinin ve “Sizin olan için mücadele edin” çağrısının süreceğini duyurdu. Onu anmak, yalnızca bir simgeyi hatırlamak değil: Bir ömrünü geçirdiği evinden çıkarılan kadının, emeklilerin ve çalışanların barınma hakkı için yükselttiği sesi duymak demek.

