GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Halk egemenliği olarak ulusal egemenlik
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Düşünce > Halk egemenliği olarak ulusal egemenlik
Düşünce

Halk egemenliği olarak ulusal egemenlik

Yazar: Doğan Göçmen Yayın Tarihi: 23 Nisan 2025 6 Dakikalık Okuma
Paylaş

Bugün Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Bugün egemenliğin kayıtsız şartsız halka ait olduğunu bir kez daha tüm dünyaya ilan etme günüdür. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir! Bu ne demektir? Egemenliğin millete, daha çağdaş bir tabir ile ulus ve halka verilmesi ne anlama gelmektedir?

Bugün Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Bugün egemenliğin kayıtsız şartsız halka ait olduğunu bir kez daha tüm dünyaya ilan etme günüdür. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir! Bu ne demektir? Egemenliğin millete, daha çağdaş bir tabir ile ulus ve halka verilmesi ne anlama gelmektedir? Egemenlik halka neden “kayıtsız şartsız” verilmektedir? Halkın kayıtsız şartsız, eş deyişle hiçbir koşula bağlı olmaksızın egemen olması ne anlama gelmektedir? Bugün, yani Büyük Fransız Devrimi’nden neredeyse 250 ve Cumhuriyetimizin kuruluşundan 105 yıl sonra “halk egemenliği” olarak tanımlanan iktidar biçiminin hala savunulacak bir yanı kalmış mıdır?

Bir halk ya özgür olarak var olur ya da hiç olamaz.


Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta “Hükümetimizin şekli mutlaka cumhuriyet olacaktır…” dediği bir yerde devamında şöyle der: “Millet, hâkimiyetini ve mukadderatını bilfiil eline almıştır.” Burada “mukadderat” kader demektir. Hâkim olmak, özgür olmak demektir. Öyleyse halk kendi kaderini bilfiil kendi eline almakla halk olarak özgürlüğünü tesis etmiştir. Bunun doğal ve zorunlu mantıksal sonucu olarak “Hâkimiyet, kayıtsız şartsız milletindir! Bir halk ya özgür olarak var olur ya da hiç olamaz.”

Halkın kayıtsız şartsız, eş deyişle hiçbir koşula bağlı olmaksızın egemen olması ne anlama gelmektedir?


Mustafa Kemal, birkaç sayfa ileride bu açıklamasına dair geriplan bilgisi olarak şunları söyler: “Önümüzdeki sıranın üstüne çıktım. Yüksek sesle şu beyanatta bulundum: ‘Efendiler dedim, hâkimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından, hiç kimseye ilim icabıdır diye müzakere ile, münakaşa ile verilmez. Hâkimiyet, saltanat, kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları zorla Türk milletinin hâkimiyeti ve saltanatına el koymuştur. Bu zorbalıklarını altı asırdan beri sürdürmüşlerdir. Şimdi de Türk milleti bu mütecavizlerini ihtar ederek, hâkimiyet ve saltanatını, isyan ederek kendi eline bilfiil almış bulunuyor. Bu bir emrivâkidir.” Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunun ilanı bu emrivakinin doğal sonucudur.

Atatürk’e göre halk elinden zorla alınmış ve altı asır boyunca gasp edilmiş olan egemenlik hakkını zorla geri almıştır.


Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir demek, egemenliğin hiçbir koşula bağlı olmaksızın ulusa veya halka bağlanmış olması demektir. Modern dünyanın oluştuğu yüzyıllarda özellikle “halk egemenliği” kavramı bakımdan belirleyici filozof olan Jean-Jacques Rousseau’nun çağında “ulus” ile “halk” kavramları eş anlamda kullanılmaktadır. Atatürk’e göre halk elinden zorla alınmış ve altı asır boyunca gasp edilmiş olan egemenlik hakkını zorla geri almıştır. Egemenliğin bu bakımdan halka kayıtsız şartsız verilmesi demek, egemenliğin halka tam olarak verilmiş olması demektir.
Hâkimiyetin burada en az iki anlamı vardır. Ulusun kendisini üzerinde inşa ettiği toprağın mülkiyeti halka ortaktır. Bu hâkimiyet kavramında saklı ilk ve en temelde olan anlamdır. Hâkimiyetin diğer anlamı, bu ortak mülk sahibi olmaya dayalı olarak oluşan kader birliği içinde olan halka kendi kaderini belirleme konusunda tam yetki verilmiştir.

Modern dünyanın oluştuğu yüzyıllarda özellikle “halk egemenliği” kavramı bakımdan belirleyici filozof olan Jean-Jacques Rousseau’nun çağında “ulus” ile “halk” kavramları eş anlamda kullanılmaktadır.


Böylelikle halk kaderini belirleme konusunda tüm hâkimiyet yetkisi ile donatılmıştır. Bu anlamda oluşturulan hâkimiyet halkın özgürlüğünü tesis etmektedir. Egemenliğin halka kayıtsız şartsız verilmesi halkın egemenliğin herhangi bir şarta veya koşula bağlı kılınmamış olması anlamına geldiği için egemenlik ancak koşulsuzluk ve şartsızlık anlamında alınabilmektedir ve özgürlük kavramının koşulu olan sınırsızlık ve sonsuzluk şartı ancak bu şekilde yerine gelebilmektedir.

Bölünen egemenlik artık bütünlüklü herhangi bir güç teşkil etmediği için etkin ve yetkin ve özgür olamaz.


⁠Egemenliğin halka kayıtsız şartsız, dolayısıyla tam olarak verilmesi anlamına gelmektedir. Tamlık kavramı bölünmezlik kavramını içerir. Buna göre işbölümüne dayalı oluşturulacak olan idari kurumlar karar ve icraatlarında bir ve aynı egemenliğin ifadesi olarak eylerler. Bu bakımdan egemenlik bölünemezdir. Bölünen egemenlik artık bütünlüklü herhangi bir güç teşkil etmediği için etkin ve yetkin ve özgür olamaz.

Atatürk’e göre halk elinden zorla alınmış ve altı asır boyunca gasp edilmiş olan egemenlik hakkını zorla geri almıştır.


Egemenliğin halka kayıtsız şartsız verilmesi öyleyse egemenliğin halka tam ve ortak olarak verilmesi, egemenliğin hiçbir şekilde devredilemeyeceği anlamına gelmektedir. Bir halkın egemenliğini halk oylaması konusu yapmak bu nedenle, sonuç ne olursa olsun, meşru değildir, hiçbir şekilde herhangi bir sonuç üretemez. Hiç kimse kendisini gönüllü olarak köleliğe satmaz. Eğer halkın egemenliği elden alınmışsa veya alınmak isteniyorsa, halkın egemenliğini ve özgürlüğünü savunması onun en doğal hakkıdır.

Halk kavramı bugün artık gerçek anlamda halkın emekçi kesimlerini içerir ve bugün halkın egemenliğinin ve özgürlüğünün savunucuları toplumun ancak emekçi kesimleri olabilir.


Fakat artık ulus ve halk kavramları aynı kavramlar değildir. Ulusun içinde sınıflar ve tabakalar oluşmuştur. Bu, egemenliğin ortak olarak verili olduğuna dair ilkeyi işlemez kılmaktadır. Halk bundan dolayı ortak bir irade oluşturamamaktadır. Halk kavramı bugün artık gerçek anlamda halkın emekçi kesimlerini içerir ve bugün halkın egemenliğinin ve özgürlüğünün savunucuları toplumun ancak emekçi kesimleri olabilir.

Etiketler: 23 Nisan, cumhuriyet, halk, özgürlük, ulus, ulusal egemenlik ve çocuk bayramı
Doğan Göçmen 23 Nisan 2025
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Yazar: Doğan Göçmen
Takip Et
Prof. Dr., Hamburg Üniversitesi’nde felsefe ve sosyal bilimler okudu. Dünyanın önde gelen üniversitelerinden olan Edinburg Üniversitesi’nde mülkiyet ve siyaset ilişkisini inceleyen bir yüksek lisans ve ahlak ve iktisat ilişkisini inceleyen bir doktora tezi yazdı. Türkçe, İngilizce, Almanca ve Rusça akademik yazıları yayınlanmış olan Doğan Göçmen’in Adam Smith üzerine bir İngilizce kitabının yanında “Modern Felsefe, Adam Smith, Hegel ve Karl Marx” adlı bir Türkçe kitabı yayınlanmıştır. Yakında yeni bir Türkçe kitabı daha yayınlanacak olan Göçmen evli ve iki çocuk babasıdır. Doğan Göçmen, 2012 yılından beri Dokuz Eylül Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde felsefe dersleri vermektedir. Özellikle modern felsefe, pratik felsefe, Aristoteles, Adam Smith, Klasik Alman Felsefesi, Karl Marx, Husserl ve Wittgenstein çalışmaktadır.
Önceki Yazı embriyo, insan embriyosu Kuantum kameralar hayatın ilk anlarını kaydediyor!
Sonraki Yazı Büyük İstanbul depreminin ayak sesleri!

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
kurt, köpek
Acaba Öyle midir?Zooloji

İddia: “Kurt evcilleşmeyen tek hayvandır!”

Tabii ki bu cümle baştan aşağı yanlıştır. Öncelikle kurt ilk ve en mükemmel evcilleşen hayvandır. İnsanın en yakın dostu köpek…

2 Şubat 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Ölümle yaşamın arasına sıkışmış bir beyin

İran'ın Kafka'sı Sadık Hidayet,her romanında olduğu gibi Kör Baykuş'ta da tek mutluluk saydığı ölümü ve ona olan özlemini sayfalarca anlatmıştır.

İnsanlığın İncileriOkuyorumPsikiyatriPsikoloji
2 Ağustos 2025

Cumhuriyet dönemi çocuk işçiliği

Erken Cumhuriyet’te çocuk işçiliğiyle ilgili ilk yasal adım, 1921'de atılmış. Bu Kanun’da madenlerde zorla çalıştırma yasaklanmış, günlük çalışma süresi 8…

Tarih
24 Temmuz 2025

Karl Marx, ulusların özgür halklar olarak kuruluşu ve insanlığın kurtuluşu

Modern dünyada insanlık ulusları ortaya çıkarmış; bu, insanlığın nihai kurtuluşu yolunda zorunlu bir adımdır; fakat egemen devletler olarak örgütlenmiş uluslar…

Felsefe
19 Temmuz 2025

Teolojik tarihten modern zamanların tarihine: İnsan özgürlüğü ve kurtuluşu

Özgürleşmek, tarihi anlamak ve inşa etmek için ilk koşulsa, bu önce özgürleşmenin şartlarını ve tanımını yapmayı gerektirecektir.

Felsefe
2 Temmuz 2025
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim | Tasarım: ClickBrisk

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?