Gergin mi uçuyorsunuz? Bu akıllı çözüm türbülansa tepki vermek yerine türbülansı öngörüyor, önlüyor ve etkisini yüzde 80 oranında azaltma potansiyeline sahip.
Cathy Adams
Çeviri: Suat Tatar
Kaç kişinin uçuş korkusu yaşadığına dair somut istatistikler bulunmuyor ama tahminler onda dört oranında olduğunu gösteriyor. Türbülanslı uçuşlar yaygınlaştıkça bu sayının artacağına da kesin gözüyle bakılıyor.
Reading Üniversitesi ve Met Office tarafından Haziran ayında yayınlanan bir rapor, sarsıntılı uçuşların giderek daha sık görüldüğü ve bunun nedeninin iklim değişikliğinin bir sonucu olarak ortaya çıkan daha sıcak hava olduğu sonucuna vardı. Rapor, gökyüzünün türbülansa (resmi olarak en az 0.2g g-kuvveti yaratan koşullar olarak tanımlanır) daha yatkın hale geldiğini ve son 30 yıldaki en büyük artışların transatlantik uçuşlarda olduğunu ortaya koydu. Giderek kötüleşen türbülans türü, beklenmedik bir anda ortaya çıkan (radarda görülebilen bir fırtınadan ziyade) ve pilotlar için etrafından dolaşması daha zor olan açık hava türbülansıdır.
Avusturya merkezli Turbulence Solutions’ın kurucusu Andras Galffy, “türbülansı sonsuza kadar ortadan kaldıracağını” söylediği bir tür “türbülans iptal” sistemi geliştiriyor. Bu büyük bir hedef, ancak Türbülans Engelleme teknolojisi şimdiden Avrupa’da iki kişilik bir uçakta kullanılıyor ve 2024’ün başlarında resmi olarak piyasaya sürülecek.

On yılı aşkın süredir uçan lisanslı bir pilot olan Galffy, arkadaşlarıyla Avusturya’da uçarken hissettiği türbülans artışını fark etmiş ve bu konuda bir şeyler yapmak istemiş. Türbülansın tehlikeli olmasa da, uçmaktan giderek daha fazla korkan yolcular için uçuşları rahatsız edici hale getirdiğini kabul ediyor.
Peki Türbülans Engelleme teknolojisi nasıl çalışıyor? Genel fikir, bir uçağın hareketini sabitlemek için bir karşı türbülans yaratmaktır; bu, hava akışı uçağı aşağı doğru zorladığında dikey kaldırma oluşturmak için kanatlara küçük, hızlı tepki veren kanatlar yerleştirmeyi içerir. Teknoloji, hava akışını saptırmak için kanat şeklini hızla ayarlar, böylece rüzgâr uçağın hareketini etkilemeden kanatlardan geçer.
Galffy, orijinal sesi bastırmak için karşı bir gürültü üreten gürültü önleyici kulaklıkların karşılaştırmasını kullanıyor. “Harekete karşı koymak için bir karşı türbülans üretiyoruz ve bu sadece iptal oluyor,” diyor, “tıpkı çok sabit bir kafa ile uçan ve bunun yerine rüzgar akışını engellemek için kanatlarını kullanan kuşlar gibi.”
Tüm bunların havada hızlı bir şekilde gerçekleşmesi gerekiyor ki Galffy’nin basınç sensörü sistemi de burada devreye giriyor. Türbülansa tepki vermek yerine onu önceden tahmin ediyor. Turbulence Solutions’ın sensörü, yaklaşan basıncı ölçmek için kanadın bir metre ilerisinde küçük bir tetikleyici ve bu da kanatların saniyeden çok daha erken tepki vermesini sağlıyor. Galffy bunun türbülansın yüzde 80’ini ortadan kaldıracağını iddia ediyor. “Diyelim ki kahveniz artık dökülmüyor ama yüzeyde hala küçük, dans eden dalgalar görüyorsunuz. Mesele türbülansı hafifletmek değil, tamamen ortadan kaldırmak.”
Şu anda uçaklarda olan şey, pilotun türbülans meydana geldikten sonra bunu fark etmesi ve tipik olarak uçağı aşağı iten havayı önlemek için uçağı yukarı çekerek tüm uçağın hareket etmesine neden olmasıdır – ki deneyimlerimize göre bu, çarpmalardan kaçınmanın hoş bir yolu değildir.
Galffy’nin teknolojisi şu anda küçük bir uçakta kullanılıyor, ancak ilk hedef, türbülansı en güçlü şekilde hissettikleri ve daha düşük irtifalarda uçtuklarından dolayı bundan kaçamadıkları için teknolojiyi hafif uçaklara yaymak. Galffy, bu yeni teknolojinin ilk hedefinin ticari jetler olmasa da, Turbulence Solutions’ın 2030’dan itibaren odaklanacağı bir konu olduğunu ve şirketin bu konuda havayolu şirketleriyle temas halinde olduğunu söylüyor.
“Havayolları, yolcuların bakış açısından türbülansla çok ilgileniyor. Geçtiğimiz on yılda daha hafif kanatlar takarak yakıt tasarrufu sağlamaya odaklanılmıştı, ancak türbülans kötüleştikçe havayolları türbülansı azaltmaya odaklanıyor. Misyonumuz tüm havacılık endüstrisini türbülanstan arındırmaktır.”
Haziran ayında Geophysical Research Letters dergisinde yayınlanan türbülans araştırmasının ortak yazarlarından Profesör Paul Williams, yeni teknoloji konusunda “çok heyecanlı” olduğunu söylüyor. “Günümüz uçakları türbülanslı havaya verdikleri tepkiyi azaltmak için zaten basit sistemlere sahipler. Ancak bu yeni teknoloji daha da ileri giderek ve kanat şeklini dinamik olarak ayarlayarak türbülansa daha da fazla karşı koyuyor.
“Hava yolcularının daha yumuşak uçuşlar bekleyebilmesi için aşılması gereken bazı pratik engeller var. Mevcut uçakların yeni sistemlerle donatılıp donatılamayacağı henüz belli değil. Yeni teknolojinin, yolcular ve uçuş görevlileri için her yıl yüzlerce yaralanmaya neden olan en güçlü türbülansa tamamen karşı koyamaması önemli bir sınırlamayı meydana getiriyor.
“Ne yazık ki gergin uçuş yapanlar için bu gelişme sarsıntılı uçuşların sonunu işaret etmiyor. İklim değişikliği 1970’lerden bu yana dünyanın bazı bölgelerinde şiddetli türbülansı %55 oranında arttırdı ve önümüzdeki on yıllar için daha büyük artışlar öngörülüyor. Daha sert havayla başa çıkabilmek için bir dizi uyum tedbirine ihtiyacımız var ve bunun gibi yeni teknolojiler de memnuniyetle karşılanacak.”
Kaynak: https://www.thetimes.co.uk/article/the-plane-tech-that-could-make-turbulence-a-thing-of-the-past-zb62nr3kc

