Çiftçilerin toprağın asitliğini azaltmak için kullandığı kireç, yıllardır atmosfere karbondioksit salan bir uygulama olarak hesaba katılıyordu. Ancak Nature’da yayımlanan ve 120 yılı aşkın veriyi inceleyen yeni çalışma, Mississippi Havzası’nda tam tersinin yaşandığını gösteriyor: Tarımsal kireçleme uzun vadede atmosferden net CO₂ çekmiş olabilir.
Yale Üniversitesi öncülüğündeki araştırmacılar, ABD’nin en büyük tarım bölgelerinden Mississippi Nehri Havzası’ndaki tarihsel kireç kullanımı, nehir kimyası ve insan kaynaklı toprak asitlenmesini 1900’lü yılların başına kadar geriye giderek inceledi.
Sonuç şaşırtıcıydı: Geleneksel sera gazı hesaplarında bir karbon kaynağı olarak değerlendirilen tarımsal kireçleme, bölge ölçeğinde uzun vadede bir karbon yutağı gibi davranmış görünüyordu.
300 ila 400 milyon ton CO₂
Araştırmacıların hesaplamasına göre Mississippi Havzası’na 1900’den bu yana uygulanan kireç, net olarak yaklaşık 300–400 milyon ton CO₂’nin atmosferden uzaklaştırılmasına katkı sağlamış olabilir.
Buradaki süreç basitçe “kireç karbonu emer” şeklinde işlemiyor.
Tarımda kullanılan azotlu gübreler ve geçmişteki hava kirliliği toprağı asitleştiriyor. Ezilmiş kireçtaşı bu asitliği nötralize ederken ortaya çıkan kimyasal süreçler, karbonun bikarbonat biçiminde toprak, yeraltı suyu ve nehirler üzerinden taşınarak uzun süre tutulmasına yol açabiliyor.
IPCC’nin hesabı tartışmaya açılıyor
Çalışmanın en çarpıcı taraflarından biri, mevcut karbon muhasebesine yönelik itirazı.
Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin standart hesaplama yöntemi, tarım alanlarına eklenen kirecin içerdiği karbonun önemli bölümünü CO₂ emisyonu olarak değerlendiriyor.
Yeni araştırma ise bunun eksik bir hesap olabileceğini savunuyor. Çünkü kireç uygulanmasa bile gübre ve diğer insan kaynaklı asitlenme süreçleri topraktaki karbonun atmosfere çıkmasına neden olabiliyor.
Araştırmacılara göre doğru karşılaştırma “kireçli tarla ile hiç müdahale edilmemiş tarla” arasında değil, kireç uygulanmış asitlenmiş toprak ile kireç uygulanmamış asitlenmiş toprak arasında yapılmalı.
Her tarlada aynı sonucu vermeyebilir
Ancak çalışma, “tarım alanlarına daha fazla kireç dökelim ve iklim sorununu çözelim” sonucuna varmıyor.
Karbonun ne kadar tutulacağı; toprağın asitliği, kullanılan gübre, su rejimi, kaya türü ve bölgesel jeoloji gibi çok sayıda etkene bağlı.
Üstelik net karbon tutma etkisinin ortaya çıkması on yıllar sürebiliyor.
Yine de 120 yılı aşkın gerçek dünya verisinin aynı yönde sonuç vermesi, tarımın iklim üzerindeki etkisini hesaplarken uzun süredir kullanılan önemli bir varsayımı sarsıyor.
Yıllardır karbon saldığı düşünülen bir tarım uygulaması, doğru koşullarda tam tersine atmosferden karbon çekiyor olabilir.

