GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Freud’un Vakaları Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Lacan Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • E-Dergi
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Sel felaketi sonrası ortaya çıkabilecek hastalıklar ve alınabilecek önlemler
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Freud’un Vakaları Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Lacan Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • E-Dergi
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Biyoloji > Sel felaketi sonrası ortaya çıkabilecek hastalıklar ve alınabilecek önlemler
BiyolojiSağlık

Sel felaketi sonrası ortaya çıkabilecek hastalıklar ve alınabilecek önlemler

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 17 Ekim 2026 8 Dakikalık Okuma
Paylaş
hastalık
Görsel: Pixabay

Son günlerde artan yağışlardan kaynaklı İstanbul ve başka pek çok yerde sel felaketleri yaşandı. Ne yazık ki, bu durum sel kaynaklı hastalık bulaşma riskini de ortaya çıkarıyor. Dr. Semih Tareen ile sel felaketinden sonra ortaya çıkabilecek hastalıkları konuştuk.

İçindekiler
İstanbulda yaşanan sel sonucunda bulaşabilecek bakteriyel, viral ve parazit enfeksiyonlardan hangileri halk sağlığı açısından daha büyük bir tehlike oluşturmaktadır?Bu mikroorganizmaların bulaş yolu sadece suyun vücuda girmesi midir yoksa dikkat edilmesi gereken başka bulaş yolları da var mıdır?Bu mikroorganizmaların canlılığını koruması hangi çevresel faktörlere bağlıdır ve sel suları çekildikten sonra da risk devam eder mi?Bu enfeksiyonlardan korunmak için bizler ne tür önlemler alabiliriz ve hangi durumlarda bir sağlık kuruluşuna başvurmalıyız?Sel felaketinin ardından yapılan temizlik çalışmalarında cerrahi maske ile önlem alınması yeterli midir yoksa daha gelişmiş filtreleme özellikleri olan maskeleri kullanmak daha mı etkili koruma sağlar?Sel felaketinin ardından içme suyunun güvenliği nasıl değerlendirilebilir?

Dr. Semih Tareen
Röportaj: Sedef Çakır
GazeteBilim Yazı İşleri

İstanbulda yaşanan sel sonucunda bulaşabilecek bakteriyel, viral ve parazit enfeksiyonlardan hangileri halk sağlığı açısından daha büyük bir tehlike oluşturmaktadır?

Genellikle sel sonrasında lağım ve atık sularının sel sularıyla veya içme sularıyla karışmasıyla bu hastalıklar oluşuyor.

Virüsler arasında en önemlileri hepatit A ve E. Bunlar dışkıyla kolay yayılabiliyorlar. Bununla beraber norovirüs ve rotavirüs. Norovirüs ve rotavirüs ishale sebep olabiliyor. Hepatit A ve E de yine ishale sebep olabiliyor ama aynı zamanda da karaciğer rahatsızlığına, sarılığa sebep olabilir.

Ayrıca durgun sularla oluşan sivrisineklerden dolayı bulaşabilen sivrisinek virüsleri var. Dengue, Zika ve Batı Nil virüsleri gibi. Ama sanırım Türkiye’de bu çok büyük bir sorun değil. En azından bu mevsimde değil.

Bunun dışında bakteriler var. Tabii yine öncelikle dışkıyla bulaşan Escherichia coli ve Salmonella bakterileri var. Şu an İstanbul’da bir kolera salgını yok bildiğim kadarıyla ama kolera bakterisi de bu şekilde bulaşabilir.

Bir de yine İstanbul için söz konusu değil ama özellikle fare ve sıçanların olduğu yerlerde onlardan bulaşabilen Leptospira diye bir bakteri var. O bazı hastalıklara sebep olabiliyor.

Bunların dışında tetanoz bakterisi önemli çünkü toprakta yaşıyor ve tetanoz suyla karışınca çamurdan insanlara bulaşabilir. Bunun için insanların üzerinde yaralar varsa o açık yaralarla çamurlu sulara girmeleri iyi fikir değil. Hem herhangi bir bakteriyel enfeksiyon için iyi değil hem de özellikle tetanoz için iyi değil. Bu sebeple açık yaraların kapatılması önemli.

Tabii ki bazı parazitler var. Özellikle Giardia gibi yine dışkıyla yayılabilen parazitler var. Fakat bunlar daha çok yabani hayvanların dışkısında bulunuyor. O yüzden dere taşması olursa ve İstanbul merkezinde değil de biraz İstanbul’un dışındaki derelerdeki sular içme sularıyla karışırsa orada yabani hayvanlardan Giardia gibi parazitlerin kapılması mümkün.

Son olarak da farklı sınıfta bazı mantarlar var. Örneğin evlerin içinin ıslak ve nemli kalması ve sonra küflenmesi de önemli. O küfe de dikkat etmek gerekiyor. Burada çok farklı farklı küfler var ve onların sporları bulaşabiliyor. Onlara dikkat etmek gerekiyor.

Bu mikroorganizmaların bulaş yolu sadece suyun vücuda girmesi midir yoksa dikkat edilmesi gereken başka bulaş yolları da var mıdır?

Tabii ki de ağızdan, dışkıyla bulaşan patojenler var. Onları ağızdan alıyoruz.

İkinci olarak gözde de bir enfeksiyon riski var tabii ki. O yüzden gözlerin de korunması önemli.

Üçüncüsü ise açık yaralar. Açık yaralardan söylediğim gibi tetanoz kapabilmek mümkün çünkü bu tetanoza sebep olan bakteri toprakta yaşıyor. Açık yara enfeksiyonlarından korunmak da yine önemli.

Bir dördüncü yol da solunum. Sel basmış yerlerin arkasından yapılan temizlik esnasında o duvarları küf kaplayabilir ve onlar iyi temizlenmezse o küfün sporlarını insanlar soluyabiliyor. Dolayısıyla solunum yoluyla da bu patojenleri kapabiliyorlar.

Bu mikroorganizmaların canlılığını koruması hangi çevresel faktörlere bağlıdır ve sel suları çekildikten sonra da risk devam eder mi?

Durgun sularda veyahut da sel sularında tabii ki bakteriler yaşayabiliyor. Çünkü özellikle dışkıyla bulaşan bakteriler, lağım sularının karışmasından dolayı bir süre yaşayabiliyorlar.

Hepatit A ve E virüsleri, norovirüs ve rotavirüs de yaşayabiliyor. Özellikle ishale sebep olan norovirüs çok dayanıklı bir virüs. O yüzden uzun süre bunlar canlı kalabiliyorlar.

Virüslerin bölünmesi için hücreye ihtiyacı var. Bu yüzden bunlar sel sularında bölünmüyorlar. Fakat en azından stabil kaldıkları için enfeksiyona sebep olup insanlarda bölünüp üremeye devam edebiliyorlar.

Bunlarla beraber sular çekildikten sonra diyelim ki evde kalmış çamurları temizleyeceksiniz. O çamurların toz olup solunması iyi değil. Bir maske veya N95 veya N100 gibi respiratörler kullanılmalı.

Bir de eğer çok toz olacaksa, tamamen kurumuş ve temizliği yapılıyor ise, o zaman çok hafif bir şekilde nemlendirip tozun kalkmasını önlemek kritik. Neden? Çünkü bu çamurların içinde bakteriler ve mantar sporları kalabiliyor, virüsler kalabiliyor. Bunları toz hâliyle solumak iyi değil. O yüzden o şekilde stabil kalıp insanlar bunları kapabiliyorlar.

Bu enfeksiyonlardan korunmak için bizler ne tür önlemler alabiliriz ve hangi durumlarda bir sağlık kuruluşuna başvurmalıyız?

Birincisi açık yaraları korumaya çalışmak. Eğer mümkünse, zorunlu değilse o sulara girmemek. Özellikle ayaklarınızda yaralar varsa çizme, su geçirmeyen çizmeler kullanmak. Yani bu bariyerler bir kere önemli.

İkincisi solunum. Az önce söylediğim gibi belli toz haline dönüşmüş sel atıklarını solumak iyi değil. O yüzden bir maske, özellikle respiratör maske kullanılabilir. Bunları herhangi bir yapı markette veya nalburlarda bulabilirsiniz.

Bir de tabii dışkı yoluyla bulaşan patojenler ağızdan girebileceği için su yutmamaya ve ağıza su almamaya dikkat etmek gerekiyor. Eğer suyu kullanmanız gerekiyorsa, içme suyu olsun veyahut da ağız yıkama, çalkalama, abdest alma olsun mutlaka o suların kaynatılması veyahut da temiz su bulup kullanmak önemli.

Tabii tetanoz gibi bakterilerin aşısı var, tetanoz aşısı var. O yüzden onları olmak mantıklı. Zaten insanların aktif olarak tetanoz aşısı olması bu yüzden önemli.

Sel felaketlerinde tabii ne yazık ki çok kötü durumlar söz konusu olabiliyor. Bu insanlar evlerini kaybetmiş, eşyalarını kaybetmiş olabiliyorlar. Bir de üstüne sağlık kuruluşuna mı gidecekler gibi insanlar düşünebilir ama tabii burada hayat önemli.

Özellikle çocuklar, bebekler ve yaşlılar için bu önemli. Eğer geçmeyen ve su kaybına sebep olan ishal gibi durumlar söz konusuysa mutlaka hastaneye gidilip yeterli miktarda tuz ve suyun serum ile alınımı önemli.

Onun dışında herhangi bir bakteriyel enfeksiyon var ise özellikle açık yaralarda antibiyotik kullanımı etkili olabilir. Tedavi yöntemini zaten hekimler belirler.

Sel felaketinin ardından yapılan temizlik çalışmalarında cerrahi maske ile önlem alınması yeterli midir yoksa daha gelişmiş filtreleme özellikleri olan maskeleri kullanmak daha mı etkili koruma sağlar?

İlk olarak gözlerden başlayalım. Gözleri korumak için tabii bir gözlük şart ve özellikle gözün her tarafını kapatacak bir gözlük bulmak daha iyi olur. Bunlar yine inşaat malzemesi satan yerlerde, nalburlarda bulunabilir.

Pis suyu göze sıçratmadan koruyacak herhangi bir bariyer olması önemli. Yüzü tamamen kapatan şeffaf, plastik maskeler bile olabilir.

Gelelim ağız maskelerine. Şimdi solunum yoluyla kurumuş ve toz haline gelmiş patojenlerin bazılarını kapabilirsiniz. Veyahut da o duvarları, yerleri basınçlı suyla temizleyecekseniz o tavsiye edilmiyor. Basınçlı su kullanmayın çünkü bu sizin ağzınıza, solunumunuza ve gözlerinize sıçrayacaktır ve oradaki patojenleri bu şekilde kapabilirsiniz.

O yüzden basınçlı su kullanmayın. Duvarları, yerleri basınçlı suyla yıkamak iyi fikir değil.

Ve solunum maskesi olarak da respiratör dediğimiz N95, N100 gibi maskeler sizi koruyacaktır.

Sel felaketinin ardından içme suyunun güvenliği nasıl değerlendirilebilir?

Bunun için diagnostik testler var mı bilmiyorum ama bunu tahmin etmek zor. Giardia gibi bazı parazitler var. Özellikle şehir dışındaki derelerin taşması ve içme suyuna karışması gibi durumlarda o suyu içmek için bazı tabletler var. İnternetten bakılabilir. O tabletleri siz atıyorsunuz ve o tablet o paraziti öldürüp, inaktif hale getirip suyu içmek için sağlıklı hale getiriyor. Yalnız bu sadece o parazite etkili. Yani hepatit gibi virüslere etkili değil. Orada dikkatli olmak lazım. Tabii en iyisi suyu kaynatmak. Onun da belli süreleri var. Belli bir sürede, belli bir sıcaklıkta kaynaması gerekiyor. Bu önemli.

  • Katkılarınız için çok teşekkür ederiz.
  • Ben teşekkür ederim.

Etiketler: enfeksiyon, hastalık, sel, virüs
GazeteBilim 17 Ekim 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı protein Yapay zekânın tasarladığı biyolojik makas proteinleri kesti
Sonraki Yazı yunan Rembrandt’ın resimlerinde felsefe

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Bakteriler virüslere karşı birlikte hareket ediyor

Bakteriler, kendilerini öldüren virüsleri geride bırakabiliyor.

BiyolojiHaber
17 Ekim 2026

Yaşamın medikalizasyonu: Modern çağın sessiz kuşatması

Medikalizasyon, en yalın tanımıyla, tıp alanına girmeyen günlük hayattaki olağan problem, durum ve tecrübelerin tıbbi kategorilerle tanımlanarak birer müdahale alanı…

Sağlık
16 Ekim 2026

Fotosentez araştırmalarının öncüsü Pierre Joliot yaşamını yitirdi

Fotosentezin temel mekanizmalarının anlaşılmasına öncülük eden Fransız biyolog Pierre Joliot, 94 yaşında hayatını kaybetti.

BiyolojiHaber
14 Ekim 2026

Veba laboratuvarında gizemli ölüm: 200 kişi gözetim altında

28 yaşındaki Darya Şipilova’nın nedeni belirlenemeyen zatürreden ölmesi alarma yol açtı.

BiyolojiHaber
6 Ekim 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
imunify-bot-check

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?