Enceladus, Dünya dışı yaşam arayışında yeni bir ipucu verdi. Satürn’ün buzlarla kaplı uydusunun yeraltı okyanusundan gelen maddeler uzaya püskürürken bazı bileşenler buz parçacıklarında ayrışıp yoğunlaşıyor. Araştırmacılara göre yaşam varsa onun moleküler izleri de belirli buz tanelerinde yoğunlaşarak gelecekteki uzay araçları tarafından daha kolay tespit edilebilir.
Satürn’ün uydusu Enceladus, kalın buz kabuğunun altında küresel bir sıvı su okyanusu barındırıyor. Uydunun güney kutbundaki çatlaklardan okyanus kökenli su buharı ve buz parçacıkları uzaya doğru yüzlerce kilometre boyunca püskürüyor.
Science Advances dergisinde 25 Eylül’de yayımlanan yeni araştırma, bu püskürmelerin Dünya dışı yaşam arayışında beklenmedik bir avantaj sağlayabileceğini gösterdi.
Yaklaşık 1.000 buz tanesi incelendi
Frank Postberg liderliğindeki uluslararası araştırma ekibi, NASA’nın Cassini uzay aracının Kozmik Toz Analizörü ile kaydettiği yaklaşık 1.000 tuz bakımından zengin buz parçacığının verilerini inceledi.
Buz tanelerinin kimyasal olarak birbirinin aynı olmadığı ortaya çıktı. Bazıları sodyum klorür bakımından zenginken diğerlerinde karbonat, fosfat, hidroksit veya potasyum içeren tuzlar yoğunlaşıyordu.
Araştırmacıların önerdiği mekanizmaya göre süreç, yeraltı okyanusunun yüzeyinde başlıyor. Patlayan kabarcıklar küçük su damlacıkları oluşturuyor. Bu damlacıklar su buharıyla birlikte buz kabuğundaki çatlaklardan yukarı taşınırken yavaşça donuyor.
Donma sırasında farklı tuzlar birbirinden ayrışıyor. Donmuş damlacıklar çatlakların duvarlarına çarpıp parçalandığında ise farklı kimyasal bileşimlere sahip mikrometre büyüklüğünde buz taneleri oluşuyor ve uzaya püskürtülüyor.
Yaşamın izleri birkaç buz tanesinde yoğunlaşabilir
Araştırmanın Dünya dışı yaşam açısından en önemli sonucu burada ortaya çıkıyor. Aynı fiziksel süreç, tuzların yanı sıra organik molekülleri ve olası moleküler yaşam izlerini de belirli buz parçacıklarında yoğunlaştırabilir.
Bu nedenle Enceladus’ta yaşam varsa izleri bütün buz tanelerine eşit biçimde dağılmayabilir. Araştırmacılara göre gelecekte gönderilecek bir uzay aracının yaşamın moleküler işaretlerini bulabilmesi için çok sayıda buz tanesini tek tek analiz etmesi gerekebilir.
Araştırmanın başındaki Postberg, Enceladus’un aslında bilim insanlarının işinin bir bölümünü doğal olarak yaptığını belirtiyor: Okyanusun bileşenleri birbirinden ayrılıyor ve ayrı buz parçacıklarında yoğunlaşıyor.
Yaşam bulunduğu anlamına gelmiyor
Araştırma Enceladus’ta yaşam bulunduğunu göstermiyor. Ancak uydu, Dünya dışı yaşam arayışı açısından önemli bir avantaj sunuyor: Bilim insanlarının kilometrelerce kalınlıktaki buz kabuğunu delerek okyanusa ulaşması gerekmeyebilir.
Yeraltı okyanusundan gelen maddeler zaten doğal yollarla uzaya taşınıyor. Üstelik yeni araştırmaya göre Enceladus bu maddeleri yalnızca püskürtmüyor; bazılarını buz tanelerinde yoğunlaştırarak olası yaşam izlerinin tespit edilmesini de kolaylaştırıyor olabilir.

