Bazıları geçinemediği için, bazıları yalnızlık ve sosyal izolasyonun etkisiyle küçük suçlar işliyor. Japonya’da bazı yaşlı mahkûmlar ise cezaevinde dışarıdaki yaşamlarından daha güvende ve daha az yalnız hissettiklerini anlatıyor.
Japonya’nın hızla yaşlanan nüfusu, cezaevlerinde dikkat çekici bir toplumsal sorunu görünür hale getiriyor. Özellikle yaşlı kadınların işlediği küçük hırsızlıkların arkasında tek bir neden yok: Yoksulluk önemli bir etkenken yalnızlık, sosyal ilişkilerin zayıflaması ve geleceğe ilişkin kaygılar da tabloya eşlik ediyor.
Japonya Adalet Bakanlığının 60 yaş ve üzerindeki kadın hırsızlık mahkûmları üzerine yaptığı araştırmada, kadınların yüzde 37,4’ü geçim sıkıntısını suçun nedenlerinden biri olarak gösterdi. Bu, araştırmada belirtilen nedenler arasında en yüksek oranlardan biri. Yüzde 13,1’i ise yalnızlıktan uzaklaşmayı nedenleri arasında saydı.
Bu oranlar birbirinden tamamen ayrı grupları göstermiyor; katılımcılar birden fazla neden bildirebiliyordu. Dolayısıyla verilerden “yüzde 37’si yoksulluktan, yüzde 13’ü yalnızlıktan çalıyor” sonucu çıkarmak doğru değil.
Herkes yoksulluktan çalmıyor
Bununla birlikte Adalet Bakanlığının araştırması önemli bir ayrıntıya dikkat çekiyor. Yaşlı kadın hırsızlar arasında emekli aylığıyla geçinenler ve birikimi bulunanlar da var. Bakanlık, acil geçim sıkıntısı içinde olmadığı halde hırsızlık yapan yaşlı kadınların bulunduğunu belirtiyor.
Bu vakalarda ekonomik nedenlerin ötesindeki etkenler önem kazanıyor. Yaş ilerledikçe arkadaş ve aile ilişkilerinin azalması, yalnız yaşama, geleceğe ilişkin kaygılar ve sosyal izolasyon bazı kadınların hayatında giderek daha belirleyici hale gelebiliyor.
Foto-muhabir Shiho Fukada’nın görüştüğü 80 yaşındaki bir kadın bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Kocası kendisine yeterince para vermesine rağmen günlerini yalnız geçirdiğini anlatan kadın, ilk olarak bir kitap çaldı. Daha sonra hırsızlığı tekrarladı ve üç kez cezaevine girdi.
Kadın, cezaevinde çevresinde insanların bulunmasından ve çalışma düzeninden hoşlandığını anlatıyordu. Tahliye edildikten sonra bir daha dönmemeye karar vermesine rağmen dışarıdaki yaşamında cezaevini özlediğini de söylüyordu.
Suçların büyük bölümü hırsızlık
En güncel resmî veriler sorunun devam ettiğini gösteriyor. Japonya’da 2024 yılında suçu aydınlatılan 65 yaş ve üzerindeki kadınların yüzde 71’inin suçu mağazadan hırsızlıktı. Diğer hırsızlık türleri de eklendiğinde oran yaklaşık yüzde 87’ye ulaşıyor.
Adalet Bakanlığının cezaevindeki yaşlı kadın hırsızlar üzerine yaptığı özel araştırmada ise işlenen hırsızlıkların yüzde 95,9’unun mağazadan hırsızlık olduğu belirlendi.
Ancak bu rakamlar, yaşlı kadınların cezaevine girebilmek amacıyla hırsızlık yaptıkları anlamına gelmiyor. Japonya çapında özellikle “hapse girmek için suç işleyen yaşlıların” oranını gösteren güvenilir bir istatistik bulunmuyor.
Dışarıdaki hayat neden daha zor?
Mahkûmların anlatımları ise başka bir sorunu ortaya çıkarıyor. Cezaevi özgürlüğü ortadan kaldırmasına rağmen düzenli yemek, barınma, günlük rutin ve başka insanlarla temas sağlıyor. Yoksulluk veya yalnızlık içindeki bazı yaşlılar açısından bunlar dışarıdaki yaşamda garanti değil.
Bu nedenle Japonya’da sorun yalnızca yaşlıların neden suç işlediği değil. Asıl çarpıcı soru, bazı yaşlıların neden cezaevinde kendilerini dışarıdakinden daha güvende ve daha az yalnız hissettiği.
Japonya’nın yaşlanan toplumunda cezaevi böylece ürkütücü bir toplumsal çelişkinin simgesine dönüşüyor: Özgürlüğün olmadığı bir yer, bazı yaşlılara dışarıda bulamadıkları güvenliği, düzeni ve insan temasını sağlayabiliyor.

