İstanbul için tehlike geçmiş değil. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, 17 Ekim Cumartesi günü kent geneline yayılması beklenen yağışın suya doymuş zemine düşeceğine dikkat çekerek hazırlık çağrısı yaptı. Kadıoğlu’nun uyarısı yalnızca yağmurun miktarına değil, suyun hangi yapılara ve insanlara ulaşacağına odaklanıyor.
İstanbul’daki sel ve su baskınlarının ardından gözler yeni yağışlara çevrildi. İstanbul Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, güncel değerlendirmesinde perşembe öğleden sonra rüzgâra, cuma günü kentin kuzeybatısındaki yağışlara, cumartesi ise kent genelinde beklenen yağmura dikkat çekti.
Kadıoğlu’na göre kritik nokta, yeni yağışın önceki sağanaklarla ıslanmış ve su tutma kapasitesi azalmış zemine düşecek olması. Bu koşullarda yağmurun daha büyük bölümü yüzeyden akarak alt geçitlere, bodrumlara ve dere çevresindeki yerleşimlere ulaşabilir.
Cumartesi planlarını cuma günü yeniden değerlendirin
Kadıoğlu’nun 15 Ekim tarihli değerlendirmesine göre cuma sabahı Arnavutköy, Çatalca ve Başakşehir çevresinde başlaması beklenen yağış, öğleden sonra kente yayılacak.
Kadıoğlu’nun özellikle dikkat çektiği gün ise 17 Ekim Cumartesi. Yağışın kent geneline yayılmasını bekleyen Kadıoğlu, kuzeybatıda 20 milimetreyi aşma olasılığının yüzde 45–61 aralığında bulunduğunu belirtiyor. Bu oranlar selin gerçekleşme olasılığını değil, belirtilen yağış eşiğinin aşılma ihtimalini gösteriyor.
Kadıoğlu, piknik, dere kenarı etkinliği veya açık hava düğünü planlayanlara, kararlarını cuma günü saat 17.00’den önce güncel tahminlere göre yeniden değerlendirmelerini öneriyor.
“Afet = Tehlike değildir!”
Kadıoğlu, tartışmanın yalnızca kaç yıldır görülmemiş miktarda yağış düştüğü üzerinden yürütülmesine karşı çıkıyor. “Afet = Tehlike değildir!” ifadesiyle, meteorolojik olayın büyüklüğü ile ortaya çıkan zararın aynı şey olmadığını vurguluyor.
Kadıoğlu, en fazla yağış alan Beykoz’da can kaybı bildirilmezken ölümlerin Fatih’te ve Sarıyer’de bir dere boyundaki caddede meydana gelmesine dikkat çekiyor. Bahçelievler ve Güngören’deki alt geçitlerde yaşanan mahsur kalmaları da örnek göstererek zararın yalnızca yağış miktarıyla açıklanamayacağını belirtiyor.
Bu yaklaşımın merkezinde yerleşim ve altyapı bulunuyor: Dere boyuna açılmış bir cadde, su biriken bir alt geçit, bodrum katındaki yaşam alanı veya suyla temas eden elektrik tesisatı, yağışı ölümcül bir tehlikeye dönüştürebiliyor.
Betonlaşma suyun akışını büyütüyor
Kadıoğlu’nun Temmuz 2019’da Marmara Belediyeler Birliği tarafından yayımlanan Kent Selleri Yönetim ve Kontrol Rehberi, kentleşmenin sel üzerindeki etkisini ayrıntılandırıyor. Kitapta, kentleşmenin doğal yüzeylere kıyasla yüzeysel su akışını 2–6 kat artırabildiği anlatılıyor. Bu, her yağışta hasarın altı kat olacağı anlamına gelmiyor; toprağa sızamayan suyun daha büyük miktarda ve daha hızlı akışa geçmesini ifade ediyor.
Rehberin İstanbul’a ayrılan bölümünde, dere yataklarının kapatılması, akışı daraltan yapılar ve plansız yapılaşma risk etkenleri arasında sıralanıyor. Taşkın sınırlarının haritalanması, arazi kullanım kararlarının bu sınırlara göre verilmesi ve suyun geçişini engelleyen müdahalelerin önlenmesi öneriliyor.
Bugün rüzgâr, ardından yeni yağış
Kadıoğlu, perşembe öğleden sonra yağışın kesilmesi beklenirken kuvvetli poyrazın önem kazanacağını belirtiyor. Özellikle kuzey kesimlerde ve Karadeniz kıyısında güçlü rüzgâr hamlelerine, ıslak zeminde ağaç devrilmesine karşı uyarıyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 15 Ekim–16 Ekim sabahını kapsayan bölgesel tahmininde de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli rüzgâr, zaman zaman saatte 70–80 kilometreye ulaşan fırtına beklentisi yer alıyor. Aynı bültende Anadolu Yakası için kuvvetli yağış, sel ve taşkın uyarısı bulunuyor.
Kurumların açıkladığı son durum
AKOM’un 15 Ekim tarihli açıklamasında, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, kent genelinde mahsur kalan 595 kişinin tahliye edildiğini, özellikle Göktürk, Kemerburgaz ve Ayazağa’da yükselen dere seviyeleri nedeniyle müdahaleler gerçekleştirildiğini bildirdi. Aslan, vatandaşlardan taşkın bölgelerinden uzak durmalarını istedi.
İstanbul Valiliğinin 14 Ekim saat 20.00 itibarıyla açıkladığı kayıtlarda ise AFAD ve 112’ye 2 bin 518 ihbar ulaştığı; 1.277 su baskını, 15 heyelan ve 47 mahsur kalma olayı bulunduğu belirtildi. Valilik, AFAD İstanbul bünyesinde kriz masası oluşturulduğunu duyurdu.
Yeni yağıştan önce hazırlık çağrısı
Kadıoğlu, perşembe akşamından cuma öğlene kadar beklenen görece kuru dönemin hazırlık için kullanılmasını öneriyor: Mazgallar ve dere ağızları temizlenmeli, alt geçit pompaları kontrol edilmeli, su basma riski bulunan bodrum ve otoparklar için önlem alınmalı.
Su almış binalarda elektrik tesisatı teknik ekip tarafından kontrol edilmeden yeniden devreye sokulmamalı. Kadıoğlu, elektrik panosuna ulaşmak için suya girilmemesi gerektiğini özellikle vurguluyor.
AFAD’ın selden korunma rehberlerinde de hareketli suya yürüyerek veya araçla girilmemesi, sel suyunun elektrik hatları nedeniyle tehlikeli olabileceğinin unutulmaması isteniyor.
Kadıoğlu’nun çağrısı, kararların güncel tahminlerle yenilenmesi yönünde. Cumartesiye ilişkin risk değerlendirmesi de yeni meteorolojik verilerle değişebileceğinden MGM, AFAD, İstanbul Valiliği ve AKOM’un duyuruları izlenmeli.

