Ülkenin serveti büyürken öğrenci başına eğitim bütçesi geriledi. İktisatçı Thomas Piketty, Fransa’daki öğrenci eylemlerini değerlendirdiği yazısında hükümetin “kaynak yok” savunmasına karşı çıktı. Ona göre sorun, ülkenin olanaklarından çok servetin nasıl paylaşıldığı.
Birikim’de 21 Ekim’de Ahmet İnsel’in çevirisiyle yayımlanan yazısında Piketty, lise ve üniversite öğrencilerinin hareketini “Macronizm’in sonunun geldiğinin” işareti olarak yorumluyor. Gençlerin talebini ise kaliteli eğitim ve kendilerini yetiştirebilecekleri olanaklara erişim olarak tanımlıyor.
Bütçe büyüdü, öğrenciye düşen kaynak azaldı
Piketty’nin aktardığı verilere göre yükseköğretim bütçesi, 2017–2026 arasında 13,3 milyar avrodan 15,5 milyar avroya yükseldi. Ancak yaklaşık yüzde 17’lik bu artış, aynı dönemdeki yüzde 22’lik enflasyonun gerisinde kaldı. Öğrenci sayısı da 2,6 milyondan 3 milyonun üzerine çıktı.
Piketty, ekonomist Lucas Chancel’in verilerine dayanarak öğrenci başına yükseköğretim bütçesinin yaklaşık yüzde 20 düştüğünü vurguluyor.
Yazıya göre özellikle teknik ve mesleki lise mezunlarına uygun yükseköğretim kontenjanları yeterince artırılmadı. Çok sayıda genç, beklentilerine uymayan kalabalık bölümlere yönlendirildi. Piketty, yerleştirme sistemi Parcoursup’un kapalılığının da öğrencilerin ve ailelerin belirsizliğini artırdığını savunuyor.
Yoksul bölgelerde eşitsizlik katlanıyor
Piketty’nin aktardığı Asma Benhenda araştırması, öğretmen dağılımındaki farkı da ortaya koyuyor. Sözleşmeli veya mesleğe yeni başlayan öğretmenlerin oranı, zengin bölgelerde yüzde 10’un biraz üzerindeyken daha yoksul bölgelerde yüzde 50’ye ulaşıyor.
Öğretmenlerin ortalama maaşı da ek ödemelere rağmen yoksul bölgelerde yaklaşık yüzde 20 daha düşük. Piketty’ye göre yalnızca sınıf mevcuduna bakmak, öğretmen deneyimindeki bu eşitsizliği gizliyor.
“Sorun bir bölüşüm meselesidir”
Piketty, eğitime yatırım yapacak kaynak bulunmadığı iddiasını özel servetlerdeki büyümeyle karşılaştırıyor. Yazıda verilen rakamlara göre özel servetlerin milli gelire oranı, 1970’ten bugüne yüzde 300’den yüzde 600’e çıktı.
“Fransa hiç bu kadar zengin olmamıştı” diyen iktisatçı, büyük servetlerin vergilendirilmesini ve kamusal eğitimle sağlığa yeniden yatırım yapılmasını öneriyor.
Piketty’ye göre öğrenci hareketinin önemi de burada: Gençlerin eğitim talebi, ülkenin zenginliğinden kimin ne kadar pay aldığı sorusunu siyasetin merkezine taşıyor.

