Bir kedinin havada itecek bir şey olmadan dönme yeteneği fizik yasalarına meydan okuyor gibi görünse de karmaşık bir düzeltme manevrasına sahip oldukları bir gerçektir.
Doç. Dr. Nilay Seyidoğlu
Veteriner Fizyolog
Düşen kedi problemi, kedinin “havada doğrulma” refleksinin gözlemlenmesinin ardındaki fiziği açıklamayı amaçlayan bir problem olarak bilim tarihine geçmiştir. Kediler, denge refleksi olarak da bilinen bu özellikleri ve aynı zamanda esnek vücut yapıları sayesinde sırt üstü düşseler bile havada dönüp ayakları üzerine inebilmektedirler. Kedilerde görülen bu kafa karıştırıcı problemin üzerine 1800’lü yıllardan itibaren yönelinmiş olmasına karşın, bu konu hâlâ gizemini korumaktadır.
Kuzey Carolina Üniversitesi Fizik Profesörü olan Gregory J. Gbur “Falling Felines and Fundamental Physics” (Düşen Kediler ve Temel Fizik) kitabında ve ilgili yazılarında, kedilerin ayaklarının üzerine düşme mekanizmasının bilim dünyasında uzun süren bir tartışma konusu olduğunu belirtmiştir. Gbur, bu konuda bilim insanlarının yıllarca sadece içgüdü olarak düşündüğü bir davranışın yorumlanması için birden fazla tekniğin çözüm olabileceğini söylemiştir. Bir kedinin dört ayak üzerine nasıl inebildiğini etkileyen birçok faktör olduğunu, ancak basitçe fizik ve nöroloji ile bu konunun açıklanabileceğini dile getirmiştir. Buna dayanarak kedilerin her zaman ayaklarının üzerine inmek için dönebilmelerinin fizikçiler için şaşırtıcı olmasının nedenlerinden birinin açısal momentumun korunumu ilkesi olduğunu da açıklamıştır.

Yapılan ilk araştırmalarda kedilerin yüksekten bırakılmaları üzerine ilkel araçlarla video çekimleri yapılmış ve kedilerin kendi kendilerine doğrulabildikleri gösterilmiştir. Bu kapsamda düşen kedi probleminin açıklanmasında “bacaklar içeri-bacaklar dışarı” ve “bükülme ve dönme” olmak üzere iki ana mekanik model önerilmiştir. “Bacaklar içeri-bacaklar dışarı” modelinde, kedilerin serbest düşüş sırasında doğru duruşu kazanmak için yapılan dönme hareketinin ardışık bir şekilde oluştuğu öne sürülmüştür. Bu modele göre bir kedi önce arka bacaklarını uzatır. Böylece vücudun arka kısmında dönmeye karşı bir direnç artışı oluşur. Bu direnç artışını takiben kedi öncelikle ön bacaklarını ve ön kısmını döndürür. Daha sonra arka bacaklarını geri çeker ve ön bacaklarını uzatır. Bu sefer aynı mekanizma ile yani arka kısmı ön kısma göre döndürür. Diğer mekanik model olan “bükülme ve dönme” modelinde ise kedilerin üst ve alt vücutlarını eş zamanlı ve yan yana hareketlerle döndürdükleri bildirilmiştir.

Günümüze kadar gelen araştırmalarda özellikle kedilerin omurga yapılarının incelendiği ve düşerken nasıl manevra yaptıkları hakkında ayrıntıların ortaya konulmaya çalışıldığı görülmektedir. Son olarak 2026 yılı başında yayınlanan bir makalede kedilerde torakal omurganın (sırt bölgesi) burulma esnekliğinin lomber omurganınkinden (bel bölgesi) daha üstün olduğu bildirilmiştir. Yamaguchi Üniversitesi Fizyoloji Profesörü Yasuo Higurashi ve grubuna ait çalışmada, kedilerde omurga esnekliğinin düşme mekanizmasında oldukça önemli bir rol oynadığı hem ölü hem de canlı hayvanlarda denemeler yapılarak ortaya konulmuştur. Yapılan çalışmada öncelikle kadavra hayvanlarda omurga esnekliği ölçülmüş; özel olarak üretilen mekanik pençelerle omurga bölümleri sistematik olarak büküp kıvrılmış ve ne kadar döndükleri ortaya konulmuştur. Takiben canlı hayvanlarda çalışılmış; düşen kedilerin video kayıtları kare kare analiz edilerek karşılıklı olarak sonuçlar incelenmiştir. Sonuçta kedilerin omurgalarının üst kısmının son derece esnek olduğu, alt omur kemiklerinin ise daha sert ve ağır olduğu belirlenmiş; bunun da kedilerin önce ön bacaklarını sonra da alt bacaklarını çevirdiğini gösteren video kanıtlarıyla eşleştiği ortaya konmuştur. Özellikle üst omurların mükemmel bir şekilde 360 derece dönebildiği ve bu düzeltici hareketin kolaylıkla yapıldığı da görülmüştür. Havada doğrulma sırasında, ön gövde rotasyonunun arka gövde rotasyonundan daha erken tamamlandığı ve hatta bu dönüşlerin daha çok sağa doğru olduğu da gözlemlenmiştir. Elde edilen bu sonuçların “Bacaklar içeri, bacaklar dışarı” modeliyle tutarlı olmasına karşın daha fazla çalışmaya gereksinim olduğu da araştırmacılar tarafından belirtilmektedir. Ayrıca bu konuyla ilgili halen araştırmaların devam ettiği; matematiksel ve üç boyutlu modellerin oluşturularak daha fazla veri toplanmasına ve daha ayrıntılı bilgilerin elde edilmesine çalışıldığı da bildirilmiştir.
Bir kedinin havada itecek bir şey olmadan dönme yeteneği fizik yasalarına meydan okuyor gibi görünse de karmaşık bir düzeltme manevrasına sahip oldukları bir gerçektir. Kedilerin kendilerine has duygusal bir yapılarının olması ve davranış özelliklerinin farklılığı bu hayvanları çok özel kılmaktadır. Yani gerçek olan kedilerin hiç de basit varlıklar olmadıklarıdır.
Kaynaklar
- Gbur GJ. 2019. Falling Felines and Fundamental Physics. Yale University Press. London. ISBN:978-0-300-23129-8
- Higurashi Y, Kaino Y, Habara M, Okamoto S, Yoshizaki K, Sakurai M, Morimoto M. Torsional flexibility of the thoracic spine is superior to that of the lumbar spine in cats: Implications for the falling cat problem. 2026. Anat Rec (Hoboken). 2026 Feb 24. doi: 10.1002/ar.70165. Epub ahead of print. PMID: 41734949.
- Marey EJ. 1894. Mecanique animale: Des mouvements que certains animaux exécutent pour retomber sur leurs pieds, lorsqu’ils sont précipités d’un lieu élevé. Comptes Rendus de l’Académie des Sciences, 119 (18):714–717
- McDonald DA. 1955. How does a falling cat turn over. American Journal of Physiology, 129:34-35.
- Zhen S, Huang K, Zhao H, Chen YH. 2014. Why can a free-falling cat always manage to land safely on its feet? Nonlinear Dynamics, 79(4):2237-2250.

