Geleceğe ilişkin yanıtları hayvan kemiklerinde arıyorlardı. Burdur’daki Kibyra Antik Kenti’nde bulunan yaklaşık 1.800 yıllık yazıt, insanların hastalık, yolculuk ve önemli kararlar konusunda tanrılardan nasıl rehberlik istediğini ortaya koyuyor.
2024 yılında, antik kentin agorasının üçüncü terasındaki bir şapel yapısında bulunan taş, MS ikinci veya üçüncü yüzyıla tarihleniyor. Kireçtaşı bloğun dört yüzüne kazınan Eski Yunanca metin, kemiklerin atılmasıyla elde edilen sayı kombinasyonlarını tanrılarla ilişkilendirilen kehanetlerle eşleştiriyor.
Beş kemik, 56 olası yanıt
Uygulamada koyun, keçi veya sığır gibi hayvanlardan alınan beş aşık kemiği kullanılıyordu. Kemiklerin dört yüzüne 1, 3, 4 ve 6 değerleri verilmişti. Atış sonucunda oluşan 56 farklı kombinasyondan hangisi elde edilirse taş üzerindeki ilgili kehanete başvuruluyordu.
Yanıtlar gündelik kaygılara sesleniyordu: Bazıları harekete geçmeyi teşvik ederken bazıları yolculuğu ertelemeyi veya bir alışverişi yeniden düşünmeyi öneriyordu. Apollon’la ilişkilendirilen bir bölümde, “Acele etme! Çünkü henüz zamanı değil” deniyordu. Hastalık, sevdiklerinden ayrı kalma ve eve dönüş umudu da metinlerde yer alıyordu.
Kehanetin kamusal adresi
Şenkal Kileci, Nihal Tüner Önen ve Şükrü Özüdoğru’nun Gephyra dergisinde yayımlanan araştırması, taşın üst kısmındaki hasarlı adak yazısını da inceliyor. Araştırmacılar, anıtın bir Hermes heykeli ve çevresindeki mimari unsurlarla birlikte bir bağışçının kendi kaynaklarıyla yaptırıldığını değerlendiriyor.
Daha sonraki bir şapelde yeniden kullanılan taşın başlangıçta agorada bulunduğu düşünülüyor. Başka kentlerdeki benzer yazıtlarla karşılaştırmalar, aynı kehanet geleneğinin farklı yerlerde kopyalandığını; ancak metinlerin yazım hataları ve şiirsel farklılıklarla aktarıldığını gösteriyor.
Buluntu, geleceği bilmenin bir yolunu değil, antik insanların belirsizlik karşısında başvurduğu inanç ve karar verme yöntemlerini belgeliyor.

