Öğrenciler, çalışanlar ve sarı yelekliler aynı sokaklarda buluştu. Fransa’da 17 Ekim’de yüz binlerce kişi, hayat pahalılığına, eğitimdeki sorunlara ve polis şiddetine karşı yürüdü. Paris’te pencerelerden kendilerini izleyenlere seslenen göstericilerin çağrısı, günün ruhunu anlatıyordu: “Bizi seyretmeyin, bize katılın!”
Öğretmen açığına, kalabalık sınıflara ve bakımsız okullara karşı başlayan öğrenci hareketi, cumartesi günü farklı kuşakların ve toplumsal kesimlerin itirazlarıyla birleşti. Daha iyi eğitim isteyen gençlerin yanında, ücretinin kiraya ve alışverişe yetmediğini söyleyen çalışanlar, emekliler ve yeniden sarı yeleğini giyen eylemciler vardı.
Organizatörler ülke genelinde 800 bin kişinin katıldığını açıkladı. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez’in verdiği sayı ise 550 bin; bunların 110 bini Paris’teydi. CGT, gün içinde duyurduğu 500 bin kişilik ilk tahmini, akşam saatlerinde gençlik örgütlerinin 800 bin kişilik bilançosuyla güncelledi.
Bir pankart: “Zenginleri vergilendirin”
Politis muhabiri Céline Martelet’nin Paris’ten aktardığı sahnelerde yalnızca öfke yoktu; birbirini yeniden bulan insanların sevinci ve dayanışması da vardı.
Barbès yakınlarında yüksekten geçen bir metro treninin makinisti korna çaldığında kortej alkışlarla karşılık verdi. Bir balkondaki çocuk, üzerine “Bravo” yazdığı kartonu göstericilere uzattı. Gençler, bölgenin pahalı restoranlarından birinde oturanlara “Zenginleri vergilendirin” pankartını gösterdi.
Sekiz yıl önceki sarı yelek eylemlerinin katılımcıları, bu kez o günleri çocukken televizyondan izleyen gençlerle yürüyordu. Politis’e konuşan tarih öğretmeni Fadi, karşısındaki tabloyu farklı öfkelerin buluşması olarak değerlendirdi.
Rouen’dan Paris’e gelen François ise demiryolu çalışanlarının, hemşirelerin ve kamu çalışanlarının ayrı ayrı mücadele etmesine itiraz ediyordu. Kazanmanın yolunu birlikte hareket etmekte görüyordu.
“Tek çözüm devrim!”
Clermont-Ferrand’da yüzlerce kişinin önünde taşınan kırmızı pankartta “Une seule solution, la révolution” yazıyordu: “Tek çözüm devrim!”
AFP’nin görüştüğü 16 yaşındaki lise öğrencisi Lise, haftalardır dile getirdikleri taleplerin karşılıksız kaldığını anlattı. Yürüyüşe, kötü durumdaki liselerle dayanışmak için katılmıştı.
Aynı gün Guéret’de yürüyen, kırklı yaşlarındaki kamu çalışanı Franck’ın anlattığı sıkışmışlık da farklı değildi: Fiyatlar yükseliyor, ücretler yetişmiyor, ay sonunda elinde para kalmıyordu.
Öğrencinin öğretmen talebiyle çalışanın geçim derdi, aynı günün ortak itirazına dönüştü.
Dayanışma sokaktan işyerine uzandı
Révolution Permanente’in aktardığına göre Châtillon’daki SNCF demiryolu bakım merkezinde yapılan grev ve buluşma, öğrencilerle çalışanlar arasındaki bağın somut örneklerinden biri oldu. Demiryolcular, lise ve üniversite öğrencileriyle başka sektörlerden sendikalılar bir araya geldi.
Yayının gün sonu değerlendirmesi, bu buluşmaların çoğaltılmasını ve sokaktaki hareketin işyerlerindeki grevlerle güçlendirilmesini savundu.
Montpellier’de duyulan slogan da bu arayışı yansıtıyordu: “Bizim istediğimiz genel grev!” Bu, ülke çapında genel grevin başladığı anlamına gelmiyor; eylemcilerin bir bölümünün hareketin geleceğine ilişkin talebini gösteriyor.
Gaz, yaralanmalar ve 1.800 gözaltı
Günün ağır bir bilançosu da oluştu. Paris ve başka kentlerde polis göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Bazı gruplar araçları ve kamu binalarını ateşe verdi; az da olsa lüks dükkanlar yağmalandı. Sokaktaki yüz binlerin talepleri ve tepkileri ise bütün eylemlere damga vurdu.
İçişleri Bakanı Nuñez, 18 Ekim sabahı ülke genelindeki gözaltı sayısını 1.800 olarak açıkladı. Bakanın bildirdiğine göre 500’ü aşkın polis, jandarma ve itfaiyeci yaralandı. Göstericilerin yaralanmalarına ilişkin karşılaştırılabilir, ülke çapında kesinleşmiş bir toplam ise bulunmuyor.
Saint-Étienne’de 17 yaşındaki bir göstericinin polis bombasının patlaması sonucu elini kaybetmesinin ardından polis denetim birimi IGPN’ye soruşturma verildi.
Politis’in Paris’ten aktardığı başka bir sahnede ise République Meydanı yakınındaki bir otel, kapılarını yaralılara açtı. Gönüllü sağlıkçılar içeride müdahale ederken çalışanlar girişleri düzenledi. Sokaktaki dayanışma, yaralananların yardımına koşmakta da kendini gösterdi.
Sıradaki adım birlikte karar vermek
Hareketin devamı için somut çağrılar var. Toulouse Jean-Jaurès Üniversitesinin Mirail kampüsünde, 20 Ekim Salı günü farklı sektörlerden çalışanların katılacağı ortak bir toplantı planlanıyor. Amaç, öğrenci hareketiyle dayanışmayı güçlendirmek ve sonraki adımları birlikte belirlemek.
17 Ekim’in belirgin sonucu, birbirinden kopuk görünen sorunların aynı kortejlerde buluşmasıydı: Öğretmensiz sınıflar, yetersiz ücretler, yüksek kiralar ve geleceğini kuramayan gençler. Pencerelere yönelen “Bize katılın” çağrısı, bu ortaklığın daha da büyümesi isteğini taşıyordu.

