GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Freud’un Vakaları Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Lacan Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • E-Dergi
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Pahalı yazılımların sonu mu geliyor?
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Freud’un Vakaları Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Lacan Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • E-Dergi
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Haber > Pahalı yazılımların sonu mu geliyor?
HaberTeknoloji

Pahalı yazılımların sonu mu geliyor?

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 17 Ekim 2026 8 Dakikalık Okuma
Paylaş
yapay zeka
Bu değişim devam ederse yazılım dünyasında çok ciddi bir ekonomik kırılma yaşayabiliriz.

Yazılım endüstrisi belki de internetten sonraki en büyük dönüşümünü yaşayacak.

İçindekiler
Bir programı kopyalamak değil, yeniden yapmakYazılımın fotokopi makinesiAsıl tehlike Adobe için değilO zaman büyük yazılım şirketleri ne satacak?Yazılımda bolluk çağı

Bir zamanlar iyi bir fotoğraf düzenleme programı, profesyonel video kurgu yazılımı ya da masaüstü yayıncılık uygulaması geliştirmek için yüzlerce yazılımcının yıllarca çalışması gerekiyordu.

Dolayısıyla Photoshop, Illustrator, Premiere Pro ya da InDesign gibi programların yüksek fiyatlarını yalnızca marka değeriyle açıklamak haksızlık olurdu. Arkalarında onlarca yıllık mühendislik birikimi, milyonlarca satır kod, binlerce özellik ve çok büyük geliştirme ekipleri vardı.

Fakat yapay zekâ bu denklemin en önemli değişkenlerinden birini değiştirmeye başladı:

Yazılım üretmenin maliyetini.

Birkaç gün önce karşıma çıkan ArtCraft projesi bunun çarpıcı örneklerinden biri.

ArtCraft ekibi, Rust programlama diliyle geliştirdiği yedi açık kaynaklı uygulamayı ücretsiz olarak yayımlıyor: PhotoCraft, VectorCraft, FilmCraft, LightCraft, PdfCraft, EffectCraft ve DesignCraft. Bunlar sırasıyla Photoshop, Illustrator, Premiere, Lightroom, Acrobat, After Effects ve InDesign gibi profesyonel araçların yaptığı işlere talip. Üstelik uygulamalar yalnız masaüstünde değil, bazıları WebAssembly sayesinde tarayıcıda da çalışıyor.

Henüz küçük bir ayrıntıyı unutmamak gerekiyor:

Bunların çoğu tamamlanmış profesyonel ürünler değil. PhotoCraft ve PdfCraft “early alpha”, diğerlerinin önemli bölümü ise hâlâ geliştirme aşamasında. Dolayısıyla bugün Adobe aboneliğinizi iptal edip bütün iş akışınızı ArtCraft’a taşımanızı önermek için erken.

Ama burada önemli olan bugünkü sürümleri değil.

Bunların yapılabilmiş olması.

Çünkü birkaç yıl önce tek başına ya da küçük bir ekiple Photoshop benzeri bir program geliştirmeye kalkmak neredeyse akıl dışı bir girişim olurdu.

Bugün ise geliştiricinin karşısında kod yazan, kodu inceleyen, test oluşturan, hataları bulan, dokümantasyon hazırlayan ve yüzlerce görevi paralel biçimde yürütebilen yapay zekâ ajanları var.

“Vibe coding” denilen yeni yazılım geliştirme biçiminin uç noktası tam olarak burada ortaya çıkıyor.

İnsan artık her satır kodu kendisi yazmıyor.

Ne istediğini tarif ediyor.

Mimarinin nasıl olması gerektiğini söylüyor.

Programın davranışını tarif ediyor.

Sonra yapay zekâ ajanlarını kodun üzerine salıyor.

Bu değişim devam ederse yazılım dünyasında çok ciddi bir ekonomik kırılma yaşayabiliriz.

Bir programı kopyalamak değil, yeniden yapmak

Burada önemli bir hukuki ayrım var.

İlk bakışta insanın aklına doğal olarak şu geliyor:

“Photoshop’a bu kadar benzeyen bir program yapmak telif ihlali değil mi?”

Cevap sandığımız kadar basit değil.

ArtCraft projeleri kendilerini “clean-room reimplementation” olarak tanımlıyor. Yani iddialarına göre Adobe’nin kaynak kodunu alıp değiştirmiyorlar; programların görülebilen davranışlarından, kamuya açık bilgilerden ve dosya biçimlerinden hareketle işlevleri sıfırdan yazıyorlar. PhotoCraft’ın GitHub sayfası da özel Adobe kodu, shader’ı veya varlığının kullanılmadığını açıkça belirtiyor.

Bu ayrım hukuk açısından önemli.

Çünkü telif hakkı genel olarak bir yazılımın kod olarak ifade edilişini koruyor; yazılımın yaptığı işin kendisini otomatik olarak tekelleştirmiyor.

ABD Telif Hakları Ofisi de bilgisayar programlarında algoritma, işlev, mantık, sistem tasarımı gibi işlevsel unsurların telif korumasının dışında olduğunu açıkça belirtiyor. Avrupa Birliği’nin bilgisayar programları direktifi de bir programın altında yatan fikir ve ilkelerin, arayüzlerin altında yatan ilkeler dahil, telifle korunmadığını söylüyor.

Elbette mesele burada bitmiyor.

Kaynak kodu kopyalamak başka şeydir.

Bir markayı taklit etmek başka.

Özgün grafik varlıklarını almak başka.

Arayüzü neredeyse piksel piksel kopyalamak ise marka, tasarım, haksız rekabet veya başka fikrî mülkiyet tartışmaları doğurabilir.

Yani önümüzde büyük ihtimalle teknoloji hukukunun önümüzdeki yıllarda defalarca sınayacağı gri bir alan var.

Fakat ekonomik açıdan daha büyük soru şu:

Bir programın kaynak kodunu çalmadan aynı işi yapan programı yapay zekâ birkaç günde ya da birkaç haftada yazabiliyorsa ne olacak?

Yazılımın fotokopi makinesi

Müzik dünyasında MP3 ne yaptıysa, yazılım dünyasında üretken yapay zekâ çok daha büyük bir şey yapabilir.

MP3 müziği yaratmanın maliyetini düşürmedi.

Yalnızca çoğaltmanın ve dağıtmanın maliyetini düşürdü.

Yapay zekâ ise yazılımda bir adım öteye gidiyor.

Ürünün kendisini yeniden üretmenin maliyetini düşürüyor.

Bir uygulamaya bakıyorsunuz.

Menülerini görüyorsunuz.

Nasıl çalıştığını biliyorsunuz.

Dosya formatını tanıyorsunuz.

Kullanıcı deneyimini analiz ediyorsunuz.

Sonra bir yapay zekâya şöyle diyorsunuz:

“Bunun yaptığı şeyleri yapan yeni bir program yaz.”

Eskiden bu cümlenin devamında beş yıllık bir ürün geliştirme planı gerekebilirdi.

Gelecekte belki beş hafta gerekecek.

Daha ileride beş gün.

İşte yazılım ekonomisini değiştirecek şey tam olarak bu.

Asıl tehlike Adobe için değil

Burada yalnız Adobe’yi düşünmek hata olur.

Bugün aylık abonelik istediği için pahalı bulduğumuz yüzlerce profesyonel yazılım var.

Mimarlık.

Mühendislik.

Muhasebe.

3D modelleme.

İstatistik.

Müzik prodüksiyonu.

Video.

Yayıncılık.

Proje yönetimi.

Tıbbi görüntüleme.

Birçok sektörde kullanıcıların yıllardır söyledikleri bir cümle vardır:

“Keşke bunun daha ucuz bir alternatifi olsa.”

Eskiden sorun şuydu:

Alternatif geliştirmek de çok pahalıydı.

Yapay zekâ bu bariyeri kaldırmaya başlıyor.

Dolayısıyla yakın gelecekte insanların şu soruyu sorması şaşırtıcı olmayacak:

“Bu programa neden ayda 50 dolar ödüyorum?”

Çünkü karşısında aynı dosyayı açan, aynı temel işlemleri yapan, benzer kısayolları kullanan ve ücretsiz indirilebilen açık kaynaklı bir alternatif bulunabilir.

Üstelik onu geliştiren ekip elli kişi değil beş kişi olabilir.

Hatta belki bir kişi ve elli yapay zekâ ajanı.

O zaman büyük yazılım şirketleri ne satacak?

Asıl ilginç soru burada başlıyor.

Kod artık kolay üretilebilen bir meta haline gelirse, yazılım şirketlerinin değeri koddan başka yerlere kaymak zorunda kalacak.

Bulut altyapısı.

Veri.

Ekip çalışması.

Güvenlik.

Kurumsal destek.

Dosya standartları.

Eklenti ekosistemi.

Yapay zekâ modelleri.

Dağıtım ağı.

Marka.

Ve belki en önemlisi:

Kullanıcı alışkanlığı.

Adobe’nin gerçek gücü yalnız Photoshop’un araç kutusunda değildir.

Milyonlarca insanın Photoshop kullanmayı bilmesindedir.

Ajansların PSD dosyalarıyla çalışmasındadır.

Matbaaların PDF iş akışlarında.

Üniversitelerin eğitimlerinde.

Tasarımcıların kas hafızasında.

ArtCraft’ın dikkat çekici taraflarından biri de zaten bunun farkında olması. Proje, menüleri, panelleri ve klavye kısayollarını profesyonellerin alışık olduğu yerlere koymayı özellikle vurguluyor. VectorCraft örneğinde geliştiriciler, Illustrator kullanıcılarının bildiği araç ve çalışma düzenine yakın bir deneyim hedeflediklerini açıkça söylüyor.

Çünkü bugün yazılım şirketlerinin en büyük sermayelerinden biri koddan çok öğrenilmiş davranış.

Yapay zekâ şimdi ona da saldırıyor.

Yazılımda bolluk çağı

Belki de uzun vadede asıl değişiklik “ücretsiz Photoshop” olmayacak.

Çok daha tuhaf bir dünyaya gidiyoruz.

Bir gün bilgisayarımıza program yüklemek yerine bilgisayara şunu söyleyebiliriz:

“Bana Photoshop ile InDesign arasında bir şey yap. Photoshop’taki katman sistemi olsun, InDesign’daki sayfa düzeni olsun, Canva kadar kolay kullanılsın. Sadece benim yaptığım işler için gerekli araçları koy.”

Yapay zekâ birkaç dakika veya birkaç saat sonra bize özel uygulamayı oluşturabilir.

O noktada “program” kavramı bile değişir.

Bugün herkes aynı yazılımı satın alıyor.

Gelecekte herkesin kendine özgü yazılımı olabilir.

Bu durumda yazılım endüstrisinin son kırk yıllık ekonomik modeli sarsılır.

Çünkü kıt olan şey değerli olur.

Kod kıt olmaktan çıkarsa kodun fiyatı da düşer.

ArtCraft’ın bugün ne kadar başarılı olduğu bu yüzden ikinci derecede önemli.

Asıl önemli olan bize gösterdiği yön.

Bugün Photoshop’a benzeyen ücretsiz bir program yapılıyor.

Yarın AutoCAD’in.

Öbür gün başka bir milyon dolarlık kurumsal yazılımın.

Sonra başka birinin.

Bunların bir kısmı kötü olacak.

Bir kısmı yarıda kalacak.

Bir kısmı hukuki sorun yaşayacak.

Ama yeterince çok deneme yapılırsa bazıları başarılı olacak.

Ve yazılım endüstrisi belki de internetten sonraki en büyük dönüşümünü yaşayacak.

Yıllarca bize şu öğretildi:

Yazılım pahalıdır çünkü yazılım yapmak zordur.

Yapay zekâ şimdi ikinci cümleyi değiştiriyor.

Yazılım yapmak giderek kolaylaşıyor.

Eğer öyleyse önümüzdeki dönemin asıl sorusu şudur:

Yazılım yapmak ucuzladığında, yazılım neden pahalı kalacak?

Etiketler: yazılım
GazeteBilim 17 Ekim 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı yağmur İstanbul’da turuncu alarm: “Mecbur kalmadıkça dışarı çıkmayın!”
Sonraki Yazı fransa Fransa’da öfkeler birleşti: “Tek çözüm devrim”

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Yapay zekânın tasarladığı biyolojik makas proteinleri kesti

Bilim insanları, yapay zekâdan yararlanarak belirli proteinleri seçilmiş noktalardan kesebilen enzimler geliştirdi.

HaberYapay Zekâ
17 Ekim 2026

Bakteriler virüslere karşı birlikte hareket ediyor

Bakteriler, kendilerini öldüren virüsleri geride bırakabiliyor.

BiyolojiHaber
17 Ekim 2026

Fransa’da öfkeler birleşti: “Tek çözüm devrim”

Öğrencilerin isyanı hayat pahalılığına karşı öfkeyle buluşuyor. Fransa’da lise ve üniversite öğrencileri, Sarı Yelekliler ve sendikaların çağrısıyla başlayan eylem Paris’te…

Haber
17 Ekim 2026

İstanbul’da turuncu alarm: “Mecbur kalmadıkça dışarı çıkmayın!”

İstanbul için uyarının seviyesi yükseldi. Kuvvetli yağış beklentisi üzerine AKOM’da açıklama yapan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, vatandaşlardan cumartesi gece yarısına…

Haber
16 Ekim 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
imunify-bot-check

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?