GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: “Bir” efsanesinin kanlı izleri: Hitler, Churchill, Trump ve “üstün ırkın” inşası
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Çağdaş Epistemoloji Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Eğitimciler İçin Yapay Zekâ Okur-Yazarlığı Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Bilim Tarihi Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • İnsan Felsefesi Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Konuşmaktan Korkmuyorum
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörohukuk
    • Nörofelsefe Dersleri
    • Nöroperspektifler
    • Nöropsikanaliz Dersleri
    • Öğrenilmiş Çaresizlik
    • Teizm, Deizm, Agnostisizm ve Ateizm Dersleri
    • Teoloji, Bilim ve Felsefe Tartışmaları
    • Zihin Dersleri
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Düşünce > “Bir” efsanesinin kanlı izleri: Hitler, Churchill, Trump ve “üstün ırkın” inşası
Düşünce

“Bir” efsanesinin kanlı izleri: Hitler, Churchill, Trump ve “üstün ırkın” inşası

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 31 Mart 2026 8 Dakikalık Okuma
Paylaş
churchill
ABD, atom bombası konusunda tekel veya imtiyaz hakkı talep etmektedir. Fakat Amerika Birleşik Devletleri’nin bu konudaki imtiyaz hakkını neye dayandırıyor?

Trump’a göre ABD tüm normlardan, politik doğruculuktan ve tarihsel olarak yerleşmiş kurallardan, hatta yasalardan dahi kurtarılmalıdır. Bu, inşa edilecek yeni “üstün ırk” için zorunlu iç ve dış koşuldur.

İçindekiler
Churchill’in uydurduğu imtiyaz efsanesiTruman Doktrini doğuyorChurchill’in Hitlerci zihniyetiArkaik ve anakronik “üstün insan” fikriTrump’ın köklere geri dönüşü

Prof. Dr. Doğan Göçmen
Dokuz Eylül Üniversitesi Felsefe Bölümü

Mülk benim elimdedür yıkan benim yapan benim

Yunus Emre

Amerika Birleşik Devletleri’nin ve İsrail’in İran’a saldırmasına gerekçe olarak İran’ın atom bombası yapma hazırlığı içinde olduğu gösterildi. Bu gerekçenin herhangi bir tutarlılığı olmadığı yeterince ortaya kondu. Fakat bu konu son Irak savaşından beri sürekli gündeme geliyor ve tartışma konusu oluyor. Öyle anlaşılıyor ki ABD, atom bombası konusunda tekel veya imtiyaz hakkı talep etmektedir. Fakat Amerika Birleşik Devletleri’nin bu konudaki imtiyaz hakkını neye dayandırıyor? Bunu gerekçe göstererek başka ülkelere nasıl saldırabiliyor? Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesinin bu bakımdan anlamı nedir?

Churchill’in uydurduğu imtiyaz efsanesi

Bu konuda Winston Churchill’in “Demir Perde Konuşması” olarak anılan Mart 1946 tarihli konuşması tahmin edildiğinden çok daha günceldir.

Churchill konuşmasına önce “Dünya Barışı” başlığını vermek istemiştir. Fakat sonra bundan vazgeçip hem İncil’e gönderme yapan hem fizyolojik çağrışımları olan hem de dramatik varoluşsal içermeleri bulunan “Barışın Can Damarı” (The Sinews of Peace) başlığını vermeyi tercih etmiştir.

Konuşmanın amacı, “korku verici” ve “kafa karıştırıcı istikrarsız” zamanlarda ABD’nin önderliğinde İngilizce konuşan ulusların teolojik anlamlar yüklediği politik yönelimini ve amacını gerçekleştirmek için araçlarını belirlemektir. Churchill, asıl adından farklı olarak “demir perde” olarak adlandırılan konuşmasında bu tabir ile “Sovyet etkisi”, hatta “artan ölçüde” doğrudan “Moskova’dan kontrol edilen” alanı adlandırmaktadır.

Trump
Churchill İngilizce konuşan ulusların dünyanın gerisi karşısında her bakımdan imtiyaz hakkını gerekçelendirirken o zaman tarihsel bir gerçeklik olan bir Sovyet olgusuna dikkat çekiyordu.

Churchill İngilizce konuşan ulusların dünyanın gerisi karşısında her bakımdan imtiyaz hakkını gerekçelendirirken o zaman tarihsel bir gerçeklik olan bir Sovyet olgusuna dikkat çekiyordu. Artık bir Sovyet olgusu olduğunu üzülerek kabul etmek zorundayız diyordu. Zira artık “Baltık’ta Szczecin’den Adriyatik’te Trieste’ye kadar” olan ve kıtayı boydan boya kesen bir “demir perde” vardır. Bu perdenin arkasında Churchill’in temsilciliğini yaptığı sınıfın dünya görüşüne göre oluşmuş bir “totaliter sistem” vardır. Bu “demir perde”nin arkasında Orta ve Doğu Avrupa’nın Varşova, Budapeşte, Bükreş, Prag, Sofya gibi tüm ünlü antik başkentleri bulunmaktadır.

Bu demir perdenin karşısında bir “özgür demokratik dünya” vardır. İşte bu “özgür demokratik dünya” masalını korumak için “atom bombasının gizli bilgisi” muhakkak korunmalı, İngilizce konuşan ulusların bu konudaki imtiyaz talebi kesinlikle savunulmalıdır. Churchill’e göre ABD’nin 2. Dünya Savaşı’ndan sonra dünya gücünün zirvesinde olması tanrısal bir iradenin ifadesidir, çünkü “bunun böyle olmasını Tanrı istemiştir”.

Truman Doktrini doğuyor

Atom bombasının özellikle Sovyetler Birliği başta olmak üzere başkaları tarafından yapılması engellenemez ise (engellenmesi için her şey yapılmalıdır!), o gün geldiğinde, diyor Churchill, er veya geç geleceğini biliyor, o halde, o gün geldiğinde “hâlâ o kadar korku verici üstün bir güce sahip olmalıyız ki, kullanımına veya kullanımı ile tehditte karşı etkili caydırıcılık dayatılmış” olabilsin.

Churchill’in uydurduğu efsanenin Harry Truman tarafından, “Truman Doktrini” olarak adlandırılan bir soğuk savaş doktrinine dönüştürülmesi için bir yıl yetmişti .

ABD’nin önderliğinde İngilizce konuşan ulusların imtiyaz hakkını Churchill böyle gerekçelendirmişti. Bu, yarım yüzyıla yakın süren ve neredeyse insanlığın tüm zenginliğini verimsiz bir şekilde tüketen “Soğuk Savaş”ın habercisi veya başlangıcı olmuştu. Churchill’in uydurduğu efsanenin Harry Truman tarafından, “Truman Doktrini” olarak adlandırılan bir soğuk savaş doktrinine dönüştürülmesi için bir yıl yetmişti bile. Truman, Churchill’in konuşmasından bir yıl sonra Mart 1947 tarihinde yaptığı konuşması ile Soğuk Savaşı resmen başlatmış oldu. “Marshall Planı” ile bütün dünyada bu doktrinin paraya karşı “zaafı” olan ve ruhlarını satmaya hazır işbirlikçileri oluşturulmuştur.

Churchill’in Hitlerci zihniyeti

Josef Stalin, Pravda gazetesi ile yaptığı bir söyleşisinde Churchill’in konuşmasını değerlendirir ve Churchill’i ağır bir şekilde eleştirir. Onu Hitlerci bir zihniyete sahip olmakla suçlar: “Churchill ve dostları, Hitler ve dostları ile çarpıcı benzerliğe sahip” diye belirtir. Bu düşünce tarzı aynı zamanda Hitler’in 2. Dünya Savaşı’nı başlatırken, “yalnızca Almanca konuşan insanlar üstün bir ulus oluşturuyor” diyerek bir üstün “ırk teorisi” ile faşist politik yönelimini gerekçelendirmek için kullanılmıştı.

Stalin
Stalin’e göre Churchill de bir “ırk teorisi” ile çalışmaktadır. Fakat Churchill “Alman” yerine “İngiliz” kelimesini yerleştirmektedir.

Stalin’e göre Churchill de bir “ırk teorisi” ile çalışmaktadır. Fakat Churchill “Alman” yerine “İngiliz” kelimesini yerleştirmektedir. Churchill, farklı sözcükler kullansa da Hitler ile aynı zihniyete sahiptir ve “yalnızca İngilizce konuşan ulusların üstün uluslar olduğunu iddia etmektedir.” Stalin’e göre, “Alman ırkı teorisi Hitler’i ve dostlarını tek üstün ulus olarak diğer ulusların üstünde onlara hükmetmelidir sonucuna götürmüştür.” Aynı şekilde “İngiliz ırkı teorisi Churchill ve dostlarını İngilizce konuşan ulusların üstün uluslar olarak dünyanın geride kalan ulusları üzerinde hükmetmelidir sonucuna götürmektedir.”

Arkaik ve anakronik “üstün insan” fikri

Bugün Trump’ın yeniden başkan seçilmesi ile durum tamamıyla değişmiştir. Fakat mevcut koşulda da nükleer bir dünya savaşı tehlikesi devam ediyor ve her zamankinden daha yakındır. Bugün bu olasılık İran’a karşı süren sıcak saldırı savaşı nedeniyle çok daha mümkün hale gelmiştir. Aktörler o zaman ABD ve NATO idi, bugün ise ABD, Britanya, İsrail ve diğer açık veya gizli dolaylı destekçileridir. O zaman dünya silahlandırılmak isteniyordu. Bugün o zamandan beri bugüne kadar geliştirilen silahlar deneniyor. İnsanlığın geleceği ile oyun oynanıyor. İnsanlık dünya savaşı tehdidi ile esir alınmak isteniyor. İnsanlığın geleceği ile tam anlamıyla bir kumar oynanıyor. Bunu yaparken de sanki seçkin ve seçilmiş üstün bir “ırk” gibi davranıyorlar. Netanyahu’nun Filistinliler için kullandığı “insansı” kelimesi, kendilerini dünyaya hükmetmek üzere “seçilmiş” kabul edenlerin genel bakışını yansıtmaktadır. Onlara göre dünyada “insanlar” ve “insansı olanlar” vardır. Bu arkaik ve anakronik “üstün insan” düşüncesi dünya politikasını 21. yüzyılda da belirlemeye hala devam ediyor.

Netanyahu
Netanyahu’nun Filistinliler için kullandığı “insansı” kelimesi, kendilerini dünyaya hükmetmek üzere “seçilmiş” kabul edenlerin genel bakışını yansıtmaktadır.

Trump’ın köklere geri dönüşü

Bugün ABD’de de İsrail’de de hükmeden, kibir ve temelsiz bir üstünlük duygusudur. The Economist, 25 Ocak 2025 tarihli 454/9432. sayısında Trump’ın yeniden iktidara gelişini yorumlarken kendisine “büyük başkan” olarak William McKinley’i örnek olarak aldığına dikkat çekiyor: “McKinley, bir emperyalistti” ve Hawaii, Guam, Filipinler ve Poerto Rico’yu ABD’nin topraklarına dâhil etmişti. Churchill, dört ciltlik “Tarih” kitabında Amerika Birleşik Devletleri ile Britanya arasında emperyalist rekabetin bir tarafa bırakılıp kalıcı dostlukların McKinley döneminde atıldığını belirtiyor. Britanya bu dönemde ABD’nin emperyalist üstünlüğünü kabul etmiş ve onu İspanya’ya karşı savunmuştu.

Trump, neredeyse tüm emperyalist ülkelere karşı savaşlar açarak yayılmacı politikayı başlatan McKinley’e geri dönmekle köklere geri dönüyor. Bu geleneği takip eden Trump, sanki tüm Amerika kıtası adına konuşuyormuş gibi yapıyor, ama aslında ABD’yi kastederek “Amerika, büyüyen ulus olmalıdır” diyor ve amacının ABD’nin “zenginliğinin artırılması ve topraklarının genişletilmesi” olduğunu belirtiyor. Ona göre bu emperyalist emeller için ABD, tüm normlardan, politik doğruculuktan ve tarihsel olarak yerleşmiş kurallardan, hatta yasalardan dahi kurtarılmalıdır.

Bu, inşa edilecek yeni “üstün ırk” için zorunlu iç ve dış koşuldur. İranlılar gibi bu “üstün ırka” karşı itaat etmeyip direnenler ezilip geçilecektir. İtaat edenler efendilerinin çizmelerini temizlemeye başlayabilirler. “Üstün ırk” efsanesi kan dökmeye devam ediyor. Kanlı izlerini geleceğe uzatmak istiyor.

Etiketler: atom bombası, Churchill, demir perde, İran, İsrail
GazeteBilim 31 Mart 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı konuşma NASA astronotu uzayda aniden konuşma yetisini kaybetti

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
kurt, köpek
Acaba Öyle midir?Zooloji

İddia: “Kurt evcilleşmeyen tek hayvandır!”

Tabii ki bu cümle baştan aşağı yanlıştır. Öncelikle kurt ilk ve en mükemmel evcilleşen hayvandır. İnsanın en yakın dostu köpek…

2 Şubat 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Netanyahu ve Trump’ın savaşı: Politikanın başka araçlarla devamı ve ahlaki temelsizliği

Eğer bu savaştan bir ders çıkarılacaksa Hegel’e dönmek gerekebilir. Hegel’e göre karşıtını ne kadar yüceltirsen onun karşısında yenilgi alma olanağını…

Düşünce
27 Mart 2026

Öteki Chomsky: ABD ordusu ve CIA’yla ilişkiler

Chomsky'nin iyi bilinen iddialarına rağmen, dilbilim araştırmaları her zaman günlük insan dilinin temellerini anlamaya yönelik girişimlerden çok askeri gündemler tarafından…

Düşünce
11 Şubat 2026

Tekno-ekonomik dışlanma: “Aylak sınıf”tan “işlevsiz sınıf”a yeni sosyal tabakalaşma

Küresel ekonomi, 400 yıl önceki bankacılık mantığından dijital algoritmalara evrilirken, insan unsuru bu denklemden hızla çıkarılmaktadır.

Düşünce
10 Şubat 2026

“Chomsky’nin Epstein’le olan arkadaşlığından midem bulandı”  

“Chomsky lehine söylenebilecek hiçbir şey yok. Fotoğraflar ve e-postalar yayınlandığında Epstein’in pedofili oluşundan da, Noam’ın onunla olan arkadaşlığından da midem…

Düşünce
4 Şubat 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?