Çorum’daki Hitit başkenti Hattuşa’da bulunan çivi yazılı tablet parçasının, Kadeş Barış Antlaşması’nın Akadça nüshalarından birine ait olduğu belirlendi. Yaklaşık bir yıl incelenen parça, iki ülke arasında kaçan insanların iadesini düzenleyen binlerce yıllık hükümlerin yeni satırlarını günümüze taşıyor.
Çorum’un Boğazkale ilçesindeki Hattuşa’da yürütülen kazılar, dünya diplomasi tarihinin en önemli metinlerinden Kadeş Barış Antlaşması’na yeni bir parça ekledi.
Hitit krallarının yaşadığı Büyükkale’deki “E” binası yakınlarında bulunan çivi yazılı tablet parçasının, yaklaşık bir yıl süren incelemeler sonucunda antlaşmanın Akadça nüshalarından birinin ön yüzüne ait olduğu belirlendi.
Binlerce yıllık antlaşmanın yeni satırları
Kadeş Barış Antlaşması, Hitit Kralı III. Hattuşili ile Mısır Firavunu II. Ramses arasında MÖ 13. yüzyılda yapıldı. Antlaşma yalnızca iki büyük güç arasındaki çatışmayı sona erdirmeyi değil; karşılıklı saldırmazlık, askerî yardım ve ülkelerinden kaçan kişilerin iadesi gibi konuları da düzenliyordu.
Yeni bulunan parçada, antlaşmanın iki ülkeden kaçan ve diğer ülkeye sığınan insanlarla ilgili hükümlerinden satırlar yer alıyor. Okunabilen bölümlerde Mısır ve Hatti ülkelerinden kaçan kişilerden ve evlerin tahrip edilmemesinden söz ediliyor.
Ancak bu hükümleri bugünkü anlamıyla bir “sığınma hakkı” olarak değerlendirmemek gerekiyor. Antlaşmanın ilgili maddeleri, modern mülteci hukukundan çok, kaçan kişilerin karşılıklı olarak geri gönderilmesini düzenleyen iade hükümleri niteliği taşıyor.
Parçanın kimliği bir yılda çözüldü
Tablet parçasının yalnızca bir yüzü korunabildi. Kırık ve eksik bölümler nedeniyle metnin hangi belgeye ait olduğunu belirlemek için yaklaşık bir yıl süren ayrıntılı incelemeler yapıldı.
Çalışmalar sonucunda parçanın, antlaşmanın 12–20. maddeleriyle ilişkilendirilen bölümlerden geldiği tespit edildi. Buluntu, Kadeş Antlaşması’na ait Hattuşa nüshalarının eksik kısımlarının tamamlanmasına katkı sağlayabilir.
Antlaşmanın parçaları dört ülkeye dağıldı
Antlaşmanın Mısırca metni Mısır’daki tapınakların duvarlarına hiyerogliflerle işlendi. Diplomasi dili olarak kullanılan Akadçayla yazılmış kil tablet parçaları ise Hattuşa’da 1906–1912 yılları arasında gerçekleştirilen ilk dönem kazılarında bulundu.
Bu parçalar bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Berlin Önasya Müzesi ve St. Petersburg’daki Ermitaj Müzesi’nin koleksiyonlarında bulunuyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından 21 Eylül Dünya Barış Günü’nde açıklanan yeni buluntu, tek başına yeni ve eksiksiz bir antlaşma nüshası değil. Buna karşılık, yaklaşık 3 bin 300 yıl önce hazırlanmış diplomatik metnin eksik satırlarını tamamlayabilecek yeni bir parça olması nedeniyle arkeolojik ve tarihsel önem taşıyor.

