İzmir Marşı yeniden siyasi gündemde. Savaşın acılarını, bağımsızlık ve zafer duygusunu bir araya getiren eser, zaman içinde Cumhuriyet’e bağlılığın güçlü simgelerinden birine dönüştü. Ancak sözlerinin yazarı ve bestecisi konusunda belirsizlikler sürüyor.
İzmir’den önce Kafkasya
Marşın geçmişine ilişkin önemli bir tanıklık, Yarın gazetesinin 23 Temmuz 1930 tarihli sayısındaki Kaptanzade Ali Rıza Bey röportajı. Araştırmacı Serdar Soydan’ın yeniden yayımladığı söyleşide Kaptanzade, Kafkasya Marşı’nı Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıç yıllarında bestelediğini söylüyor. Bu beyan, eserin köklerini Kurtuluş Savaşı’ndan önceye götürüyor.
Murat Bardakçı da gördüğü 1940’lı ve 1950’li yıllara ait basılı notalarda eserin Kafkasya Marşı adıyla bulunduğunu aktarıyor. Etem Üngör’ün 1966 tarihli Türk Marşları kitabı, İzmir ve İnönü adlarıyla söylenen biçimlerinden söz ediyor. Ancak sözlerin ne zaman ve kim tarafından değiştirildiği kesin olarak bilinmiyor.
Sözlerde zafer kadar kayıp da var
Bugünkü marş, “İzmir’in dağlarında çiçekler açar” dizesiyle başlıyor. Doğanın canlanışı ve güneşin ışığı, düşmanın kaçışıyla birlikte anlatılıyor. “Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa” nakaratı ise zaferi doğrudan Millî Mücadele’nin önderine bağlıyor. Diğer kıtalardaki askerler, mevziler ve şehitler, bu zaferin bedelini hatırlatıyor.
Kafkasya biçimindeki nakarat ise anneye seslenerek kaderi ve vatan için can vermeyi öne çıkarıyor. İki biçim karşılaştırıldığında, kişisel acıyı anlatan seslenişin Mustafa Kemal’e yönelen ortak bir zafer ifadesine dönüştüğü görülüyor.
Söz yazarı bilinmiyor, besteci tartışılıyor
İlk sözlerin yazarı ve bugünkü uyarlamayı yapan kişi açıklığa kavuşmuş değil. Besteci konusunda da kaynaklar ayrılıyor: Kaptanzade’nin beyanına karşılık Üngör, eseri İzzettin Hümayi Elçioğlu’na atfediyor. İstanbul Üniversitesi müzik arşivi uzmanı Gönül Paçacı Tunçay da Elçioğlu’nun adını veriyor.
Atatürk, Cumhuriyet ve bağımsızlık simgesi
Marşın sözlerinde Mustafa Kemal Paşa, vatan ve zafer açıkça yer alıyor.
Eser, Türkiye siyasi tarihi sürecinde Atatürk’e ve Cumhuriyet’e bağlılığın güçlü simgelerinden birine dönüştü.
İzmir Marşı’nın anlamı böylece sözlerinin ötesine uzanıyor: Savaşın kayıplarını ve zaferini anlatan eser, kuşaklar boyunca yeniden söylenerek ortak hafızanın ifadesi hâline geldi.
Bugün parti değiştirmelerin ve siyasi tartışmaların ortasında yer alan İzmir Marşı, tarihsel ve güncel önemini korumayı sürdürüyor.

