GazeteBilim
Destek Ol
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Freud’un Vakaları Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Lacan Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • E-Dergi
  • Biz Kimiz
  • İletişim
Okuyorsun: Bilim insanları yüksek rakımın diyabete karşı neden koruma sağladığını keşfetti!
Paylaş
Aa
GazeteBilimGazeteBilim
Ara
  • Anasayfa
  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
  • Etkinlikler
    • Astronomi Dersleri
    • Davranış Nörolojisi Dersleri
    • Epigenetik Dersleri
    • Evren ve Kozmoloji Dersleri
    • Evrim Dersleri
    • Freud Dersleri
    • Freud’un Vakaları Dersleri
    • Hegel Dersleri
    • Kapitalizmin Tarihsel Gelişimi ve İktisadi Düşünce Dersleri
    • Kuantum Mekaniği ve Yorumları Dersleri
    • Lacan Dersleri
    • Marx Dersleri
    • Nörobilim Dersleri
    • Nörodilbilim Dersleri
    • Nöropsikanaliz Dersleri
  • E-Dergi
  • Biz Kimiz
  • İletişim
  • Destek Ol
Bizi Takip Edin
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
Copyright © 2023 Gazete Bilim - Bütün Hakları Saklıdır
GazeteBilim > Blog > Bilim > Biyoloji > Bilim insanları yüksek rakımın diyabete karşı neden koruma sağladığını keşfetti!
Biyoloji

Bilim insanları yüksek rakımın diyabete karşı neden koruma sağladığını keşfetti!

Yazar: GazeteBilim Yayın Tarihi: 21 Ekim 2026 5 Dakikalık Okuma
Paylaş
dağ
Görsel: Pixabay

Oksijeni düşük dağ havası, alyuvarları birer şeker süngerine dönüştürerek diyabetle savaşabilir.

İçindekiler
Alyuvarların bir glikoz deposu olduğu belirlendiDiyabet tedavisi için olası etkiler

Çeviri: Binali Furkan Alper
GazeteBilim Yazı İşleri

Gladstone Enstitüleri’ndeki bilim insanları, alyuvar hücrelerinin düşük oksijenli koşullarda gizli glikoz süngerleri gibi davrandığını keşfetti. Bu durum, yüksek rakımda yaşayan insanların neden daha düşük diyabet oranlarına sahip olduğunu açıklıyor ve yeni tedavilere işaret ediyor.

Yıllardır araştırmacılar, oksijenin az olduğu yüksek rakımlarda yaşayan kişilerin, deniz seviyesinde yaşayanlara kıyasla daha nadir diyabet geliştirdiğini gözlemlemişlerdir. Bu eğilim iyi bir şekilde belgelenmiş olsa da, arkasındaki biyolojik açıklama belirsizliğini koruyordu

Gladstone Enstitüleri’ndeki bilim insanları bu nedeni tespit ettiklerini söylüyorlar. Araştırmaları, düşük oksijenli ortamlarda alyuvar hücrelerinin kan dolaşımından büyük miktarlarda glikoz emmeye başladığını gösteriyor. Sonuç olarak hücreler, dünyanın en yüksek dağlarında bulunanlara benzer koşullar altında şeker süngerleri gibi davranıyor.

Cell Metabolism’de yayımlanan bulgularda ekip, oksijen seviyeleri düştüğünde alyuvar hücrelerinin metabolizmalarını değiştirebildiğini gösterdi. Bu değişim, hücrelerin yüksek rakımda dokulara oksijeni daha verimli bir şekilde iletmesini sağlıyor. Aynı zamanda dolaşımdaki kan şekerini düşürerek, azalmış diyabet riskine dair potansiyel bir açıklama sunuyor.

Gladstone Araştırmacısı, Arc Enstitüsü asli araştırmacısı ve UC San Francisco biyokimya profesörü olan kıdemli yazar Dr. Isha Jain’e göre çalışma, fizyolojide uzun süredir devam eden bir soruyu çözüme kavuşturuyor.

Jain, “Alyuvar hücreleri, glikoz metabolizmasının bugüne kadar fark edilmemiş gizli bir bölmesini temsil ediyor,” diyor. “Bu keşif, kan şekerini kontrol etme fikrine dair tamamen yeni yollar açabilir.”

Alyuvarların bir glikoz deposu olduğu belirlendi

Jain’in laboratuvarı, kandaki oksijen seviyelerinin düşmesini ifade eden bir terim olan hipoksiyi ve bunun metabolizma üzerindeki etkilerini incelemeye yıllarını harcadı. Daha önceki deneylerde ekibi, düşük oksijenli havaya maruz kalan farelerin kan glikoz seviyelerinin çarpıcı biçimde daha düşük olduğunu fark etti. Hayvnlar yemek yedikten sonra şekeri kan dolaşımlarından hızla temizliyordu ki bu durum tipik olarak daha düşük diyabet riskiyle ilişkilendirilir. Ancak araştırmacılar glikozun nerede kullanıldığını belirlemek için ana organları incelediklerinde net bir cevap bulamadılar.

Jain’in laboratuvarında doktora sonrası araştırmacı ve yeni çalışmanın birinci yazarı olan Dr. Yolanda Martí-Mateos, “Hipoksi durumundaki farelere şeker verdiğimizde, kan dolaşımlarından neredeyse anında kayboldu” diyor. “Kasa, beyne, karaciğere —muhtemel şüphelilerin hepsine— baktık ancak bu organlardaki hiçbir şey ne olduğunu açıklayamadı.”

Farklı bir görüntüleme yöntemi kullanan araştırmacılar, alyuvar hücrelerinin eksik olan “glikoz deposu” olarak işlev gördüğünü, yani dolaşımdan önemli miktarlarda glikoz alıp kullandıklarını keşfettiler. Alyuvar hücreleri geleneksel olarak basit oksijen taşıyıcıları olarak görüldüğünden, bu beklenmedik bir durumdu.

Farelerle yapılan devam deneyleri de bu bulguyu kesinleştirdi. Düşük oksijenli ortamlarda hayvanlar toplamda daha çok alyuvar üretti ve her bir hücre, normal oksijen seviyelerinde meydana gelen hücrelere göre daha fazla glikoz emdi

Bu değişimin moleküler düzeydeki detaylarını çözmek için Jain’in grubu, Colorado Üniversitesi Anschutz Tıp Kampüsü’nden Dr. Angelo D’Alessandro ve uzun zamandır alyuvar biyolojisini inceleyen Maryland Üniversitesi’nden Dr. Allan Doctor ile bir araya geldi.

Yapılan çalışma, oksijen azaldığında alyuvarların dokulara oksijen bırakılmasını sağlayan bir molekül üretmek için glikozu kullandığını gösterdi. Bu işlem, bilhassa oksijen yetersiz kaldığında büyük önem taşıyor.

“Beni asıl şaşırtan şey bu etkinin boyutu oldu,” diyen D’Alessandro ekliyor: “Alyuvarların genelde sadece pasif birer oksijen taşıyıcısı olduğu düşünülür. Fakat, özellikle hipoksi durumunda, vücudun toplam şeker tüketiminin çok büyük bir kısmını gerçekleştirebildiklerini gördük.”

Diyabet tedavisi için olası etkiler

Araştırmacılar ayrıca, uzun süre düşük oksijene maruz kalmanın yarattığı metabolik faydaların, fareler normal oksijenli ortama döndükten sonra bile haftalarca, hatta aylarca sürdüğünü keşfettiler.

Ekip daha sonra, Jain’in laboratuvarında yeni geliştirilen ve vücutta düşük oksijen varmış gibi bir etki yaratan HypoxyStat adlı ilacı inceledi. Hap şeklinde yutulan HypoxyStat, alyuvarlardaki hemoglobinin oksijene daha sıkı tutunmasını sağlayarak dokulara giden oksijen miktarını azaltma mantığıyla çalışıyor. Şeker hastası farelerde yapılan denemelerde bu ilaç, yüksek kan şekerini tamamen normale döndürdü ve mevcut tedavilerden çok daha başarılı oldu.

Jain, “Bu çalışma, HypoxyStat’ın mitokondri hastalıkları dışında kullanıldığı ilk örneklerden biri,” diyor. “Alyuvarları birer glikoz deposu olarak kullanarak, diyabet tedavisine tamamen farklı bir açıdan yaklaşmamızın önünü açıyor.”

Bu keşifler sadece şeker hastalığıyla sınırlı kalmayabilir. D’Alessandro, sonuçların egzersiz fizyolojisi ve ağır yaralanmalar sonrası ortaya çıkan patolojik hipoksi durumları için de geçerli olabileceğini belirtiyor. Travma, gençler arasında halen en büyük ölüm sebeplerinden biri; dolayısıyla alyuvar üretimi ve metabolizmasındaki değişimler, vücudun şekere erişimini ve kas performansını doğrudan etkileyebilir.

Jain, “Bu yalnızca bir başlangıç,” şeklinde belirtiyor. “Tüm vücudun oksijen seviyelerindeki değişimlere nasıl adaptasyon gösterdiği ve çok çeşitli patolojileri tedavi etmek amacıyla bu mekanizmalardan nasıl faydalanabileceğimiz hususunda aydınlatılması gereken pek çok nokta bulunuyor.”

Kaynak:
https://www.sciencedaily.com/releases/2026/02/260221060952.htm

Etiketler: alyuvarlar, diyabet, yüksek rakım
GazeteBilim 21 Ekim 2026
Bu Yazıyı Paylaş
Facebook Twitter Whatsapp Whatsapp E-Posta Linki Kopyala Yazdır
Önceki Yazı eylem, protesto Fransa’da asker sokağa çıkacak, İtalya’da çocuklara gözaltı yapılacak
Sonraki Yazı işbirliği İşbirliği yapan insanların beyinleri birbirine uyum sağlıyor

Popüler Yazılarımız

krematoryum fırını

Türkiye’de ölü yakma (kremasyon): Hukuken var, fiilen yok

BilimEtik
23 Kasım 2023
cehalet
Felsefe

“Cehalet mutluluktur” inancı üzerine

Eşitleştiren, özgürleştiren, mutlu kılan, bilgi midir yoksa cehalet mi? Mutlu kılan, cehalet mutluluktur sözünde ifade edildiği gibi, bilgisizlik ve cehalet…

12 Ağustos 2023
deontolojik etik
Felsefe

Deontolojik etik nedir?

Bir deontolog için hırsızlık her zaman kötü olabilir nitekim çalma eyleminin özünde bu eylemi (daima) kötü yapan bir şey vardır.

15 Ağustos 2024
Güzel şeyler, özgür seçim süreçlerinin en çirkin şekillerde baskı altına alınmasına rağmen varlığını sürdürmeyi dişiler sayesinde başarır.(Görsel: The Belkin)
Flörtöz Hayvanlar

Ördekler, penisleri ve Amerikan ekonomisi

Yanık türkülerin yeşil başlı gövel ördeklerinden esinlenilen romantizm yalnızca bizim hayallerimizde var; gerçek dünyada bu türlerin aşk hayatları çok daha…

5 Kasım 2024

ÖNERİLEN YAZILAR

Sel felaketi sonrası ortaya çıkabilecek hastalıklar ve alınabilecek önlemler

Son günlerde artan yağışlardan kaynaklı İstanbul ve başka pek çok yerde sel felaketleri yaşandı. Ne yazık ki, bu durum sel…

BiyolojiSağlık
17 Ekim 2026

Bakteriler virüslere karşı birlikte hareket ediyor

Bakteriler, kendilerini öldüren virüsleri geride bırakabiliyor.

BiyolojiHaber
17 Ekim 2026

Fotosentez araştırmalarının öncüsü Pierre Joliot yaşamını yitirdi

Fotosentezin temel mekanizmalarının anlaşılmasına öncülük eden Fransız biyolog Pierre Joliot, 94 yaşında hayatını kaybetti.

BiyolojiHaber
14 Ekim 2026

Veba laboratuvarında gizemli ölüm: 200 kişi gözetim altında

28 yaşındaki Darya Şipilova’nın nedeni belirlenemeyen zatürreden ölmesi alarma yol açtı.

BiyolojiHaber
6 Ekim 2026
  • Biz Kimiz
  • Künye
  • Yayın Kurulu
  • Yürütme Kurulu
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım İzinleri
  • İletişim
  • Reklam İçin İletişim

Takip Edin: 

GazeteBilim

E-Posta: gazetebilim@gmail.com

Copyright © 2023 GazeteBilim

  • Bilim
  • Teknoloji
  • Felsefe
  • Kültür-Sanat
  • Gastronomi
  • Çocuk
imunify-bot-check

Removed from reading list

Undo
Welcome Back!

Sign in to your account

Lost your password?