Yapay zekâ bilimsel araştırma sürecine doğrudan dahil oldu. İsveç’te geliştirilen bir “yapay zekâ bilim insanı”, bilimsel bilgileri tarayarak hipotezler oluşturdu, bunları sınayacak deneyler tasarladı ve laboratuvardan gelen sonuçları değerlendirerek bilgisini güncelledi. Araştırmacılar, sistemin minimum insan müdahalesiyle yeni biyolojik bilgi üretebildiğini belirtiyor.
Yapay zekânın bilimdeki rolü veri analizinden araştırmanın kendisine doğru genişliyor.
İsveç’teki Chalmers Teknoloji Üniversitesi ve Göteborg Üniversitesi araştırmacıları, büyük dil modellerini otomatik akıl yürütme ve robotik laboratuvar altyapısıyla birleştirerek kapalı döngü çalışan bir “AI bilim insanı” geliştirdi.
Journal of the Royal Society Interface dergisinde yayımlanan çalışmada sistem, biyolojide yaygın kullanılan bira mayası Saccharomyces cerevisiae üzerinde sınandı. Yapay zekâya mayanın genomu, metabolizması ve önceki bilimsel araştırmalar hakkında geniş bir bilgi tabanı sağlandı.
Hipotezden deney sonucuna
Sistem bu bilgiler arasından araştırmaya değer biyolojik soruları belirleyebildi, hipotezler oluşturdu ve bunları test etmek için deneyler tasarladı.
Daha önemlisi süreç burada bitmedi. Laboratuvardan elde edilen sonuçları değerlendiren yapay zekâ, yeni kanıtlara göre kendi açıklamalarını ve sonraki araştırma adımlarını yeniden şekillendirdi. Böylece hipotez → deney → sonuç → yeni hipotez döngüsünün önemli bölümü otomatikleştirildi.
Araştırmacılardan Ievgeniia Tiukova, sistemin yalnızca veri analiz eden veya bilim insanlarına karar desteği sağlayan bir araç olmadığını, deneysel kanıtlardan hareketle yeni bilimsel bilgi üretme sürecine aktif biçimde katıldığını belirtiyor.
Bilim insanlarının yerini mi alacak?
Araştırmacılara göre şimdilik hayır.
İnsan bilim insanları hangi problemlerin araştırılacağına karar vermek, sonuçların daha geniş bilimsel anlamını değerlendirmek ve etik denetimi sağlamak açısından vazgeçilmez olmaya devam ediyor. Yapay zekânın yakın gelecekteki rolünün ise hipotez üretme ve deneysel sınama gibi tekrarlanan araştırma döngülerini hızlandırmak olması bekleniyor.
Çalışmanın kıdemli yazarı Ross King’e göre bu tür otonom laboratuvarlar biyoloji, tıp ve biyoteknolojide karmaşık bilimsel soruların çok daha hızlı ve sistematik biçimde araştırılmasını sağlayabilir.
Yeni çalışma böylece yapay zekânın yalnızca bilimsel makaleleri okuyup özetlediği bir gelecekten farklı bir ihtimali ortaya koyuyor: Yapay zekâ artık hipotez kuran, deneysel kanıt isteyen ve sonuçlara göre bir sonraki sorusunu değiştiren bilimsel sürecin içine giriyor.

